Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Önder Karakartal
Önder Karakartal

Allah, Türklük ve Beşiktaş

Bir milletin ruhunu anlamak için yalnızca tarih kitaplarına değil, o milletin dualarına, türkülerine ve tutkularına da bakmak gerekir. Türk milletinin asırlar boyunca taşıdığı üç büyük sevda vardır ki bunlar kimi zaman aynı gönülde birleşir: Allah sevgisi, Türklük şuuru ve Beşiktaş aşkı.

Allah inancı, Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşünün en kuvvetli dayanağı olmuştur. Malazgirt’ten İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye kadar Türk askeri yalnızca bir toprak parçasını değil, inandığı mukaddes değerleri de korumak için mücadele etmiştir. “İ’lâ-yı Kelimetullah” ülküsü, Türk tarihinin birçok safhasında devlet anlayışını ve millet şuurunu şekillendirmiştir. Türk’ün otağında da sarayında da Allah’ın adı eksik olmamıştır.

Türklük ise yalnızca bir etnik kimlik değil, bin yıllık bir medeniyetin taşıyıcısı olan büyük bir kültürdür. Türk olmak; vefayı, merhameti, cesareti ve adaleti yaşatabilmektir. Türk tarihi, mazluma kol kanat geren, düşene el uzatan ve gerektiğinde istiklâli uğruna canını feda eden insanların hikâyesidir. Bu sebeple Türklük, yalnızca kan bağıyla değil, karakter ve ahlâkla da ilgilidir.

İşte bu iki büyük değerin yanında, birçok insanın gönlünde özel bir yer tutan bir başka sevda daha vardır: Beşiktaş.

Beşiktaş JK, Türk spor tarihinin en köklü çınarlarından biridir. Sadece kazandığı kupalarla değil, temsil ettiği karakterle de farklı bir yere sahiptir. Beşiktaş denildiğinde akla mücadele, dik duruş ve vefa gelir. Siyah ile beyazın buluştuğu arma, kimi zaman bir semtin, kimi zaman bir şehrin, kimi zaman da milyonların ortak heyecanının sembolü olmuştur.

Beşiktaşlılık, yalnızca bir takım tutmak değildir. Sevinçte ölçülü, mağlubiyette vakur kalabilmektir. Şampiyonluk kadar mücadeleyi de sevebilmektir. Bu yüzden Beşiktaş taraftarı için takım sevgisi, çoğu zaman hayatın zorluklarına karşı gösterilen direncin bir yansımasıdır.

Allah’a bağlılık, Türklüğe sadakat ve Beşiktaş’a sevda… Bunlar elbette birbirinin alternatifi değil, farklı alanlarda hissedilen aidiyet duygularıdır. İnsan bazen camide dua ederken, bazen tarihini okurken, bazen de tribünde takımını desteklerken aynı heyecanın farklı tezahürlerini yaşar: Bir yere ait olmanın ve gönülden bağlanmanın heyecanını…

Neticede hayat, insanın uğruna heyecan duyduğu değerlerle anlam kazanır. Allah’a iman, millete hizmet ve sevilen renklere sadakat… Türk insanının gönlünde çoğu zaman yan yana duran bu üç unsur, farklı alanlarda olsa da aynı duygunun izlerini taşır: Sadakat, aidiyet ve sevda.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ
Masaüstü Reklam 2

SON İÇERİKLER

Gerçek Tarih Derneği