Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Murat Ertaş
Murat Ertaş

Türkiye’nin Ruh İnşacısı Olan Rektörün Kitabı Çıktı

Atatürk Üniversitesi Yayın Koordinatörlüğü birbirinden kıymetli kitaplar çıkarmaya devam ediyor. Atatürk Üniversitesi Yayın Koordinatörlüğü daha bir ay evvel çıkardığı ve büyük takdir toplayan “Envâr-ı Şarkıyye”den sonra; yetiştirdiği ve Türk siyasetine, akademisine ve bilim dünyasına kazandırdığı milliyetçi muhafazakâr isimlerle Erzurum’un ve Türkiye’nin ruh inşasında Cumhuriyet’in ikinci 50 yılına mührünü vuran Rektör Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun ve onun sosyal hayatta ve bilim dünyasında yaptığı icraatlarının etraflıca anlatıldığı çok önemli bir kitap yayımladı. Kitap sadece bir biyografi çalışması olarak kalmıyor; hatıralarla ve bilimsel raporlarla Türkiye’nin geçirmiş olduğu sosyo-kültürel ve ideolojik gelişimin, bilim dünyasındaki zihniyet değişiminin ve Erzurum başta olmak üzere birçok şehrin ruh inşasının serüvenini anlatıyor. Belki de Rektör Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun paltosundan çıkanlar ve onların izini takip edenler yönetiyor son 30 yıldır, Türkiye’yi…

Atatürk Üniversitesi’nin ilk rektörü Ahmet Özmen’den (1958) Kemal Bıyıkoğlu’nun rektör olduğu 1969’a kadar, yani 11 yılda tastamam 10 rektör vazife yaptı. On rektörün de ortalama hizmet yılı 1 (bir). Demek ki Türkiye’nin o günkü şartlarında Cumhuriyet’in elitleri(!) Anadolu’da, hele ki Erzurum’da durmak istememiş. Kemal Bıyıkoğlu Hoca rektör olarak yedi yıl (1969-1976), toplamda 19 yıl (1961-1980) Erzurum’da görev yaptı.

Prof.Dr. Bıyıkoğlu Hoca Atatürk Üniversitesi’nin mensubu olup üniversiteye rektör olan ilk hocadır.

Kemal Bıyıkoğlu kitabı 06 Aralık 2024’te Atatürk Üniversitesi’nde yapılan “Doğumunun 100. Yılında Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu Sempozyumu”nda sunulan bildirilerden, anlatılan hatıralardan, gösterilen belgelerden ve fotoğraflardan ve sempozyumla ilgili basına yansıyanlardan oluşuyor.

Rektör Bıyıkoğlu Hoca, Atatürk Üniversitesi için “Nihai Gelişme Planı” hazırlamıştı. En mükemmel eğitimin ve bilimsel gelişmenin olması için üniversitenin öğrenci sayısı, fakülte sayısı ve yerleşke inşası ile ilgili nihai hedef. Onun döneminde Diş Hekimliği ve İslami İlimler Fakülteleri açılmış, 1964’te Hacettepe Üniversitesi’nde eğitim öğretime başlayan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Erzurum’da kendi binasına kavuşmuştur.

Nenim de yakından takip ettiğim sempozyumda hatıralarını anlatan eski bakanlardan Prof.Dr. Ömer Dinçer yöneticileri ikiye ayırmıştı. Bir, operasyonel yönetici ki günlük işleri çözmeyle uğraşır bir de vizyoner (stratjik) yönetici… Vizyoner yönetici sadece olduğu günü değil geleceği de inşa eder. İşte Bıyıkoğlu Hoca böyle bir rektördü. Ömer Dinçer Yusuf Has Hacib’den alıntı yaparak yöneticide üç şeyin olması gerektiğini söylemişti:

1)-Akıl (Doğru işi yapmak için)

2)-Bilgi (İşi doğru yapmak için)

3)-Ar/Ahlâk (İşin meşruiyeti için)

İşte Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu bu üç hasleti de kendisinde bulunduran kıymetli bir yöneticiydi. O, hedefleri ve yaptıklarıyla adeta üniversiteyi yeniden kuran rektördü. Görev yaptığı dönem ülkenin siyasi ve sosyal şartları dikkate alındığında Rektör Bıyıkoğlu Anadolu insanının değerleriyle çatışmadı, bilakis sürekli cemiyetin içinde, sahada halkla beraber eğitim yuvasını yönetti. O devrim yapan bir rektördü.

Onun döneminde üniversitede yaşanan bazı ilkler ve enler:

1)-İmam Hatip Liseleri ve meslek liseleri üniversiteye giremiyordu. Onun döneminde meslek liselerine üniversite kapıları açıldı. Bu liselerin not ortalaması en başarılı öğrencileri sınavsız üniversiteye alındı. Eğitimde fırsat eşitliği sağlaması Rektör Hoca’yı rol model yapmıştı. Türkiye’nin her yanından milliyetçi/muhafazakâr akademisyenler Atatürk Üniversitesi’nde toplanmış bu durum şehrin kimliğini iyice belirginleştirmiş ve kuvvetlendirmiştir.

2)-İlk defa müstakil İslami İlimler Fakültesi açıldı. Fakülte hadis binası, tefsir binası ve İslam hukuku binası olmak üzere üç bina olarak tasarlandı.

3)-1959’da gittiği ABD’de Nebraska Üniversitesi yerleşkesinde çok sayıda kilise görünce Türkiye’de ilk defa bir üniversite yerleşkesine cami inşaatına müsaade eden rektör olur. Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Prof.Dr. Lütfü Ülkümen Hocayla fikir birliği yaparak öğrenci yurtları, üniversite eğitim binaları ve üniversite lojmanları üçgeninde uygun bir konumda cami yeri belirler.  Yıl 1970, yine ağustos yine bir cuma günü, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan Hoca, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, Mimar Ömer Kirazoğlu, Hafız ve Mevlithan Kani Karaca, şehrin yöneticileri, öğretim üyeleri ile öğrencilerin esnaf ve çiftçilerden oluşan 40 bin kişinin katılımıyla cami temeli atılır. 

4)-1980’lere kadar İstanbul ve Ankara’daki üniversiteler ve Ege Üniversitesi’nde akademik kadrolar kendisini seçkin gören bazı ailelerin ve ideolojik kliklerin tekelindeydi. Meselâ gerçek bir akademisyen ve felsefeci olan Nurettin Topçu’yu İstanbul ve Ankara üniversiteleri kadrolarına dahil etmemişler, Topçu bir lise öğretmeni olarak mesleğini sürdürmüştü. Böyle bir ortamda Anadolu’nun zeki gençleri, yurt dışı doktoralı akademisyenler, istidatlı ve çalışkan isimler için Atatürk Üniversitesi’nin kapılarını ardına kadar açan Rektör Prof.Dr. Bıyıkoğlu idi. Üniversite kelimesinin kökü “unıversal”dir ki “evrensel” demektir. İstanbul, İzmir ve Ankara’daki üniversitelerin belli kesimlerin inisiyatifinde kalması, özerkliğin ideolojik asabiyeye dönüşmüş olmasından sonra Bıyıkoğlu Hoca Atatürk Üniversitesi’ni gerçek manada evrensel/unıversal bir konuma yükseltmiştir. Üniversitelerin yerelleşmesi bilime ve evrenselliğe terstir. Belki de hemşehricilik/yerellik en son üniversitelerde düşünülebilir; hatta hiç düşünülemez. Anadolu’nun kabiliyetli bilim adamlarının toplandığı bir üniversite olmuştur Atatürk Üniversitesi. Şöyle ki AÜ Edebiyat Fakültesi mezunuyum. Hocalarımızın hemen tamamı Erzurum dışındandı, Erzurumlu olanlar ise gerçek manada şehirli ve ilim/bilim insanlarıydı. Orhan Okay, Kaya Bilgegil, Recep Toparlı, Muhan Bali, İhsan Süreyya Sırma, Saim Sakaoğlu, Şerif Aktaş, Haluk İpekten… Hiçbiri Erzurumlu değildi. Rektör Bıyıkoğlu döneminde 22 dili akıcı konuşabilen dünyanın tanıdığı Hintli Müslüman bilim insanı Muhammed Hamidullah, sonradan Müslüman olan İngiliz Hamid Algar Atatürk Üniversitesi’nde ders vermişlerdir. Türkiye’nin dört bir yanında Erzurum’a gelen hocalar ve aileleri Erzurum’un sosyal hayatını zenginleştirmiş, şehrin kimliğine olumlu manada ciddi tesir etmiştir.

1990’larda ve 2000’lerde ve bugün bürokraside, siyasette, bilim dünyasında ve toplumun her katmanında hem yurt içinde hem yurt dışında yolu Erzurum’dan geçen insanlarla karşılaşmak hiç zor değil. Atatürk Üniversitesi sayesinde Türkiye’de birçok ailenin hikâyesinde Erzurum önemli bir yer tutuyordu. Bu durum, Erzurum’un etkileşim coğrafyasının geniş kalmasını sağlamıştır.

5)-Rektör Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun oluşturduğu imkânlarla okuyan millî ve yerli isimlerin çoğu sadece akademide değil hem bürokraside hem siyasette milliyetçi veya muhafazakâr iktidarların önemli insan kaynağını oluşturdu.  Programda Prof.Dr. Mustafa İsen’in Gogol benzetmesi tam da Bıyıklı Hocayı anlatıyordu. Rus hikâyeciler şöyle derlermiş: “Biz hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık.”

6)-Rektör Bıyıkoğlu döneminde üniversite ve şehir iç içeydi. O, şehrin meselelerini kendi meselesi olarak görürdü. Şehirde okumayan veya ailesi tarafından okutulmayan kızların meslek edinmeleri için Atatürk Üniversitesi bünyesinde “Halıcılık ve El Sanatları Enstitüsü” kurdu. Şehirle duygu birlikteliği oluşturdu, birçok konuda şehrin önünde lokomotif oldu. Şehrin ardından giden vagon olmadı.

7)-Darbelerin, sağ sol çatışmaların olduğu dönemde şehrin dinamikleriyle beraber üniversiteye anarşinin girmesine engel oldu. Asaleten göreve başladığı ilk yıl 1971 Muhtırası yaşanmış, 12 Mart darbesinin komutanları ve bilhassa dönemin Milli Eğitim Bakanı Şinasi Ögel, Rektör Bıyıkoğlu’nu hesaba çeker gibi sorgulamışlardı. Bu dönemde Rektör Hoca İzmir’deyken bazı marjinal sol gruplar üniversitede olaylar çıkarmış, rektörlüğü basmış ve Rektör Bey’in koltuğunu yakmıştı ki Erzurum halkı toplanıp üniversiteye yürümesi üzerine bu sol gruplar şehri terk etmek zorunda kalmıştı. Rektör Bey İzmir’den döndüğünde de şehir halkı çok sevdikleri Rektör Hocalarına koltuk hediye etmişti.

8)-Rektör Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu üzerinde çalıştığı “Nihai Gelişim Planı” doğrultusunda Atatürk Üniversitesi’ni bir şantiyeye dönüştürmüştü. Ona göre Atatürk Üniversitesi Çifteminareli Medrese’nin ve Yakutiye Medresesi’nin bir devamıydı. Aynı ruh dünyasının ve geleneğin parçası.

Bir şehrin önünü açan, moda tabirle Türkiye genelinde “yerli ve milli” insan kaynağını akademiye ve bürokrasiye kazandıran, ilk defa üniversite yerleşkesine cami inşa eden rektör olan Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu tüm yaptıklarının bedelini fazlasıyla ödedi. Rektörlüğü bıraktıktan sonra Atatürk Üniversitesi’nde, sonra Selçuk Üniversitesi’nde ve Uludağ Üniversitesi’nde hak etmediği muamelelere maruz kaldı. Sıkıyönetim komutanları ve onların akademideki kuklaları ona çok eziyet ettiler. Yorgun kalbi 18 Nisan 1986’da durdu. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Üstad Sezai Karakoç’un “Şahdamar” şiirinde söylediği gibi Prof.Dr. Bıyıkoğlu Hoca “… koşu bittikten sonra da koşan atlar”dandı. Öldükten sonra da yaşayanlardan oldu…

Hazırlanmasında ve tashihinde bendenizin de emeği olan bu kıymetli kitabı yayımlayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’na ve AÜ Yayınevi Koordinatörlüğü Müdürü Prof.Dr. Serhan Alkan İspirli’ye teşekkür ediyorum.

“Kemal Bıyıkoğlu Kitabı” şehir araştırmacılarının, Erzurumiyatçılarının, bilim dünyasının ve sosyologların titizlikle okuması ve incelemesi gereken çok değerli bir kitap olmuş. Bedava kitap olmaz. Meraklısı için aşağıdaki sipariş bilgilerini paylaşıyorum:

Kitap Bilgileri

Eser: “Doğumunun 100. Yılında Prof.Dr. Kemal Bıyıkoğlu Sempozyumu”

Sayfa Sayısı: 342
Fiyat: 430 TL

Sipariş:
atayayinevi@atauni.edu.tr
Atatürk Üniversitesi Yayınevi Koordinatörlüğü: 0442 231 62 80

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Kemal Bıyıkoğlu bir kişidir ama bir millet değerindedir. Yazınızdan bunu anladım, Murat Bey. Teşekkür ederim. En kısa zamanda kitaptan edineceğim. Mersin’den selamlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ
Masaüstü Reklam 2

SON İÇERİKLER

Gerçek Tarih Derneği