Ankara’nın manevî çekim kutbu, Hacı Bayram-ı Velî’dir. O’nun bir ârif olmanın yanı sıra bir şair de olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Az ama son derece zengin ve derinlikli şiirleri vardır. Ankara’da, -başta Abdulkerim Erdoğan olmak üzere pek çok araştırmacının kıymetli çalışmalarından biliyoruz- yüzlerce bilge, bilgin ve şair yaşamıştır. Yunus Emre’nin azizi Tabduk Emre’nin âsıtânesi Nallıhan’dadır.
Türk şiirinin kurucu bilgesi Yunus Emre, Ankara’da benlik eğitiminden geçmiştir. Bünyamin Ayaşî ve daha pek çok bilge, Ankara’nın kalbindedir.
Cumhuriyet rejiminin teşkilinden sonra da Ankara bir kültürel ve toplumsal merkez olarak hayatiyetini sürdürmüştür. Modern Türk romanının kıymetli ismi Yakub Kadri’nin aynı adla bir de romanı bulunmaktadır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu bünyesinde yıllarca hizmet veren pek çok değerli şair, yazar, ilim insanı ve düşünür yaşamıştır Ankara’da. Keza modern Türk romanının bir başka kıymetli adı, Adalet Ağaoğlu, Ankaralıdır. Attila İlhan bir müddet Ankara’da yaşadı. Kemal Tahir’in de, Bilgi Yayınevi dolayısıyla Ankarayla ilişkisi oldu.
Modern şiirimizin en görkemli ismi Sezai Karakoç da bir süre Ankara’da bulundu. Modern Türk romancılığında kendine özgü bir yeri olan Emine Işınsu, Ankaralı yazarlardandır. Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Mehmet Âkif İnan, Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu, Yaşar Kaplan, Hüseyin Su… Edebiyat dergisi, Mâverâ dergisi, Aylık Dergi, Ankara’lı dergilerdir ve bu üç çevreye mensup şair ve yazarlar Ankaralı sayılmalıdır. Hisar dergisinin kurucusu Mehmet Çınarlı, dostları Mustafa Necati Karaer, İlhan Geçer, Yahya Akengin ve diğer şair ve yazarlar, Ankara muhitindendir. Adını burada anamadığımız daha nice şair, yazar, düşünür ve akademisyen, Ankara’nın nasıl bir kültürel merkez olduğunu yeterince ifade edebilir.
Birikim dergisi ve çevresi, büyük oranda Ankaralıdır. Türkiye Yazar Birliği’ni 1978 yılında teşkil eden ve dernek çatısı altında yüzlerce şairi, yazarı toplayan merhum D. Mehmed Doğan, keza Ankaralıydı. Hece Dergisi, Heceöykü dergisi ve Hece (Harf ve Cümle Yayınlarıyla) Yayınları, Ankara mahreçlidir. Edebiyat Ortamı dergisi ve yayınları, Ankaralıdır. Hâsılı, Ankara, nasıl ki Selçuklu ve Osmanlı asırlarında zengin, capcanlı, üretken bir Ahî merkezi olarak etkisini sürdürdüyse, modern zamanlarda da bu tarihî birikimine yakışır biçimde etkinliğini devam ettirdi. Yaygın bir ezbere ilişkin de birkaç cümle etmek isterim.
Malum, Yahya Kemâl’e izafe edilen, “Ankara’nın neyini seversiniz?” sorusuna verdiği cevap, “İstanbul’a dönüşünü…” şeklindedir. Burada sanıyorum temel yanlış, yüzyıllar boyu Devlet-i Âliyye’nin payitahtı olmuş, içinden deniz geçen, dünyanın en güzel, kendi coğrafyasının hâlâ bir toplumsal ve kültürel merkezi olma hususiyetini sürdüren İstanbul ile Ankara’yı kıyaslamakla ilgilidir.
İstanbul, bugün dahi, tarihdaş coğrafyamızın kolektif bilinç dışında kültürel ve toplumsal bir merkezdir. Ankara ise başkentimizdir ve kendi tarihsel zenginliğini, kültürel genlerini korumakta, güncellemekte ve gürbüzleştirebilmektedir.
