Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Yapay zekada edebiyat üretimi ve dürüstlük

Mehmet Poyraz yazdı: Yapay zekaya edebiyat yaptıranların dürüst olması gerekiyor ve söz konusu eserde yapay zekanın belirtilmesi gerekiyor. Bundan sonrası okurun tercihi olmalıdır ve hangisi ön plana çıkacak göreceğiz.

Mehmet Poyraz yazdı: Yapay zekaya edebiyat yaptıranların dürüst olması gerekiyor

Son birkaç yıldır kitap fuarlarında yapay zeka ile üretilmiş ve çoğunluğu edebiyat türünde olan kitaplar dikkatimi çekiyor. Yapay zekayla yazılmış ilk kitabı ve yayınevini tanıyan şahıs, bir yandan gözleriyle kitapları işaret ederken diğer yandan kulağıma fısıldayarak bir şeyler söylemişti: “Bu, yapay zekayla yazılmıştır, şu da, diğeri de. Kapaklar da yapay zeka.”

İlk başta kitap kapağının yapay zeka ile yapılmış olduğunu anlamak pekala mümkün. Ancak içeriğin para vermeden, yani satın almadan önce gerçek bir insan tarafından yazılıp yazılmadığını anlamak çok zor. Nereye kadar ayaküstü sayfaları karıştıracaksın fuarda yahut kitapçılarda…

Fuarda tesadüfen tanıştığımız bir hanımefendi, yapay zekayla ne kadar mükemmel kitap yazılabileceğini anlatmıştı ballandırarak. Hatta yapay zekayla kaleme alınmış kitap serisi projesi olduğunu da söylemişti. Kitap yazmayı çok istediğini ama bunu bir türlü beceremediğini eklemiş, yapay zeka sayesinde “yazar” olabileceğini vurgulamıştı. Sonrasında başarılar dileyerek yanından ayrılmıştım.

Yolda yürürken kadının anlattıkları aklıma geldi. Tamam, diyelim ki şimdi böyle bir kitap sahibi oldum. Yayınevi yayımladı, raflarda ve çevrimiçi satış sitelerinde yerini aldı. Sonra kendime de aldım kitabımdan, öyle bakıyorum kapağa, sonra sayfaları karıştırıyorum. Adım dışında yapay zeka destekli söz konusu kitabın benle hiçbir bağı yok.  Kitabım veya yazımın çıktığı anlardaki heyecan ve ruh yok. Bir yazar, kitabı çıktığında yahut yazısı yayımlandığında tarif edilemez bir ruh haline bürünür ve heyecan sarar her tarafını. Dergilerdeki yazılarımın yanı sıra yazmış olduğum haberin gazetede çıkması bile her gün heyecanlandırırdı. Bir de habere editöryal müdahale olmamışsa değme keyfime.

Az önce yapay zeka ile yazılmış kitaba bir yazarın bakışını anlatmaya çalıştım. Peki yapay zekanın yazdığı edebiyat kitabına okur nasıl bakacak, okurun ruh hali nasıl olacak yahut bunu kabullenme şekli hangi şartlarda gerçekleşecek?

Bana kalırsa söz konusu kitabın yapay zekayla yazıldığını belirten açıklama kapakta veya künyede yer almıyorsa okuyucu, aldatıldığını düşünür ve kitaptan uzaklaşır. Ancak yapay zeka bağımlılığı bulunanları bunun dışında tutuyorum.

YAPAY ZEKA KLASİK YAZARLARIN ÜSLUBUNU TAKLİT ETTİ: OKURLAR AYIRT ETMEKTE ZORLANDI

The New Yorker yazarı Jay Caspian Kang’ın gelişmiş yapay zeka modeli Claude ile gerçekleştirdiği deney, yapay zekânın edebi üslupları taklit etme konusundaki başarısına dikkat çekti. Söz konusu deneye katılanların önemli bir bölümü, gerçek metinlerle yapay zeka tarafından üretilen metinleri birbirinden ayıramadı.

Kang, deney öncesi yapay zekanın edebi metin üretme becerisini ölçmek amacıyla katılımcılardan, okudukları metnin bir insan tarafından mı yoksa yapay zekâ tarafından mı yazıldığını tahmin etmelerini isteyen özel bir oyun geliştirdi.

Deney kapsamında Claude; George Eliot, Ernest Hemingway ve Bram Stoker gibi dünya edebiyatının önemli isimlerinin anlatım biçimlerini örnek alarak yeni metinler oluşturdu. Yapay zeka tarafından hazırlanan bu metinler, gerçek yazarlara ait pasajlarla birlikte katılımcılara sunuldu.

Kang, oluşturulan metinleri X sosyal medya platformunda paylaşarak beş gün boyunca kullanıcıların tahminlerini topladı. Deneye 30 binden fazla kişi katılırken sonuçlar, yapay zekânın edebi üslup taklidinde ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Katılımcılar, gerçek metin ile yapay zekâ tarafından hazırlanan metni ayırt etmede yalnızca yüzde 52 oranında başarı gösterebildi.

Deneyde en dikkat çekici sonuç ise Bram Stoker üslubunda oluşturulan metinde görüldü. Drakula’nın yazarını taklit eden yapay zeka metninin robot tarafından üretildiğini, katılımcıların yalnızca yüzde 17’si doğru tahmin edebildi. Bu sonuca göre yapay zeka, klasik edebiyat üsluplarını ikna edici biçimde yeniden üretebiliyordu.

Ancak deneyindeki yapay zekanın başarısına karşın yazar Jay Caspian Kang, yapay zekanın okurları büyük ölçüde yanıltabilmesine rağmen ortaya koyduğu metinlerde derinlik ve özgünlük bakımından önemli eksiklikler bulunduğuna dikkat çekiyor. Kang’a göre teknik açıdan başarılı görünen edebi eser üretimleri, insan tarafından kaleme alınan eserlere özgü düşünsel yoğunluğu ve edebi yoğunluğu tam olarak yansıtamıyor.

YAPAY ZEKANIN YAZDIĞI EDEBİYAT TÜRÜNDEKİ KİTAP FARK EDİLEBİLİR Mİ?

Yukarıda bahsettiğim Kang’ın deneyine göre, yazar üslubunun kopyalandığını insanların yarısı fark edebilmiş. Ancak, söz konusu mecranın, kültür sanat alanına ilgi duyanların yoğunlukla takip ettiği ve Jay Caspian Kang’ın da yazarlarından olduğu The New Yorker internet sitesi olması gerçeği de göz önüne alınmalı. Yani deneye katılanların çoğu tam olarak profesyonel edebiyat tutkunu. Son dediklerimi dikkate almanızda fayda var. Ara başlıktaki sorumuzun yanıtına gelince, dikkatli bir edebiyat okuyucusu, yapay zeka tarafından yazılan edebi eserleri özgün olarak fark edebilir. Söz konusu o sayfalarda ruh olmadığını hemen anlayacaktır. Madem yapay zeka hayatımıza girdi ve çıkmayacak gibi de görünüyor, bu işin dürüstlük tarafında olsak aslında kimse yorulmaz ve hayal kırıklığı yaşamaz. İlla ki yapay zekaya edebiyat yaptırılacaksa şayet, bunun böyle olduğunu da o eserin bir tarafında belirtilmelidir kanaatimce.

KİTAP ÖDÜLLERİNDE YAPAY ZEKA DESTEKLİ KAPAĞA RED!

2026 Ockham Kitap Ödülleri’ni düzenleyen Yeni Zelanda Kitap Ödülleri Vakfı, bir kitapçının eser kapaklarında yapay zekâ kullanılmış olabileceğine ilişkin şüphelerini organizasyon komitesine iletmesinin ardından inceleme başlattı. Yapılan değerlendirme sonucunda iki kitabın kapak görsellerinin yapay zeka desteğiyle hazırlandığı tespit edildi.

İnceleme sonunda Stephanie Johnson’ın kısa hikayelerini bir araya getiren “Obligate Carnivore” ile Elizabeth Smither’in “Angel Train” adlı eserleri yarışma kapsamından çıkarıldı.

Söz konusu kararın ardından açıklama yapan Stephanie Johnson, yapay zeka kullanımına karşı olduğunu vurgulayarak kapak tasarımında bu teknolojinin tercih edildiğinden haberdar olmadığını söyledi. Johnson, devamında şu ifadeleri kullandı:

“Kitabımı yazarken yapay zekadan yararlanmadım. Ancak şimdi insanlar eserimin de yapay zeka tarafından yazıldığını düşünebilir.”

ÖYKÜ YARIŞMASINDA YAPAY ZEKA İZLERİ

Son olarak bizden bir haber: Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’nde yapay zeka şüphesiyle öykü dalında ödüle değer eser belirlenemedi. Öykü jürisinin oy birliğiyle aldığı karara göre ödüle değer bir eser dosyalar arasında çıkmadı. Jüri, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Sennur Sezer Emek ve Direniş Öykü Ödülü seçici kurulu olarak, bu yıl gerçekleştirdiğimiz değerlendirme sürecinde yapay zeka destekli metin üretiminin yaygınlaştığı yönünde güçlü emarelerle karşılaşılmış, bu durum metinlerin özgünlüğünün değerlendirilmesini güçleştirmiştir. Ayrıca seçici kurulun ortak kanaatiyle ödüle değer bir eser de belirlenememiştir. Bu gerekçeler doğrultusunda, 2026 yılında öykü dalında ödül verilmemesine karar verilmiştir.”

Son üç hadiseye bakacak olursak edebiyat dünyası yapay zekaya haddini bildirecek gibi duruyor. Hayatımızın her alanına giren yapay zekadan edebiyatçı olur mu zaman gösterecek. Elbette insanın yazdığını tutmayacaktır. Ancak bu konuda büyük konuşmamakta gerekiyor. Ya kendini iyice eğitirse?

Şu an için yapay zekaya edebiyat yaptıranların dürüst olması gerekiyor ve söz konusu eserde yapay zekanın belirtilmesi gerekiyor. Bundan sonrası okurun tercihi olmalıdır ve hangisi ön plana çıkacak göreceğiz.