Ankara’ya gelip yerleşmeme aslında bir televizyon kanalı neden olmuştu. Adana’da CHP’nin yayın organı gibi günlük olarak yayımlanan Kent Gazetesi’ni 2011’in son günlerine doğru Mehmet Çelik satın almıştı. Bunlar olduğunda ben Çukurova Barış Gazetesi’ndeydim. Arada Mehmet Çelik ile görüşüyorduk. Derken, 2011 yılının Aralık ayında Kent Gazetesi’ne geçtim.

2012’nin ortalarına kadar Kent Gazetesi’nde mesleğimi sürdürmeye devam ettim. Adana’nın sıcaktan kavrulduğu günlerden birinde Kent Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi Mehmet Çelik, basın sektöründeki yatırımına Ankara’da kuracağı televizyon kanalıyla devam edeceğini söylediğinde tebrik edip başarılar dilemiştim. Ancak Ankara’da benimde olmamı istediğinde kibarca teşekkür edip gelemeyeceğimi ve Adana’da kalmak istediğimi söylemiştim. Sonraki günlerde o Adana-Ankara arası mekik dokumaya başladı. Her gidip gelişinde “Sen de geleceksin,” diyordu. Fakat ben oralı olmuyordum. İlerleyen günlerde bir gün beraber yola düştük Adana’dan Ankara’ya… Sonra bir daha… Bir daha derken baktım Ankara’ya mitili atmışız.

Haber 12 TV isimli televizyon kanalının temeli nihayetinde OSTİM’deki Başkent TV bulunduğu binada atılmıştı. Mehmet Çelik Adana’da Kent Gazetesi’ni satın almış, Ankara OSTİM’de Haber 12 TV’yi kurmuş ve burada Ankara’nın ilk özel televizyonu olarak yıllardır yayın yapan Başkent TV’yi de bünyesine katmak için kolları sıvamıştı. Bu girişimler medyada da ilgi görmüş ve konuyla ilgili haberlerde şu ifadeler yer almıştı:
“Ankara merkezli olarak Türksat uydusu üzerinden yayın hayatına merhaba diyecek olan Haber12 Tv, merkez stüdyolarının yanı sıra; ilk etapta İstanbul ve Adana’dan da canlı yayınlar gerçekleştirecek. Merkez stüdyolarında deneme programlarını sürdüren Haber12 TV, 100 yerel kanalla birlikte Türkiye Haber Bülteni’ni de hazırlayacak. Teknik alt yapısı eksiksiz olarak hazır olan Haber12, haberlerini ise Dünya Raporu adıyla sunacak. Haber bültenleriyle her gün 5 kıtadan 25 ülkeden gelişmeleri anında izleyicilere ulaştıracak olan Haber12 TV’nin merkez stüdyoları ise Ankara OSTİM’de.”

3 Aralık 2012 tarihli Kent Gazetesi
Kısa adı OSTİM olan Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi’nde kurulu televizyon kanalı Haber 12 TV’ye gidip gelmeye başlamıştım. Bu arada test yayınları ve deneme programları da sürüyordu. Başkent TV ise neredeyse bütünüyle banttan yayın yapıyordu. Her iki kanalda canlanacaktı ama aksilikler üst üste geliyordu. TÜRKSAT uydu frekans görüşmeleri, teknik ekipman yenileme gayretleri sürüp gidiyordu. Ama düğüm bir türlü çözülmüyordu. Haber 12 TV’nin Yönetim Kurulu Başkan Vekiliydim. Bu televizyon şirketinde hissem yoktu ama öyle görünüyordum hatta demirbaşların sorumluluğu da dahil bütün yükün bende olduğunu sonradan fark etmiştim.
**
2014 yılının ortalarında ikameti Antalya Manavgat’a taşımıştım. Bir süre Adana-Antalya arası mekik dokudum. Sonrasında büyük oğlum Mehmet Ziya’nın rahatsızlığı ortaya çıkınca aklıma tekrar Ankara’ya gelme fikri düştü. Sonrasında küçük oğlum Mustafa Yiğit’in de aynı rahatsızlığa sahip olduğu ortaya çıkınca Antalya ile Adana hastanelerinin yetersiz olacağı düşüncesinden hareketle 2016’nın Temmuz ayında Ankara’ya tekrar evi taşımıştım. 2015’in son çeyreği ile 2016’nın ilk yarısını Ankara’da tek başıma ikametle geçirmiştim. Bir sürede Ankara-Antalya arası mekik dokumuştum. (Bu arada beni tanıyanların çoğu bilmez iki oğlum var. İkisi de aynı hastalığa sahip ve Hacettepe’de tedavi görüyorlar. Teşhis ise şöyle: “Epilepsi türü tanımlanamayan.” Yani tam olarak bir teşhis konulamadı ve her ikisi özel birey, özel ilgiye muhtaçlar.)
**
Uzun yıllardır, arada kısa kesintiler olsa da Ankara’da ikamet etmekteyim. İstanbul’a sık gittiğimden kimileri orada yaşadığımı düşünüyor. İstemeyerek geldiğimiz şehirde, yani Ankara’da uzunca süredir hayatımı sürdürmekteyim. 90’lı yıllarda da bir Ankara yolu görünmüştü ama o zaman iyi direnmiştim. Fazla da büyük konuşmayacaksın aslında hayatta. Biz zamanında büyük laflar da ettik Ankara’da yaşama hakkında. Sonra baktık Ankaralı olmuşuz.

**
Geçtiğimiz günlerde OSTİM’de bir etkinliğe davet edilmiştim. Etkinliğin yapıldığı yer daha önce Başkent TV ile Haber 12 TV’nin bulunduğu binaydı. Ancak önceki televizyon binası yıkılmış ve yeni bir bina yapılmış, burada da çeşitli etkinlikler düzenlemekte. Söz konusu eski gibi binadaki stüdyoyu TRT başta olmak üzere bazı kuruluşlarda kullanıyordu.
OSTİM’deki bu yeni binaya girince o an aklıma yukarıda özetlediğim eski günler geldi aklıma. Ankara maceramın başladığı 14 sene önceki günlerime gitmiştim.
Sonra aklıma ne geldi biliyor musunuz?
Burada benim sorumluluğumdaki TV yayın ekipmanları ile çeşitli demirbaşlar ne oldu acaba diye düşünmeye başladım. Bu arada OSTİM’de öncesinde televizyon kanallarının bulunduğu binanın yıkılıp yerine yenisi yapılan binayı da beğendim yani…
Etkinlik sonrası Etimesgut’a eve gelip o yıllara ait fotoğraflarıma bakınca, “Zaman nasıl da geçmiş,” diyerek bir iç çektim.



YORUMLAR