SÖYLEŞİ NEDİR?
Söyleşi; bir yazarın herhangi bir konu üzerindeki düşüncelerini, samimi ve içten bir üslupla okura aktardığı edebî türdür. Bu türde yazar, okuyucusuyla konuşuyormuş gibi bir hava oluşturur. Resmiyetten uzak, doğal, sıcak ve akıcı bir anlatım hâkimdir.
Edebiyatta söyleşi “sohbet” adıyla da bilinir ve gazete, dergi gibi süreli yayınlarda sıkça kullanılır.
SÖYLEŞİ TÜRÜNÜN TEMEL ÖZELLİKLERİ
1.Samimi ve İçten Bir Üslup
Söyleşide yazar, okuyucuya doğrudan seslenir.
“Bence”, “siz de bilirsiniz”, “şöyle düşünelim” gibi ifadelerle konuşma havası kurar.
2.Konuşma Diline Yakınlık
Edebi söyleşide cümleler uzun ve ağır değildir.
Günlük konuşma dilini andıran doğal bir anlatım tercih edilir.
3.Öğretme Kaygısı Taşımaz
Söyleşide amaç, bilgi vermekten çok düşünce ve duygu paylaşımıdır.
Yazar, okurla sohbet eder gibi düşüncelerini aktarır.
4.Kısa ve Akıcı Yapı
Söyleşi yazıları genellikle uzun değildir; tempo yüksektir ve okuru yormaz.
Basit cümlelerle konunun özüne ulaşılır.
5.Düşünce Yazısı Türleri Arasında Yer Alır
Deneme, fıkra ve makale gibi türlerle akrabadır fakat onlara göre çok daha serbesttir.
SÖYLEŞİ İLE DİĞER TÜRLER ARASINDAKİ FARKLAR
Denemeden farkı: Deneme daha kişisel yorumlarla derinleşirken söyleşi daha yalın ve samimidir.
Makaleden farkı: Makale kanıtlama ve bilimsel bir üslup taşır, söyleşi ise kanıtlama amacı gütmez.
Fıkradan farkı: Fıkra güncel olaylara dayanır; söyleşi herhangi bir konu üzerine olabilir.
EDEBİYATTA SÖYLEŞİNİN YERİ
Türk edebiyatında söyleşi; Ahmet Rasim, Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin gibi isimlerle gelişmiştir.
Bugün gazetelerde, dergilerde ve çevrim içi platformlarda en çok okunan yazı türlerinden biridir.
Söyleşi, okurla bağ kurmanın en etkili yollarından biri olarak kabul edilir.
