Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Mehmet Âkif Ersoy Meclis’te Sebilürreşad’a yapılan yardımdan böyle rahatsız olmuştu

Öncesinde Sıratımüstakim adıyla yayımlanan Sebilürreşad dergisi, Milli Mücadele yıllarında yalnızca bir fikir ve edebiyat mecmuası değil, aynı zamanda Anadolu’da yürütülen manevî direnişin en etkili yayın organlarından biri olmuştur. Milli Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un vaazları ve yazıları, özellikle işgal karşıtı bilinçlenmenin yayılmasında belirleyici bir rol oynamıştır.

Öncesinde Sıratımüstakim adıyla yayımlanan Sebilürreşad dergisi, Milli Mücadele yıllarında yalnızca

MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA SEBİLÜRREŞAD’IN ANADOLU’DAKİ ROLÜ

Sebilürreşad dergisinin 25 Kasım 1920’de Kastamonu’da yayımlanan 464. sayısında, Mehmet Âkif’in Nasrullah Camii’nde verdiği meşhur vaaz yer almış, Kastamonu ve çevresindeki konuşmaları ise takip eden sayılarda neşredilmiştir. Aynı dönemde Safahat’ın önemli bölümlerinden Asım’ın 11–13. kısımları da Kastamonu’da yayımlanmıştır. Nasrullah Camii vaazının Diyarbakır Vilayet Matbaası’nda basılarak Doğu vilayetlerine ve cephelere dağıtılması, Sebilürreşad’ın cephe gerisindeki manevî seferberlikteki etkisini açıkça ortaya koymuştur.

ANKARA’YA YOLCULUK VE MUSTAFA KEMAL PAŞA İLE GÖRÜŞME

Mehmet Âkif Ersoy ve Sebilürreşad’ın imtiyaz sahibi Eşref Edip Fergan, derginin Ankara’da basılması amacıyla 25 Aralık 1920’de zorlu kış şartları altında yola çıktı. Ilgaz Dağları’nı aşarak Ankara’ya ulaşan ikili, kısa süre sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından istasyonda yapılan bir görüşmeye davet edildi.

Mustafa Kemal Paşa bu görüşmede, Sebilürreşad’ın Sevr Antlaşması’nın mahiyetini halka anlatmadaki başarısına dikkat çekerek derginin Milli Mücadele’ye yaptığı katkıyı özellikle vurguladı. Söz konusu bu görüşme Sebilürreşad’ın Ankara nezdinde yalnızca bir dergi değil, “manevî cephe”nin güçlü bir unsuru olarak görüldüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

Ankara’da Mehmet Âkif’in Taceddin Dergâhı’nda ikamet etmesi de onun hem fikrî hem de sembolik olarak mücadelenin merkezinde yer aldığının bir başka göstergesi olmuştur.

MECLİS’TE SEBİLÜRREŞAD’A YARDIM TARTIŞMALARI

Sebilürreşad derggisi, TBMM gündemine ilk olarak Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi bütçe görüşmeleri sırasında girdi. Tartışmaların odağında, bu kurumun gereksiz kadrolaşması, propaganda faaliyetlerinin niteliği ve bazı gazetelere yapılan yardımlar bulunuyordu. Görüşmeler sırasında “Yenigün” ve “Hakimiyet-i Milliye” gazeteleriyle birlikte Sebilürreşad’ın da yardım alan yayınlar arasında zikredilmesi, tansiyonu yükseltti.

Karesi Mebusu Abdulgafur Efendi, Sebilürreşad’ın bir dönem baskı ve engellemelere maruz kaldığını ifade ederken, Ertuğrul Mebusu Hamdi Bey’in kinayeli sözleri üzerine Mehmet Âkif Ersoy sert bir tepki verdi. Meclis kürsüsünde yaşanan bu tartışma, Milli Mücadele Meclisi’nin en hararetli anlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bu tartışmalar esnasında Mehmet Âkif’in, Sebilürreşad’ın devlet desteğiyle anılmasından rahatsızlık duyduğu ve meselenin kişisel bir ayrıcalık gibi sunulmasına karşı çıktığı açıkça görülmektedir.

SEBİLÜRREŞAD’IN KÖYLERE DAĞITILMASI TEKLİFLERİ

25 Nisan 1921 tarihli Meclis birleşiminde Sebilürreşad yeniden gündeme gelmiş, bu kez Köy Hocası dergisiyle birlikte köylere ücretsiz dağıtılması yönünde bir yasa teklifi sunulmuştur. Tartışmalar, dergilerin köylere hangi kurumlar aracılığıyla ulaştırılacağı ve bütçe yükü üzerinde yoğunlaşmıştır.

İrşat Encümeni, Maarif Vekâleti ve Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti’nin sürece dâhil edilmesi yönündeki önerilerin kabul edilmesi, Sebilürreşad’ın eğitici ve irşad edici bir yayın olarak konumlandırıldığını ortaya koymaktadır.

1922 TARTIŞMALARI VE YARDIM İDDİALARI

1922 yılında Sebilürreşad, Meclis’te son kez sert tartışmalara konu oldu. Karesi Mebusu Hasan Basri Bey, Sebilürreşad’ın Matbuat ve İstihbarat tarafından yapılan hizmetler arasında ilk sırada yer aldığını belirtirken; Hamdullah Suphi Bey, derginin köylerde zorla satıldığı ve yüksek miktarda para aldığı iddiasında bulundu.

Söz konusu bu iddialara hem Mehmet Âkif Ersoy hem de Hasan Basri Bey sert şekilde karşı çıktı. Yapılan açıklamada, Sebilürreşad’a üç yıl içinde verilen toplam desteğin 1.659 lira olduğu ve bunun büyük ölçüde kâğıt ve baskı masraflarına ait olduğu Meclis tutanaklarına geçti.

ANADOLU MATBUATINA YARDIMIN KALDIRILMASI

7 Ekim 1922’de Mehmet Âkif Ersoy’un da imzasını taşıyan bir teklif ile Anadolu matbuatına yapılan yardımların tamamen kaldırılması kabul edildi. Bu karar, Sebilürreşad’a yönelik tartışmaları da sona erdirdi.

SEBİLÜRREŞAD 50 YIL ARADAN SONRA YENİDEN YAYINDA

2016 yılında, kapanışının ardından 50 yıl sonra Ankara merkezli yayın hayatına yeniden başlayan Sebilürreşad dergisinde 2021 yılına kadar Yayın Koordinatörü olarak görev aldım. Sebilürreşad’ın yeniden yayımlanması fikri 2014 yılında ortaya çıkmış, 2015 yılında olgunlaşmış, nihayetinde 2016’nın Mart ayında bu işe niyetlenerek Anafartalar Caddesi’nde bir yazıhane kiralamıştık. Hatta bununla ilgili ilk duyuruyu bizi ziyarete gelen gazeteci ve araştırmacı yazar Abdurrahman Dilipak üstadımız yapmıştı. Dilipak, sosyal medyadan Sebilürreşad’ın yeniden yayın hayatına başlayacağını paylaşmıştı.

Derken, şu an Gerçek Tarih Derneği’nde beraber yine yol yürüdüğümüz şair ve eğitimci yazar Talip Işık’ında yer aldığı arkadaşlarla Sebilürreşad Derneği’ni kurmuştuk. Talip Işık Kurucu Genel Başkan Yardımcısı idi, bendeniz de Kurucu Genel Sekreter. Benim Genel Sekreterliğim, 2021 yılında oradan ayrılmama rağmen sanırım 2024 yılına kadar sürmüş. Aynı şekilde Talip Işık’ın da görevi öylece sürmüştür sanırım, ona sormadım bunu. Neyse, Sebilürreşad Derneği olarak asıl amacımız Sebilürreşad Dergisini yayımlamak ve kültürel faaliyetlerde bulunmak idi. Ancak öyle olmadı, başka türlü yayın ve kültür işleri devam etti.

HAMDULLAH SUPHİ BEY’İN HAKARETLERİ

2021 yılında İstiklal Marşı’nın 100.Yılı vesilesiyle Sebilürreşad’da çok özel bir sayı hazırlamış, TBMM’de baskı işini üstlenmişti. Özel sayı pırıl pırıl kuşe kağıdında ve renkli olarak çıkmıştı. Derginin editörlüğü, yayın koordinatörlüğü bir yana dizgi ve mizanpaj işleri de bendeydi. Hiç uyumadan 30 saate yakın bir sürede derginin mizanpajını bitirip TBMM matbaasına yollamıştım. İşte o günlerden kalan bir hatıra da, özel sayı için detaylı bir araştırma yapmamdır.

Akif mebustu ve Meclis’te ne gibi çalışmalar yapmıştır diye araştırıyordum. Derken, bu yazımızın da ana konusu olan Meclis’teki Sebilürreşad gerginliğini buldum. Şaşırdım… Daha bir yıl önce Mehmet Akif’e methiyeler düzen, İstiklal Marşı’nı yazması için teşvik eden Hamdullah Suphi Bey, Sebilürreşad üzerinden hakaretler yağdırıyordu. Bunu yazmalıyım demiştim kendi kendime, hatta birkaç kişiye bahsettim epey şaşırmışlardı. Bunlar 2021’in Mart ayında olmuştu, zaten aynı yılın Temmuz ayında Sebilürreşad ile yollarımız ayrılmıştı. Nihayetinde şu an, 2025’in Aralık ayında Meclis’teki Sebilürreşad gerginliğine dikkat çekmeye giriştik.

AKİF’İN MECLİS ÇALIŞMALARINA DAİR BİLGİLER KISITLI

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u konu alan birçok çalışma yapılmıştır. Akif ile ilgili yapılmış olan çalışmalarda birçok farklı konunun ele alınmasıyla beraber tekrara düşen çalışmalar da vardır. Akif’in, Meclis çalışmaları yeterince araştırılmamıştır. Sinan Şeftali 2024 yılında kıymetli çalışmasında bu konu üzerinde durarak eksikliği gidermeye çalışmıştır.[1]  Söz konusu çalışmada Meclis’teki Sebilürreşad üzerinden gerçekleşen hararetli tartışmayı şu ifadelerle anlatılıyor:

MECLİS’TE SEBİLÜRREŞAD TARTIŞMALARA BÖYLE DAHİL OLDU

“Meclis’te, Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi bütçe görüşmelerinde sert tartışmalar oldu. Bu görüşmelerin esas konusunu Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti’nin gereksiz kadrolaşması teşkil etmiş, bu dairenin görevini yerine getirme hususunda tereddütlerin yaşandığıdır. Ankara gibi bir yerde bir propagandanın gerekli olmadığından ve Ankara yerine köylerin tenvir edilmesinin gerekliliğinden bahsedilmiştir. Hatta bu müdüriyetin gerekli olmadığı ifade edilmiştir. Bu dairenin kendisine has memurları ve matbaası olmasına rağmen neden günlük gazete çıkarmadığı ve neden diğer gazetelere yardım ettiği sorusu dile getirilmiştir. Tartışma konusu “Yenigün” ve “Hakimiyeti Milliye” gazeteleri iken bir mebusun “Sebilürreşad’a da muavenet ediyorlar” cümlesiyle Sebilürreşad da tartışmaya dahil olmuştur. Karesi mebusu Abdulgafur Efendi, kendisini şahit göstererek Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti’nin Sebilürreşad dergisine baskı ve eziyet ettiğini ifade etmiştir. Daha sonra ise aynı müdüriyet Sebilürreşad’a yardım etti. İfadelerinden sonra Ertuğrul mebusu Hamdi Bey’in “Etti, etti pekâlâ etti.” kinayeli ifadesinden sonra Burdur mebusu Mehmet Akif Bey “Bilmeyerek söyleme” ifadesinden sonra tartışma alevlenmiş, hakarete dönüşmüştür. Hamdi Bey’in “pekâlâ biliyorum.” yanıtına Mehmet Akif Bey “Dalkavukluğun lüzumu yok” şeklinde karşılık vermesi ardından tartışma, Hamdi Bey’in “Sensin Dalkavuk” Mehmet Akif Bey’in “Rezil herif sus.” Hamdi Bey’in “Rezil herif sensin.” Mehmet Akif Bey’in “Dalkavuksun hergele, sus.” cümleleriyle devam etmiş ve Meclis Başkanının tarafları “Rica ederim susunuz.” Diyerek uyarmasından sonra Matbuat ve İstihbarat Müdüriyeti konusu kaldığı yerden devam etmiştir.

KASTAMONU’DAKİ MATBAA EMSALSİZDİR

Matbuat Müdürü Umumisi Muhittin Bey’in “Anadolu memleketinde matbaa denebilecek bir matbaa yoktur efendim.” İfadesi üzerine Mehmet Akif Bey “Kastamonu’da bir matbaa var ki emsali İstanbul’da yoktur.” Matbuat Müdürü Umumisi Muhittin Bey “Evet efendim. Fakat motörü yoktur Akif Beyefendi!” Mehmet Faik[Akif] Bey “Zarar yok el ile çevirirler. Yevmiye (20-30) bin gazete basılabilir.” cevabını vermiştir. Muhittin Bey ise “İmkanı yok, efendim, saatte nihayet bin tane basılabilir.” cevabını vermiştir (TBMMZC., 159. İçtima, 28. II. 1336 Pazartesi, Devre: 1 Cilt 8, İçtima Senesi: 1, s.517,519). Bu karşılıklı konuşmadan sonra Sebilürreşad’a yardım konusunu sadece Sebilürreşad için yapılması gibi anlayan Malatya mebusu Feyzi Efendi, sadece Sebilürreşad için değil, diğer dergiler için de yardım yapılmasını ifade etmiştir. Sonra Bursa Mebusu Muhittin Baha Bey söz alarak “ Şair Mehmed Akif Beyefendi’yi içinizde benim kadar seven pek çok adam olmadığına kaniim” cümlesinden sonra Meclisten “Akif Bey’i sevmeyen yoktur. Hepimiz severiz sesleri” yükselmiştir. “ Akif Bey’in namı muhteremi, Sebilürreşat hakkında Milli Hükümetimizin muavenetini temin edecek kadar yüksektir. Binaenaleyh Meclisin böyle şeylerle meşgul olmamasını istiyorum” ifadeleriyle Sebilürreşad dergisinin hükümetin yardımını alacak kadar yüksekte olduğu belirtilmiştir. Muhittin Bey takriri hatırlatınca bunun üzerine Mehmet Akif Bey’in “ Meclis bu husus için zaten evvelce karar vermiştir. Bu mesele bitmiştir. O takriri ben vermedim. Kim vermiştir. Rica ederim söyleyiniz? Bu zaten mukarrerdir. Tekrar takrir vermeye hacet yoktur.” açıklamasından sonra Meclis başkanı tarafından başka bir konu açılmıştır ( TBMMZC., 159. İçtima, 28. II. 1336 Pazartesi, Devre: 1 Cilt 8, İçtima Senesi: 1, s.533).

SEBİLÜRREŞAD’IN JANDARMA BASKISIYLA SATILDIĞI İDDİASI

25 Nisan 1921 tarihli birleşimde Sebilürreşad, Meclis’in gündemine tekrar gelerek bu sefer Köy Hocası dergisi de ilave edilerek Kütahya Mebusu Besim Atalay tarafından Meclis’e yasa teklifi verilmiştir. Bu yasa teklifinde Besim Atalay, Sebilürreşad ve Köy Hocası dergilerinin köylere bedava dağıtılması teklifinde bulunmuştur (TBMMZC., 25. İçtima, 25. 4. 1337 Pazartesi, Devre: 1 Cilt 10, İçtima Senesi: 2, s.85). 9 Mayıs 1921 tarihli birleşimde Meclis’te bu iki derginin köylere nasıl ulaşacağı ve bütçe açısından tartışmaları devam etmiş, Muş mebusu Abdulgani Efendi’nin teklifi olan İrşat Encümeni, Maarif Vekaleti ve İstihbarat Müdüriyeti Umumiyesi’nin bu ulaştırma görevini yapmaları gerektiğine yönelik önerisi ve bu kanun teklifinin ilgili yerlere gönderilmesi önergesi kabul edilmiştir.(TBMMZC., 31. İçtima, 9. 5. 1337 Pazartesi, Devre: 1 Cilt 10, İçtima Senesi: 2, s.262-267).

1922 (9. 9. 1338) tarihindeki oturumda Sebilürreşad tartışması bir daha gündeme gelmiştir. Karesi Mebusu Hasan Basri Bey, kendisinin Tetkik Heyetinde bulunduğunu ve Matbuat ve İstihbaratın memlekette yaptığı hizmetler arasında birinci sırada Sebilürreşad’ın olduğunu ifade etmiştir. Bunun üzerine Antalya Mebusu Hamdullah Suphi Bey, Sebilürreşad’ın köylerde Jandarma tarafından zorla satıldığını belirtmiş ve Mehmet Akif’e hitaben imzası altında “Türk Milletini kahır altında eşeğe benzeten şeyler neşrediyorsunuz” ifadesini kullanmıştır. Bunun üzerine Mehmet Akif Bey “Çıkar, göster, müfterisin.” şeklinde cevap vermiştir. Hamdullah Suphi Bey, Sebilürreşad adına 6.000 lira aldıklarını ifade etmiş ve Hasan Basri Bey ise bunun yalan olduğunu beyan ederek Sebilürreşad’a verilen paranın hesabını şöyle vermiştir. “1336 senesinde Matbuatın Sebilürreşad’a verdiği yardım 190 lira, 1337 senesinde 910 lira, 1338 senesinde 559 lira ve toplamda kağıt ve masraf olmak üzere 1.659 lira alınmıştır” Mehmet Akif Bey, teyit için bu toplam paranın kaç yılda verildiğini sorunca Hasan Basri Bey “Üç senede” cevabını vermiştir (TBMMZC., 99. İçtima, 9. 9. 1338 Cumartesi, Devre: 1 Cilt 22, İçtima Senesi: 3, s.596-597).

7 Ekim 1922 tarihli oturumda Mehmet Akif Bey, Abdulgafur Bey ve Hasan Basri Beylerin vermiş olduğu Anadolu matbuatına muavenet maddesinin kaldırılması teklifi verilmiş Meclis tarafından bu teklif kabul edilerek Matbuata verilecek olan destek kaldırılmıştır. Böylece Sebilürreşad meselesi gündemden tamamen kalkmıştır. (TBMMZC., 114. İçtima, 7. 10. 1338 Cumartesi, Devre: 1 Cilt 23, İçtima Senesi: 3, s.298).”

[1] Şeftali, S. (2024). Burdur Milletvekili Mehmet Akif’in (Ersoy) Meclis Çalışmaları, MAKÜ-Mehmet Akif Ersoy Dergisi, 2(2), 21-32.