Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Ankara Edebiyat Dergisi “Edebiyat ekseninde doğu-batı” dosyasıyla okurunu selamladı

Gerçek Tarih Kültür Sanat ve Medeniyet Araştırmaları Merkezi Derneği (Gerçek Tarih) bünyesinde yayın hayatına başlayan Ankara Edebiyat Kültür Dergisi, Ocak-Şubat 2026 tarihli ilk sayısıyla okuruyla buluştu.

Gerçek Tarih Kültür Sanat ve Medeniyet Araştırmaları Merkezi Derneği (Gerçek

Dijital olarak yayın hayatına başlayan ve iki ayda bir yayımlanacak olan Ankara Edebiyat’ın ilk sayısının dosya konusu ise “Edebiyat ekseninde doğu-batı” oldu.

Ocak-Şubat 2026 tarihli ücretsiz ilk sayının sunuş metninde şu ifadelere yer verildi:

Edebiyat, insanın anlam arayışının bir tezahürüdür. İlahi metinlerden, beşeri metinlere, tarihi kadimden günümüze varoluşsal bir süreçtir bu. Elbette bu süreci yaşatan, gelecek nesillere aktaran, kuşkusuz okumanın yanı sıra bilgi ve hikmeti, edebiyatın tüm zarafetini kalemiyle tarihe kayıt düşen, düşünce ustaları, şairler ve yazarlardır.

Destanların, masalların, şiir ve anlatıların diliyle bugün; Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Ali Şir Nevai, M. Akif Ersoy ve daha nicesi içsel bir yolculuğun ardından ufka açılan pencerelerden insanlığa nefes olmaya, insanın anlam arayışında yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

Ankara Edebiyat olarak bizler, www.ankaraedebiyat.com.tr web sayfamız üzerinden başlattığımız kültür, sanat ve edebiyat yolculuğumuzu yine Ankara Edebiyat Dergisi adıyla dijital ortamda e-dergi olarak ilk sayımızla sizlerin karşısındayız.

Bu ilk sayımızda edebiyatı, zorluk, ihtilaf ve hakikat ekseninde yeniden düşünmeye davet ediyoruz. Doğu ile Batı arasında medeniyet tasavvurlarını, şiirin matematiğini, modern insanın yalnızlığını ve ideal gençlik arayışını farklı kalemlerin zenginliğiyle ele alıyoruz. Ankara edebiyatın e dergi olarak yayın hayatına başlaması kültürümüzden aldığımız ilhamla kendi mecrasında usta kalemlerle genç kalemlerin buluştuğu edebiyat mahfili olma iddiasıyla çıkmıştır yola. Gelin, bu yolculukta kelimenin izini birlikte sürelim.

Kolay elde edilenin hikâyesi yoktur. Hikâye, zorlukta başlar, çatışmada derinleşir ve hakikat arayışında anlamını bulur. Bu ilk sayımız, edebiyatı tam da bu üç eksende yeniden düşünme çabasının bir ürünüdür. İnanıyoruz ki edebiyat, yalnızca estetik bir uğraş değil, insanın kendini, zamanını ve medeniyetini anlama ve anlamlandırma biçimidir.

Dosya konumuzda Doğu ile Batı arasında şekillenen medeniyet tasavvurlarını inceliyoruz. Mehmet Âkif’in Âsım’ı ile Tevfik Fikret’in Halûk’u üzerinden ideal gençlik arayışını tartışırken, bir medeniyetin geleceğini hangi değerlerin inşa edeceği sorusuna cevap arıyoruz. Doğu’nun hikmet geleneği ile Batı’nın varoluş sorgusu arasındaki gerilim, yalnızca tarihsel bir tartışma değil; bugün de zihnimizi meşgul eden canlı bir mesele olarak karşımızda duruyor. Bu gerilimi bir çatışma alanı olmaktan çıkarıp bir düşünme imkânına dönüştürmenin yollarını arıyoruz.

Şiirde ise kelimenin matematiğine eğiliyoruz. Behçet Necatigil’in “Şiir hemen anlaşılmamalı” sözüyle açılan tartışma, şiirin okurla kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirmemize vesile oluyor. Şiirin yalnızca duygu değil emek istediğini, okuru edilgen bir alıcı olmaktan çıkarıp metnin ortağına dönüştürdüğünü savunuyoruz. Çünkü şiir, çözülmeyi bekleyen bir problem değil, birlikte kurulan bir anlam alanıdır.

Bu sayfalarda Gazze’nin acısını, modern insanın kalabalık içindeki yalnızlığını, şehirlerin hafızasını ve bireyin iç sesini de bulacaksınız. Kadıköy İskelesi’nde duyulan vapur sireni ile Filistin’de yükselen çığlık arasında görünmez bir bağ olduğuna inanıyoruz: İnsan, nerede olursa olsun, anlam arayışıyla yaşar. Edebiyat bu arayışın en sahici tanığıdır.

Yolun başındayız. Bu dergi, bir iddia kadar bir davettir de. Sözün imkânlarına, düşüncenin derinliğine ve sanatın dönüştürücü gücüne inanan herkesi bu yürüyüşe çağırıyoruz. Kelimenin izini sürmek, hakikatin peşinde ısrar etmek ve medeniyetimizin birikimini bugünün idrakiyle yeniden yorumlamak için buradayız.

Edebiyatın zoru sevdiğini biliyoruz. Biz de zor olanı seçiyoruz: Düşünmeyi, sorgulamayı, derinleşmeyi ve hakkın yanında durmayı. Bu yolculukta bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla…

BU SAYIDA YER ALAN İÇERİKLER ŞÖYLE:

Edebiyat zor sever-Sadık Güneş

Nehir-Osman Mesten

Şiire ve şaire dair-Hüseyin Çolak

Filistin uzak ülke-Talip Işık

İki medeniyet tasavvuru arasında ideal gençlik-Talip Işık

Hikmet ile varoluş arasında doğu ve batı edebiyatı-Eyüp Beyhan

Mary Oliver’ın Uses Of Sorrow şiir çevirisi-Dr. Yasin Koç

Ad-Ertuğrul Başer

Kadıköy İskelesi’nde yalnızlığın gürültüsü-İsmail Nerimanoğlu

Behçet Necatigil’de şiirin matematiği-İbrahim Eryiğit

Medeniyetimizin defter-i âmâlinden bir cüz: Işık doğudan gelir-Alper Aslan

Toprak-Ayfer Yıldız

Doğu-batı: Kuzey-güney? Ortak global edebiyat anları-Serkan Oral

Edebi türler bakımından yürütülen inşa sürecinde tahkiyenin yeri-Abdurrahim Zararsız

Bilseydin-Sema Kaloğlu

Kazakistan’da kazınan Kazak-Müslüm Işıklar

Murâkabe-Taner Eker

Farklı bir Emîr Timur tasviri-Dr. Muhammed Emin Koçak

Anlaşıldıkça uzak duran insanlar-Mustafa Süs

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ile söyleşi: Mehmet Poyraz-Talip Işık

Sultan Galiyev’i anlamak-İsmail Nerimanoğlu

ANKARA EDEBİYAT DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN