Nevruz, bilhassa Türkçe ve Farsça konuşan topluluklar arasında yaygın olarak kutlanan bir gündür. 21 Mart tarihi kuzey yarımküredeki kadim kültürlerde oldukça önemlidir. Farsça yeni anlamına gelen nev ile gün anlamına gelen ruz sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Baharı ifade eder. Bizim kültürümüzde sultan nevruz, navrız, Noruz, mart dokuzu, yılsırtı, gün dönümü, gibi çeşitli isimlerle de zikredilmektedir.
TABİAT YENİDEN CANLANIR
21 Mart, kış mevsiminin sona erip baharın başladığı gündür ve bugünde gecenin uzunluğu sona erer, gece gündüz eşitliği başlar. Bu günden sonra ise gündüzler uzamaktadır. Yani bugün baharın bayramıdır.
Bahar’ın başlangıcı, Miladi takvim baz alındığında 21 Mart’ta yani nevruza denk gelir.
Özellikle göçebe toplulukların tabiat ile olan yakın ilişkilerinde nevruzun başlangıç tarihi ayrı bir mana ifade eder.
Ürünler ve yemişler, bu tarihten itibaren yaz dönemine kadar olgunlaşır, insanlar kışın ulaşamadığı birçok mahsule bu tarihten sonra ulaşır, bu da bereket anlamına gelir.
Tabiatın insana ve diğer canlıya verdiği bu nimetler, tarih boyunca insanları umutlandırmış ve hayata dair olumlu beklentilerini ortaya çıkarmıştır. Bu umut ve beklentiler, asırlar boyunca özellikle İrani ve Turani kavimlerde yeni kültürlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
TARİH İÇERİSİNDE BÜYÜK BİR KÜLTÜRE DÖNÜŞTÜ
Toplumsal beraberlikler, zamanla sosyal ve aidiyet duygusu güçlenmiştir.
Bayramlar, bireyleri ve toplulukları yakınlaştırarak bütünleştiren, unutulmaya yüz tutmuş değerleri yeniden gün yüzüne çıkaran ve gelecek kuşaklara aktaran ortak kültür bağlarını oluşturur.
Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır. Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece hisler ve düşünceler de yenilenir. Bundan dolayı nevruz, doğadaki canlanma ile beraber umutları ve temennileri de sembolize eder.

NEVRUZDA YAPILAN BAZI ETKİNLİKLER
Nevruz, hem sözlü hem yazılı hem de yazısız bir kültür olarak nesillerden nesillere aktarılmış ve günümüzde de etkisini güçlü bir şekilde sürdüren bir kültüre dönüşmüştür.
Tabiatın kendini temizlediğine inanılan bugün de insanlar da hem evlerini hem de sokaklarını adeta bir gelin edasıyla süslerler. Bu gün de toplumların çeşitliliğini ifade edercesine insanlar çeşitli renklere sahip süslü elbiseleriyle meydanlara çıkar. Doğada uçurtmalar uçurtulur, farklı oyunlar ve eğlenceler tertip edilir, ateş etrafında etkinlikler yapılarak, bu ateşin üzerinde atlanılır, yumurtalar tokuşturulur, edebiyatın en temel türlerinden olan şiirler okunur, maniler söylenir, türküler yakılır.
Bu kültür, süreç içerisinde uluslararası anlamda da kabul görmüştür.
SOVYETLER BİRLİĞİ YASAKLADI
2009 senesinde UNESCO, Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesine nevruzu almıştır. Türkiye, İran, Azerbaycan, Hindistan, Kırgızistan, Pakistan, Özbekistan’ın o dönemde yaptığı bu başvuru, 2016 Kasım’ında ise 12 ülkeli çokuluslu dosya olarak Temsili Liste’ye alınmıştır.
Bünyesi altında birçok Orta Asya Türkiye Cumhuriyeti barındıran Sovyetler Birliği, birlikteliği ifade eden Nevruz kutlamalarını yasaklayarak unutturmaya çalışmıştır. Ancak bunu süre içerisinde başaramamıştır. Örneğin Türkmenistan’da 1992 yılından bu yana nevruz milli bayram olarak kutlanmaktadır.
NEVRUZA DAİR YAZILAN BAZI ŞİİRLER
NEF’İ
Erişdi bahar oldu yine hemdem-i nevrûz
Şâd etse n’ola dilleri câm-ı Cem’i nevrûz.
AHMED CEVAD
Novruz çıkıp tahtına,
Güller düşüp bahtına.
Köse gelir gabağa,
Nazar salar tabağa…
Garı Nene gelerek,
Déyir gışı ötürdük!
Gédip yazı getirdik!
Yaza çıktı oğlağım,
Gış, gözüne barmağım…
Garının gelir sözü
Kéçinin çok hoşuna,
Dévre vurup, Novruzun
Dolanırlar başına!
Burada gençlerin ve çocukların
PİR SULTAN ABDAL
Âşık olan canlar bugün gelirler
Sultan nevrûz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihândan ziyâ olurlar
Himmeti erince nevrûz sultanın
Ankaraedebiyat.com.tr
