Fenerbahçe, 35 yaşındaki Mali kökenli Fransız N’Golo Kante’yi transfer edince akla ünlü şair ve edebiyatçımız Cahit Sıtkı Tarancı’nın Otuz Beş Yaş yaş şiirindeki şu dizeler geldi:
“Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.”
Kante iyi oyuncu mu evet, Leicester City’nin tek Premier Lig, Chelsea’nin 2021 Şampiyonlar Ligi ve Fransa’nın 2018 Dünya Kupası şampiyonluklarında müthiş mücadele verdi. Hatta belki onun mücadelesi olmasa bu şampiyonluklardan bazısı, belki de hiçbiri olmayacaktı. Kişiliği ve efendiliği, saha içi azmiyle birleşince çok sevildi. Sakatlık, vs. gibi bir manisi olmazsa Fenerbahçe’de de iyi işler yapma potansiyel var.
Ancak futbolda 35 yaş, yolun çok önemli bir boyutunun geçtiği anlamına gelir, öyle yarısı falan değil, kahir ekseriyeti hem de. Belki Kante büyük işler yapacak ama bu yaşlarda gelip de iş yapan futbolcu çok azdır. Üstelik uzun süre yapan neredeyse yok denecek seviyededir. Ununu elemiş, eleğini asmış oyuncuları almayı, onlara milyon avroları, dolarları vermeyi sürdürdükçe şakaklarımızdaki kar, yüzümüzdeki çizgi, gözler altındaki mor halkalar eksik olmayacaktır. Bu durumda mor halkaları gösteren yıllar yılı dost bildiğimiz aynalardan mı hesap soracağız mutsuzluğu tercih ettiğimiz bakış açımızdan dolayı kendimizden mi?
Yaşı Geçen Yıldız Oyuncu Almak Eşittir Günü Kurtarmak
Ülkemizde futbol kulüplerinin yöneticiliği çoğuna prim kazandırırken sorumluluklarının olmaması, günü geldiğinde çekip gitmeleri, kötü yöneticiliklerinin bedelini kulüplerin ödemesi; taşı kulüpler adına sertleştiriyor. Şiirde dediği gibi geç de olsa taşın sert olduğunu, sorumluluğun yöneticiye yüklenmesi gerektiğini anlamalıyız.
“Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.”
Gökyüzünün başka renklerinin olduğunu da anlamak gerekiyor. Sabreden taraftar, futboldan anlayan yöneticiler, ortalığı velveleye vermeyen yorumcular, kitlelerin gözünü boyamak için isimli oyunculara yüksek paralar vermeyen idareciler, umulur ki topluma gökyüzünün başka renginin olduğunu da gösterir.
Aksi durumda “Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?” demeye maalesef devam edilir.
Bir Namazlık Saltanatı Olan Kulüplerimiz
“Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.”
Bu dizelere kurban edeceğimiz bir namazlık saltanatı olan Diyarbakırspor, Malatyaspor, Mersin İdmanyurdu, Erzurumspor, Akhisarspor, Gaziantepspor, Orduspor, Erciyesspor, Karabükspor, Denizlispor, Akçaabat Sebatspor, Yozgatspor, Vanspor, Şekerspor, Zonguldakspor, Zeytinburnu, Bakırköyspor, vd.” gibi bugün amatörlere düşen veyahut kaybolan bir zamanların Süper Lig takımlarına, günü geldiğinde ne yazık ki yenileri eklenmeye devam edecektir.
