Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Sultan Galiyev’i anlamak

Mehmet Poyraz tarafından hazırlanan Sultan Galiyev kitabı, Rusya İmparatorluğu’nun yıkılışını

Mehmet Poyraz tarafından hazırlanan Sultan Galiyev kitabı, Rusya İmparatorluğu’nun yıkılışını takip eden ve Sovyetler Birliği’nin şekillendiği son derece çalkantılı bir tarihî dönemde, Türk ve Müslüman halkların kaderine müdâhil olmaya çalışan önemli ama trajik bir kişiliği merkeze alıyor. 20. yüzyılın başında yaşanan büyük siyasî kırılmaların ortasında ortaya çıkan Sultan Galiyev, uzun yıllar boyunca hem siyasî hem de ideolojik sebeplerle görmezden gelinmiş, hatta bilinçli olarak tarihin kenarına itilmiş bir şahsiyettir. Poyraz’ın bu çalışması, Galiyev’i yeniden düşünce dünyamızın merkezine taşımayı hedeflemesi bakımından dikkat çekicidir. Bu sayede Sultan Galiyev, Türk düşünce dünyasında hak ettiği yere bir adım daha yaklaşmakta; yalnızca geçmişin değil, bugünün de tartışmalarına seslenen bir kişilik olarak yeniden değerlendirilmektedir.

Poyraz’ın kitabı, Sultan Galiyev’i yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak ele almakla yetinmez. Onu aynı zamanda sömürgecilik, emperyalizm ve Doğu-Batı münasebetleri üzerine bugün dahi düşünmeye değer fikirler üretmiş özgün bir düşünür olarak konumlandırır. Bu yaklaşım, Galiyev’i donmuş bir tarih karakter olmaktan çıkararak, düşünceleriyle günümüze temas eden canlı bir entelektüel hâline getirir.

Kitap, klasik bir biyografi anlatısının ötesine geçerek Sultan Galiyev’in fikirlerini doğduğu tarihî şartlar içinde ele alır. Sovyetler Birliği’nin kuruluş sürecinde yaşanan ideolojik gerilimler, millî meseleler ve merkezîleşme münazaraları, Galiyev’in fikrî mücadelesinin arka plânını oluşturan temel faktörler olarak titizlikle işlenmektedir. Özellikle Galiyev’in tasfiye edilmeden önceki yılları ve bu süreçte yürüttüğü ideolojik mücadele, uzun süre kapalı kalmış bir dönemi aydınlatır nitelikte sunulur. Bu yönüyle eser, yalnızca bir hayat hikâyesi anlatmaz; aynı zamanda bir dönemin zihniyet dünyasını da okuyucuya açar.

Bu yaklaşım, Sovyet tarih anlayışının ortaya çıkardığı “sapma” ya da “hain” tasvirlerini geride bırakarak, Sultan Galiyev’i kendi fikrî bütünlüğü içinde değerlendirme imkânı sunar. Galiyev’in fikirleri, baskıcı bir resmî anlatının gölgesinden kurtarılarak, kendi iç tutarlılığı ve hedefleri doğrultusunda ele alınır.

Mehmet Poyraz’ın çalışmasının önemli bir yönü, Sultan Galiyev’in kendi metinlerine ve yazılı literatüre özel bir dikkat göstermesidir. “Müslümanlar Arasında Din Karşıtı Propaganda Yöntemleri” gibi metinler üzerinden yapılan okumalar, Galiyev’in Bolşevik ideolojiyi ezberci bir biçimde benimsemediğini açıkça ortaya koyar. Aksine, Galiyev’in bu ideolojiyi kendi kültürel, toplumsal ve tarihî gerçekliği içinde yeniden yorumladığı görülür. Bu durum, onun düşüncesinin neden klasik Marksist kalıplara sığmadığını da açıklamaktadır.

Bu sayede Galiyev, soyut bir ideolog olmaktan çıkarak, yaşadığı toplumun problemlerine çözüm arayan pratik bir düşünür olarak karşımıza çıkar. Onun fikirleri, yalnızca teorik tartışmaların değil, somut siyasî ve toplumsal problemlerin mahsûlüdür.

Kitabın merkezinde yer alan “Millî Komünizm” kavramı, Sultan Galiyev’in fikrî özgünlüğünü en iyi yansıtan başlıklardan biri olarak ele alınır. Poyraz, bu fikrin hangi tarihî ve siyasî şartlarda ortaya çıktığını, neden bir ihtiyaç hâline geldiğini ve nasıl şekillendiğini anlaşılır ve tutarlı bir bütünlük içinde nakleder. Millî Komünizm, Galiyev’in Batı merkezli Marksist yorumlara karşı geliştirdiği alternatif bir yol arayışının ifadesidir.

Galiyev’in yalnızca Batı emperyalizmine değil, Sovyet sistemi içinde beliren Büyük Rus merkezli eğilimlere de eleştirel yaklaşımı, kitabın en güçlü vurgularından biridir. Türk ve Müslüman halkların merkezî bir yapı içinde erimesine karşı geliştirilen muhtarlık yani özerklik ve adâlet merkezli tavsiyeler, onun ne kadar erken bir dönemde alternatif bir siyasî yol aradığını açıkça göstermektedir. Bu yönüyle Sultan Galiyev, yalnızca bir Tatar Türkü aydını değil; Asya ve sömürge altındaki halklar için Batı’dan bağımsız bir kurtuluş yolu düşünen lider bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kitabın dikkat çekici yanlarından biri de Sultan Galiyev’in fikirlerinin Sovyet coğrafyasıyla sınırlı kalmadığını göstermesidir. Poyraz, Türkiye’nin kuruluş yıllarında Galiyev’in düşüncelerinin bazı askerî ve siyasî çevreler tarafından yakından takip edildiğine işaret eden önemli bağlantılara yer verir. Enver Paşa ve Mustafa Kemal Paşa gibi isimlerin Galiyev’in faaliyetlerinden haberdar olduğuna dair ifadeler, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki ideolojik ve dış politika arayışlarını anlamak açısından yeni düşünme alanları açar.

Mehmet Poyraz’ın sade ve akıcı üslûbu, kitabın geniş bir okur kitlesi için ulaşılabilir olmasını sağlar. Karmaşık ideolojik tartışmalar akademik ağırlığa boğulmadan anlatılır; okuyucu Sultan Galiyev’in fikir dünyasına zorlanmadan dâhil olabilir. Aynı zamanda eser, okurda yalnızca bilgi edinme değil, düşünme ve sorgulama isteği de uyandırır.

Sonuç olarak Mehmet Poyraz’ın Sultan Galiyev kitabı, uzun yıllar bastırılmış ve gölgede bırakılmış bir düşünürü, titiz bir araştırma ve tutarlı bir anlatımla yeniden gündeme taşıyan son derece değerli bir çalışmadır. Sultan Galiyev’in sömürgeciliğe karşı geliştirdiği millî ve yerli komünizm arayışı, bu kitap sayesinde daha geniş bir okur kitlesiyle buluşmaktadır. Eser, yalnızca bir tarih anlatısı değil; geçmişten bugüne uzanan fikrî bir çağrı niteliği taşır. Bu yönüyle Sultan Galiyev, siyaset, ideoloji ve düşünce tarihiyle ilgilenen herkes için edebiyat ve fikir dünyasında yer almayı fazlasıyla hak eden güçlü bir yorum yazısıdır.

Kaynakça:

Poyraz, Mehmet. Sultan Galiyev. İstanbul: Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık, 2022.