Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Kazakistan’da kazınan Kazak

Kazak denildiğinde dilimizde genellikle üç anlam akla gelir. Bu üç

Kazak denildiğinde dilimizde genellikle üç anlam akla gelir. Bu üç anlamın sık kullanılıp kullanılmadığı kişiden kişiye değişebilir. Yani kimi için bilhassa kış günleri üste giyilen üst giysisi kimi için Türki topluluklardan Kazaklar kimi içinse sert tavırlı erkek anlamları öncelikli olabilir.

Kazak kelimesinin yukarıda bahsedilen anlamlarının dışında başka anlamları da söz konusudur. Ancak bahsi geçen anlamlarından başlayarak adım adım ilerleyelim. Türk Dil Kurumu (TDK), kazak kelimesinin ilk anlamı olarak “Baştan geçirilerek giyilen, uzun kollu, örme üst giysisi.” tanımını kullanmış. Yakın anlama gelecek biçimde ikinci manasında ise “Jokeylerin giydiği, göz alıcı renklerde bir ceket türü.” tanımında bulunulmuş. [1]

Kıyafet başlığından çıktıktan sonra ayrı bir anlam başlığında haricen yeni bir kazak tanımıyla karşılaşıyoruz. Bu ikinci başlığın ilk tanımında sözcük şu şekilde anlamlandırılıyor: “Rusya’da ve İran’da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker.”

Sözcük, “Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı.” anlamında da kullanılıyor.[2] TDK Sözlüğüne göre, bu dört anlamın hepsinde de arkasından alacağı sesli harfle başlayan eklerde sondaki -k harfi, yumuşak g (ğ) harfine dönüşüyor. Tek tek tüm anlamlarda emsal verelim: ‘Bugün kırmızı kazağını giymiş, koşuda eflatun ve turuncu renkli kazağıyla yarıştı, Türkmen, Kırgız, Tatar, Moskov Kazağı [3], Bu memleket senin gibi kazağını görmedi’

Sesli Ek Aldığında Değişmeyen -K Harfi

TDK’nin üçüncü tanımında da yine iki ayrı başlık bulunuyor. Bunlar ise sesli ek aldığında – k harfi olarak kalıyor. Bu tanımlardan ilki “Kazakistan Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.”; ikincisi ise “Güney Rusya’da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse.” Görüldüğü üzere her ikisi de özel isim manasında kullanılıyor. “Kazak’ın yaptığı iş sağlam olur örneğindeki gibi arkaya sesli harfle başlayan ek aldığında sondaki -k harfi aynı şekilde kalıyor. Buradan da bir özel addan bahsedildiği anlaşılıyor. Hangi Kazak topluluğundan bahsedildiği de artık yazının gelişinden ve gidişinden tahmin edilebilir.

Kazak Sözcüğünün Kökeni

Acaba bu sözcüklerin hepsinin birbiriyle bağlantısı bulunuyor mu? Tek bir kaynaktan yola çıkıp birçok farklı anlama evrilerek çoğalmış olabilir mi? Bu konuda mantık yürütmenin zararı olmaz.

Nişanyan Sözlük, sözcüğün ilk anlamını ‘Başı tıraşlı’ olarak tanımlıyor. Onun bu manadaki dayandığı kaynaklardan biri Ahmet Vefik Paşa’nın Lehce-i Osmani adlı eseridir. İkinci tanımda ise ‘Başıboş, avare, akıncı; özellikle Avrasya steplerinde Tatar akıncı’ açıklaması söz konusu.[4]

Başı tıraşlının kökü, günümüzde Anadolu Türkçesi’nde de kullanılan kaz-mak, kaz-ı-mak fiiline dayanıyor. Kazı fiilinin başı kazınmış anlamında kaz-ak sözcüğüne dönüştüğü görülüyor. Kazak sözcüğündeki -ak ekinin yapım eki olduğu bu kapsamda dudak, batak, korkak, oturak, yatak, elek vb. Türkçe menşeli birçok sözcük vardır. Başı tıraşlı olan akıncıların sert yapıda olması, onların kazak erkek olarak anılmasına neden olmuş.

Kazak Yurdu Kazakistan

Bu kazak erkekler, Avrasya bozkırlarına doğru akınlarda bulunduklarından dolayı hem çıktıkları Uzak Asya’da hem de yayıldıkları Ural Dağları (Avrasya) mıntıkalarında nam saldılar. İşte bu nam, bugün Asya’da en büyük yüzölçümüne sahip Türk devleti olan coğrafyaya adlarını vermesine de sebeptir. Kazakistan’a isimlerini vererek büyük bir alana hükmettiler.

Slav Kazaklar

Yukarıdaki kazak tanımlardan biri de “Güney Rusya’da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse.” açıklamasıydı. Bu tanıma göre saçı kazılı (kazak) olanlardan isimlerini alma ihtimali yüksek. Hemen yanı başındaki Ural Dağlarını da içine alan Avrasya coğrafyasına da yayılım alanı bularak isimlerini Slav kökenli Ruslara geçirdiler.

Bahse konu Slav topluluğun Rus ve Ukrayna karışımı olduğu rivayet ediliyor. [5] [6] Tolstoy’un Kazaklar adlı romanı, bu topluluğu anlatır. Rus Kazak ordusu adı altında, bilhassa hudutların savunmasını yapan Rus birlikleri de söz konusuydu.

İran Kazak Tugayı

Rus Kazak birliklerini örnek alan İran’daki Kaçar Hanedanlığı, 1879’da İran Kazak Tugayı adlı bir birlik oluşturmuştur. Bu tugay, İran’da meşrutiyetin oluşumuna ve 1925-1979 arasında hüküm süren Pehlevi Hanedanlığının kuruluşunda önemli rol oynamıştır. 1920’ye dek Rusların kontrolünde olan söz konusu birlik, bu yıldan itibaren Pehlevi Hanedanlığının da kurucusu olan Albay Rıza Han’ın [7] kontrolüne geçecektir.

Fransızca Casaque[8]

Sözcüğün giysi anlamında kullanımı da yüksek olasılıkla sınırdaki Rus Kazak birliklerinin giydikleri üst üniforma ile ilintili. Bu kıyafetin ismi, Rusya’nın Batı ve Kuzeybatı sınırları aracılığıyla Avrupa’ya geçti.

Süreç içerisinde de Fransızca üzerinden yayılım alanı buldu. Kelimenin Fransızcası casaque, İtalyancası casacca biçiminde yazılıyor. Bu anlamıyla birçok farklı dile geçen kelimenin dilimizdeki anlamlarından biri de bahse konu kıyafet oluyor. Bu mana, jokey giysisi anlamına doğru da genişleme göstermiştir.

Azerbaycan’daki Kullanımı

Günümüzde Azerbaycan’da Kazak adlı bir şehir de bulunmaktadır. Yine bu şehrin bulunduğu rayon[9] adı verilen idari birime de Kazak adı verilmiştir. Şüphesiz bunda sözcüğün hem Türkçe olmasının hem de Azerbaycan’ın geçmişte Rus toprağı olmasının etkileri söz konudur.

DİPNOTLAR:

[1] Türk Dil Kurumu İnternet Sözlüğü, 17 Ekim 2025, link: https://sozluk.gov.tr/?ara=KAZAK

[2] A.g.e, 17 Ekim 2025, link: https://sozluk.gov.tr/?ara=KAZAK

[3] Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki (Tıpkıbasım), Haz, Paşa Yavuzarslan, TDK Yay., Ankara 2023, s. 620.

[4] Nişanyan Sözlük, Ahmed Vefik Paşa’nın, Lehce-i Osmani (1876) adlı sözlüğüne atıfta bulunarak Türkiye Türkçesi kullanımını “Kazılmış yani kazınmış, tıraş olmuş, yülük. Her ulusun sipahiliğe ve gezginciliğe çıkanı.” tanımıyla nakleder.

[5] Vikipedi, Kazaklar (Slav) md., link: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kazaklar_(Slav)

[6] Ukrayna İnternet Ansiklopedisi adlı sitede Ukrayna Kazakları için şu bilgi veriliyor: “Kazak (Ukraynaca: козак; kozak) ismi, toplumda kendine uygun bir yer bulamayıp bozkırlara giden ve orada hiçbir otorite tanımayan kişi anlamına gelen Türkçe kazak (özgür adam) kelimesinden türemiştir. Avrupa kaynaklarında terim ilk olarak 13. yüzyılın ortalarında bir Kuman dili sözlüğünde ortaya çıkar. Ayrıca Bizans kaynaklarında ve İtalyan şehirlerinin Karadeniz kıyısındaki kolonilerine gönderdikleri talimatlarda da bulunur; burada sınır bölgelerinde askerlik hizmeti yapan ve bozkır yollarında seyahat eden ticaret kervanlarını koruyan silahlı erkekler için kullanılır. 15. yüzyılın sonlarına doğru isim daha geniş bir anlam kazandı ve avcılık, balıkçılık, arıcılık, tuz ve güherçile toplama vb. çeşitli ticaretlerle uğraşmak için bozkırlara giden Ukraynalılar için kullanılır oldu.  (Not: İnternet çevirisidir) Link: https://www.encyclopediaofukraine.com/display.asp?linkPath=pages\C\O\Cossacks.htm

[7] Pehlevi Hanedanlığını kurduktan sonra Şah unvanını kullanmaya başladığından daha çok Şah Rıza Pehlevi adıyla bilinir.

[8] Fr. Casaque, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü Çalışma Grubu, Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü (Tıpkıbasım), TDK Yayınları, Ankara 2019, s.680.

[9] Rayon: Sovyetler Birliği (SSCB) döneminden gelen bir idari birim. Oblast adı verilen eyaletin küçüğü, şehrin ise büyüğü olarak adlandırılabilir. Azerbaycan’daki uygulaması baz alınırsa ilçe seviyesinde bir idari birim denilebilir.