Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Dursun Ali Tökel’den Tanpınarca – Tanpınar’ın İmgeleri çıktı

Dursun Ali Tökel, 13 yıldır emek verdiği Tanpınarca – Tanpınar’ın İmgeleri kitabıyla okurun karşısına çıktı

Dursun Ali Tökel, 13 yıldır emek verdiği Tanpınarca - Tanpınar’ın

Akademisyen yazar Dursun Ali Tökel’in yeni kitabı Tanpınarca – Tanpınar’ın İmgeleri kitabı çıktı. Kitap, Kasım ayının sonundan itibaren raflardaki yerini aldı.

Şule Yayınları tarafından neşredilen kitap 215 sayfadan oluşuyor.

Kitabı, X hesabından duyuran Tökel, esere dair duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Yeni kitabımız “Tanpınarca” gün yüzünde. 13 yıllık yolcu geldi. Tanpınar, hiç bir sanatkarda olmadığı kadar imgelere meftun ve hayran idi. Onun olağanüstü ve sıra dışı imgeleri daima dikkatimi çekmişti, hep bunu bir kitap olarak yazmak düşündeydim. Şimdi okuyucuya emanet.”

Dursun Ali Tökel Kimdir?

1962 Samsun doğumlu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’den mezun olduktan sonra 5 yıl çeşitli ortaokul ve liselerde öğretmenlik yaptı. 1992’de Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1994’de yüksek lisansı,1998’de doktorayı bitirdi. 27 çalıştıktan sonra 2015’te emekli oldu. Aynı yıl Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi (Yrd.Doç.) olarak göreve başladı. Halen aynı üniversitede çalışmaya devam ediyor.

Kitapları

Tanpınarca – Tanpınar’ın İmgeleri

Ta-ha 121

Divan Şairi Diyor ki

Divan Şairi de Okur’du

Sizin Ömrünüz Kaç Saniye ?

Divan Şiirinde Mitolojik Unsurlar Şahıslar Mitolojisi

Divan Şiirinde Şahıslar Mitolojisi

Divan Şiirinde Harf Simgeciliği

Deneysel Edebiyat Yönüyle Divan Şiiri

Ramazan Biraz da

Kitabın tanıtım bülteninden; 

“Tanpınarı en iyi ifade edecek kelimelerden birinin arafta veya kendi benzetmesiyle eşikte olduğuna inanıyorum. O, araftaki kişidir, o çok çok sevdiği Eşik şiirindeki, yani eşikteki kişidir. Hayatı boyu hiçbir içeri girememiştir. Hep eşikte olmayı, eşikte durmayı, eşikte izlemeyi yeğlemiştir. Ona hangi sıfatı yakıştırsak, bir başka sıfatı onu muhakkak törpüleyecektir. Bu yüzden onunla ilgili bir yazı yazmış ve adını da Ahmet Hangi Tanpınar koymuştum. Evet, o kendisinden bahsedilecekse Hangi Tanpınar başlığıyla bahsedilmesi gereken kişidir. Onun bu iki Tanpınarlığı, kendisi yaşarken de dikkat çekilen hususlardan biridir: “İki Hamdi vardı… Birinde şair, ötekisinde muhakemeciydi. Bu iki Hamdi sanki ruhla beden gibi yan yana yaşar, birbiriyle dövüşür, bir türlü ahenge girmezdi.”
Bu çalışmamızın, özelde Tanpınar’ın zihin ve imge dünyasına; genelde ise bir sanatkârın zihninin nasıl işlediğine ışık tutacağına inanıyorum. Burada biz Tanpınar’ın imgeler sözlüğünü yapmaya çalıştık.
Bu eser aracılığıyla onu anlamaya ve anlatmaya ve bu vesileyle de dil, kültür ve edebiyatımıza bir nebze de olsa katkıda bulun-maya muvaffak olmuşsam kendimi bahtiyar sayacağım.”