Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Tevfik Fikret Hasta Çocuk şiiri

Tevfik Fikret’in “Hasta Çocuk” adlı eseri, şairin manzum (şiir) hikaye türünde ele aldığı şiirlerindendir.

Tevfik Fikret'in "Hasta Çocuk" adlı eseri, şairin manzum (şiir) hikaye

Tevfik Fikret’in “Hasta Çocuk” adlı eseri, şairin manzum (şiir) hikaye türünde ele aldığı şiirlerindendir.

Şiir, hasta bir çocuğun yatağı başındaki endişeli annediyle arasındaki diyalogları aktarıyor.

Hasta Çocuk, manzum hikaye (şiir şeklinde yazılmış hikaye) örneğidir. Şair, aruz ölçüsünü kullanmıştır.

Devrinin sosyal gerçekliklerine ve yoksulluk sorunlarına ışık tutar.

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un  “Hasta” isimli manzum hikayesi ile karşılaştırılır.

Hasta Çocuk

— Bugün biraz daha rahattı, çok şükür…
— Elbet,
Geçer, bu korkulacak bir şey değil.
— Fakat nevbet
Zavallı yavrucuğun hâlini harab ediyor:

Vücudu âteş içinde, dalıp dalıp gidiyor.
İlaçların da mı tesiri kalmamış acaba?
Sekiz gün oldu…
— Merak etmeyin hanım, hummâ…
— Hayır, Hudâ’ya emanet, neden merak edeyim?
Fakat kuzum, ne kadar olsa ben de vâlideyim!
Sekiz gün oldu, hararet devam edip duruyor.
Bakın, nabızları biçarenin nasıl vuruyor.
Sarardı, korkuyor insan bakınca ellerine.
— Üzülmeyin siz efendim, gelir çabuk yerine;
Çocuktur o…
— Gece pek çok sayıklıyor.
— Ne zarar!
— İlaç verir misiniz?
— İstemez…
Kadın ağlar.
Zavallı anne şu bir tek hediyye-i ömrün
Saadetiyle garik-i sürur iken daha dün,
Bugün başında nigehbân-ı pür-teessürdür.
Mezar gibi oda samt ü sükun ile pürdür.
Nedir iniltisi hâriçte bâd-ı sermânın?
Bükâsı hastaya âit midir şu bârânın?
Teesürât-ı beşerden gelir mi dehre melâl?
“Zehi tasavvur-ı bâtıl, zehî hayal-i muhâl”
— Ninem…
— Ne var güzelim?
— Kaldırın şu perdeleri;
Kefen midir nedir onlar?
Yine sudâ-ı seri
Yatakta hastayı çıldırtıyor, sayıklatıyor;
Kadın bu sözleri duydukça ağlayıp yatıyor.
Zavallı annecik ümmid ü bim içinde tebâh
Önünde gözlerinin bir yığın türâb-ı siyâh;
Görür o toprağa üftâde nûr-ı didesini,
Mezar iniltisidir zanneder boğuk sesini
Kılar yetimi için hâlikından istimdâd,
Yetimeler gibi eyler için için feryâd
Bu dul kadın bir o mahsul-i ömr için yaşıyor;
Onun kemâline ait ümitler taşıyor.

— Ninem!
— Nedir meleğim?
— Ağlıyor çocuklar, bak…
Bırak, bırak beni arsız çocuk!.. Ninem, toprak!

— Sayıklıyor yine Yarabbi sen esirge bizi;
Bağışla yavrumu, onsuz bırakma lânemizi!

Zavallı anne soluk bir likaa-yi şefkattir;
Bugün sekiz gün, o mehcûr-ı hâb ü rahattır
Yegane şevk- fuâdı yatakta bî-dermân,
Onun ümid-i halâsıyle ruhu pür-helecan
Tutup hayalini âgûş-ı iktirâbında
Gezer bütün gece etraf-ı câmehâbında
Bu kim bilir ne kadar böyle berdevâm olacak,
O yaşlı gözlerine uykular haram olacak;
Çocuk açılmayacak belki uykusundan hiç…

— Sakın hanım, bu fena hissi etmeyin terviç;
Bakın, hava ne güzel açtı, incilâ buldu;
Deminki velvele, şiddet sükûnpezir oldu
Bulur, çocuk da şifâlar, olursunuz mesrûr;
Hüda büyüktür, eder mâtemi mübeddel-i sûr…

Çocuk, o şimdi kavî bir civan fakat mâder,
Zavallı, üstüne hâlâ çocuk gibi titrer.