Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya

Yazarlar Akademisi Necmettin Evci’yi konuk etti

Başkanlığını Mehmet Sait Uluçay’ın üstlendiği Yazarlar Akademisi, bu hafta yazar Necmettin Evci’yi ağırladı.

Başkanlığını Mehmet Sait Uluçay'ın üstlendiği Yazarlar Akademisi, bu hafta yazar

Başkanlığını Mehmet Sait Uluçay’ın üstlendiği Yazarlar Akademisi, bu hafta yazar Necmettin Evci’yi ağırladı.

“Filozoflar, Aydınlar ve Soytarılar” konulu etkinliğe ilginin yoğun olması dikkat çekti.

Program, Mehmet Sait Uluçay’ın Yazarlar Akademisi’ni kuruluş amacını açıklamasıyla başladı. Uluçay, amaçlarının bilgiye aç insanları bu çatı altında, beraberlik duygusu içerisinde birleştirmek olduğunu belirtti.

HAREKETİMİZİ BİRİLERİNİN SÖZÜYLE DURDURAMAYIZ

Uluçay’ın takdiminden sonra sözü alan Necmettin Evci, konuşmasına “İyilik bizim için vazgeçilmez var oluşumuzdur.” cümlesiyle başladı. Evci, “Özgür eleştiriyi diri tutmak için hareketimizi birilerinin sözü ile durduramayız dedik. ‘Benim sözümle bu insanların hakikat arayışı duracak’ gibi bir yaklaşımla olmayacağını anlamadılar. Bizi buraya getiren hakikat bu varoluştur.” ifadeleriyle konuşmasını sürdürdü.

BİLGİYİ MERKEZE ALMAK, HAKİKATİ MERKEZE ALMAKTIR

Evci, konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi:

Bilgiyi merkeze alarak yaşamak, ahlakı ve hakikati merkeze almaktır. Çünkü bilgiyi merkeze alan, bilgiyle yaşayanlar ahlaklı insanlardır. ‘Ben bunu biliyorum ama yine de yapıyorum’ demek sahteciliktir. Onun için Kur’an bize’hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’ der. Dünyanın her yerinde bilgiye sahip olan belirleyici olmuştur. Bilgi, kaynağın sebebidir.

KENDİNİ YALANLAYAN DOĞRU

Her çağın kendine göre bilgisi vardır.
Aristo, kendi döneminin bilgisine sahiptir. Ardından Galilei geldi, kendi bilgisini sundu. Sonra Newton, yer çekimi yasasını keşfetti. Daha sonra Einstein geldi onu yalanladı. Kendi kendini yalanlayan doğruya saygı duyuyorum. Yanlış olabileceğini bilen doğruya saygı duyulur.

FİLOZOF, NİÇİN FİLOZOFTUR?

Hayatın hakikatini bilen adama sofos (Sophos) denir. Felsefe, hakikati sevmektir. Buradaki bilgi hakikattir. Hakikati seven, anlamaya çalışan insan inanır. Filozof kendisi için anlayacaktır. Senin için değil. Ben, senin için anlayamam.

Bilgiye karşı ahlaki durumu olan kişi, bilen kişidir. Şimdi o dönem geçti. Artık bilgi her yerde. Filozoflar çok bildiğinden değil, ahlaki yaşamaya çalıştıkları için filozoftur. Bilgiyi nefsinin aracı yapmıyorlar. Dolayısıyla anlamaktan başka amaç gütmez. Hiçbir zaman bilgi, para ile satılmaz. Bilgi, parayla satıldığında o bilgi olmaz. Bilim adamı da filozofu da bu ahlaktadır.

SOFOS İLE SOFİSTİN FARKI

Daha sonra bilgiyi satan bir grup çıkar, bu grup sofistlerdir. Satmayanlar ise sofoslardır. İşte entelektüel kesimin ilk kesimi sofistlerdir. Bilgiyi ranta çevirme işi, bugün için normal görünse de o dönem için yadırganmıştır.

Filozoflar, hakikatin peşinde koştuğunda hakkı söyler. Dolayısıyla birçok iktidar, filozoflara baskı uygulamıştır.

ENTELEKTÜELİN KULLANIMININ YAYGINLAŞMASI

Entelektüel, iki menşei olan bir kelimedir. Birincisi Rusya’da 19. yüzyılın ilk yarısında, okumuş fakat bir iş yapmayan kesimi ifade etmek için kullanıldı.

İkincisi ise 1890’larda Fransa’da meydana gelen bir dava neticesinde ortaya çıkıyor. Bir Yahudi kökenli yüzbaşı olan Dreyfus, Fransa ordusunda yargılanıyor. Kavram, Yüzbaşı Dreyfus’a itham edilen bir suç sonucunda yaygınlaşıyor. Sonrasında haksızca suçlandığını ileri süren yazarlar, bu durumu eleştiriyor. O dönemde bir araya gelen bahse konu yazarlar, Dreyfus’a iftira atıldığını ifade eden açıklamalarda bulunuyor. Bu gruba entelektüel deniyor. Yani entelektüel, kendi görüşünü açıkça savunan demektir.

ŞEHİRDE AVANGART BİR SINIF GÜÇLENİYOR

19.yüzyılda Hristiyanlıkta tanrıyı anlama girişimleri başladı. Entelektüelin skolastik filozoflarından farkı budur. İşte bu kiliseden bağımsız gruba avangart, yani entelektüel denildi. Bu grup, şehirde denetlenemez bir konuma geliyor. Böylece kiliseyle savaşan laik, modern, seküler bir yapı oluşuyor.

Buradan hakikati görmeye çalışan değil, bunu dünyevi bir çıkar için kullanan bir grup oluşmuştur.

ENTELEKTÜEL, İNSANIN HAKİKATE YABANCILAŞTIRILMASI İLE ORTAYA ÇIKIYOR

Sonuç itibariyle ulus devlet, o bölgede milletlere göre bir kültür oluşmuştur. Aslına bakarsanız entelektüel, insanın bilgiye, hakikate yabancılaştırılması ile ortaya çıkan bir kavramdır. Karl Marx, “Filozofun görevi hakikati anlamaktır. Entelektüelin görevi ise değiştirmektir” der. Neyi değiştirmek? Hakikati değiştirmek. “Bu değişim; bilgiyle, kültürle olmuyorsa terörle (Zor/şiddet) olur.” diyor. Ama görüyoruz ki bunun hakikatle alakası yok.

SOFOSTAN SOYTARILIĞA UZANAN YOL

Evci, konuşmasını ünlü Fransız yazar Roland Barthes’te atıfta bulunarak sona erdirdi: “Roland Barthes, her şeyin tarihi vardır. Soytarılığın da tarihi vardır.” der.

Soytarılık, entelektüeller ortaya çıkınca bitti. Dolayısıyla entelektüel dünyaya, hakikate yabancıdır.

NECMETTİN EVCİ KİMDİR?

Necmettin Evci, 1961’de Malatya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü bitirdi. Sanat felsefesi alanında yüksek lisans çalışması sebebiyle Hacettepe Sosyoloji öğrenciliğini yarıda bıraktı.

Sanat ve düşünce faaliyetlerine ilgisi daha lise yıllarında başladı. Ciddi sayılacak ilk yazıları, üniversitede bir grup arkadaşıyla çıkardıkları Güldeste Sanat Edebiyat Dergisi’nde yayınlandı. Öykü, deneme ve makaleleri; Kriter, Güldeste, Kelime, Varide, Harman, Kardelen, Metafor, Anadolu Gençlik, Son İstasyon, Ezcümle, Ay Vakti, Dil ve Edebiyat, Notlar dergilerinde yayınlandı.

TBMM’de danışman olarak çalıştı. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Ankara Şube Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Ankara’da bir üniversitede sanat felsefesi dersleri verdi. “Yaşamak Öldürür Beni” adlı eseri, TYB’nin 2012 yılı deneme ödülünü aldı. Değer ve denklemi değişen dünyada Türkiye’nin yeni siyasi güzergahı ve yeniden konumlanması gereği üzerinde yoğunlaşan “Türkiye’yi Yeniden Keşfetmek” adlı kitabı yanında “Yarım Kalan” isimli bir de öykü kitabı bulunuyor.

Ankara’da ikamet etmekte ve Eğitimciler Birliği Sendikası Genel Başkan danışmanlığı yapıyor. Evli, üç çocuk babasıdır.

ankaraedebiyat.com.tr