Jean Louis Fournier’in yaşlılığı anlattığı Son Siyah Saçım ve İhtiyar Delikanlılara Bazı Öğütler adlı kitabı, Türkçe’ye Yapı Kredi Yayınları (YKY) tarafından çevrilen anlatı türünde bir eser. Kitabı Türkçe’ye Billur Köker çevirmiş. Kitap halen yaşayan, 2026 itibariyle 88 yaşında olan Fournier’in yaşlılıkla ilgili görüş, söz ve özdeyişlerinden oluşuyor.
1938 doğumlu Jean Louis Fournier, Fransız bir yazar ve komedyen. Bahse konu kitap, 2006 yılında yani Fournier 68 yaşındayken yayınlanmış. 2012’de de Türk okurla buluşmuş.
Kitabın Baskısına Eleştiri
Kitabın okurda oluşturacağı bir hayal kırıklığıyla başlamak istiyorum. Daha doğrusu yayıncıyla ilgili bir hayal kırıklığı bu. Aşağı yukarı 40-50 sayfaya sığdırılacak kitap, 220 sayfa olarak basılmış. Bunun YKY’den kaynaklanmadığını, Fransızca baskısının böyle olduğunu tahmin ederek araştırmaya koyuldum. Gerçekten de Fransızca temel baskısında bu şekilde olduğunu öğrendim. Orijinal yayıncısı Éditions Anne Carrière de yazarın bu tercihine karışmamış, ülkemizde ise YKY de özgün baskıya sadık kalmış.
Fragmanter Anlatı/Aforizmik Üslup
Yapay zekaya, daha az sayfa sayısıyla basılabilecekken 4-5 katı sayfayla basılmasını sordum. Edebi bir tarz anlamında böyle bir tarzın olduğunu, dünya edebiyatında buna fragmanter (parçalı) anlatı veya aforizmik üslup dendiğini ifade etti. Boş sayfalar ve tek cümlelik sayfalardaki boşluklar da yazarının vermek istediği mesajlar arasında yer alıyormuş. O boşluklar; ihtiyarlıktan kaynaklanan yavaşlığı, durup düşünme anlarını, “Ben diyeceğimi dedim, artık bu görüşün üstüne sen düşün” görüşünü ve yaşama karşı takındığı alaycı ve minimalist tavrın görsel yansımasını anlatıyormuş.

Mizah ve Yaşlılığın Gerçekliği
Kitap, hayatın kaçınılmaz gerçeği olan yaşlılık üzerine görüşleri içeriyor. Yazar bunu yaparken mizahın acımasızlığından da faydalanıyor. Mizahta başarılı olduğunu düşünüyorum. Onun ironiye vurarak anlattığı yaşlılık, gerçekten de kapıya konacak bir şey değil sanki.
Kitabı okurken Hz. Resulullah’ın şu hadisi aklıma geldi: “Ey Allah’ın kulları! Tedavi olun, çünkü Allah, yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifa veya deva yaratmıştır. Ancak bir dert müstesna; o da ihtiyarlıktır.” (Tirmizî, Tıb 2; Ebû Dâvud, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1; Ahmed bin Hanbel, III/156)
Yine yazarın “Asla ‘Ben elli yaşındayım’ demeyin, hep ‘49,99’ deyin önerisi de geçmişte teşrik-i mesaimin olduğu İbrahim abinin tavsiyesini hatırlattı. “Ne yapın edin, sakın 40 yaşını geçmeyin gençler.” derdi. Dinlemedik İbrahim abinin nasihatini. Allah’ın verdiği izinle 40’ın üstüne birer birer koyarak gidiyoruz.
İnsan İhtiyarladığının Nasıl Farkına Varır?
Fournier, kitabın aralarında insanın yaşlandığının farkına nasıl varacağına dair yine mizahla karışık gerçekleri şu sözlerle ifade ediyor:
İnsan ihtiyarladığının nasıl farkına varır biliyor musunuz?
-Bronzlaştığında bile güzelleşmez
-“Artık gazeteler daha küçük harflerle basılıyor” demeye başladığında
-“Polis memurları gittikçe gençleşiyor” demeye başladığı zaman
-“Tiyatroda oyuncular artık gittikçe daha kısık sesle konuşuyorlar” demeye başladığı zaman
-“Toprak gittikçe daha yakında görünüyor” demeye başladığı zaman
-“Merdiven basamaklarını daha mı yüksek yapıyorlar acaba” diye kendisine sormaya başladığı zaman
-“Kendimi hiç bu kadar genç hissetmemiştim” dediği zaman


