<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>talip ışık &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<atom:link href="https://ankaraedebiyat.com.tr/tag/talip-isik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<description>Edebiyat ve kültür sanat haberleri...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 13:23:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/ankara-edebiyat-site-logo-001-150x150.jpg</url>
	<title>talip ışık &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ankara Edebiyat’tan Mitosera’ya anlamlı ziyaret: Edebiyatın nabzı fuarda atıyor</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-mitoseraya-anlamli-ziyaret-edebiyatin-nabzi-fuarda-atiyor/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-mitoseraya-anlamli-ziyaret-edebiyatin-nabzi-fuarda-atiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Kitap Fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap fuarı Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet sait uluçay]]></category>
		<category><![CDATA[mitosera yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=9191</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Kitap Fuarı’nın yoğun atmosferinde bir araya gelen edebiyat dünyasının önemli isimleri, Mitosera Yayınları standında geleceğe dair projeleri ve edebiyatın yönünü konuştu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>ANKARA KİTAP FUARI’NDA KÜLTÜR BULUŞMASI</h3>
<p>Türkiye’nin kültürel birikimine önemli katkılar sunan Ankara Kitap Fuarı, bu yıl 23. kez kapılarını açarak kitapseverleri bir araya getirdi. ATO Congresium’da düzenlenen fuar, yüzlerce yayınevi ve yazarın katılımıyla başkenti adeta bir edebiyat sahnesine dönüştürdü.</p>
<p>500’ün üzerinde yayınevi, 850 yazar ve bini aşkın etkinlikle zenginleşen organizasyon, özellikle Türk Dünyası temasıyla dikkat çekiyor. Okurlar, imza günlerinden panellere uzanan geniş bir programla edebiyatın farklı yönlerini keşfetme fırsatı buluyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9161" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-02.jpeg" alt="" width="1600" height="900" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-02.jpeg 1600w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-02-400x225.jpeg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-02-540x304.jpeg 540w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<h3>MİTOSERA YAYINLARI’NDA DİKKAT ÇEKEN BULUŞMA</h3>
<p>Fuarın öne çıkan duraklarından biri de şair ve yazar Mehmet Sait Uluçay’ın yöneticiliğini üstlendiği Mitosera Yayınları oldu. Ankara Edebiyat Genel Yayın Yönetmeni Talip Işık ile Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mehmet Poyraz, yayınevini ziyaret ederek Uluçay ile bir araya geldi.</p>
<p>Gerçekleşen buluşmada, edebiyat dünyasının güncel dinamikleri üzerine samimi bir sohbet yapıldı. Uluçay, hem yürüttükleri yayıncılık faaliyetlerini hem de ilerleyen döneme dair projelerini paylaşarak edebiyat alanındaki hedeflerine ışık tuttu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9160" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-01.jpeg" alt="" width="1600" height="900" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-01.jpeg 1600w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-01-400x225.jpeg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/mitosera-yayinlari-ankara-kitap-fuari-01-540x304.jpeg 540w" sizes="(max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<h3>EDEBİYATIN GELECEĞİ KONUŞULDU</h3>
<p>Ziyaret sırasında yalnızca mevcut çalışmalar değil, aynı zamanda edebiyatın geleceğine dair fikir alışverişi de yapıldı. Yayıncılıkta yeni yaklaşımlar, genç yazarların desteklenmesi ve kültürel üretimin sürdürülebilirliği gibi başlıklar ön plana çıktı. Bu tür buluşmaların, edebiyat dünyasında ortak bir vizyon oluşturma açısından önemli olduğu vurgulandı.</p>
<h4>Ankaraedebiyat.com.tr</h4>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-mitoseraya-anlamli-ziyaret-edebiyatin-nabzi-fuarda-atiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Edebiyat ve Hece Dergisi yazarları iftar sofrasında buluştu</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyat-ve-hece-dergisi-yazarlari-iftar-sofrasinda-bulustu/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyat-ve-hece-dergisi-yazarlari-iftar-sofrasinda-bulustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 19:56:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara İftar]]></category>
		<category><![CDATA[ankara ramazan etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçek Lokantası]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek tarih derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hece dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet aycı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[ömer faruk ergezen]]></category>
		<category><![CDATA[Söğütözü]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=8838</guid>

					<description><![CDATA[Hece Dergisi ve Ankara Edebiyat yazarları Ramazan ayında Ankara’da düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Edebiyat ve yayıncılık dünyasına dair sohbetlerin yapıldığı buluşmaya önemli isimler katıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk dergiciliğinin köklü yayınlarından Hece Dergisi ile Gerçek Tarih Derneği bünyesinde dijital yayın yapan Ankara Edebiyat yazarları, Ramazan ayında düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Buluşma, edebiyat ve yayıncılık dünyasına dair samimi sohbetlere sahne oldu.</p>
<p>Ramazan ayı vesilesiyle, ‎kültür ve sanat alanında faaliyet gösteren Gerçek Tarih Kültür Sanat ve Medeniyet Araştırmaları Merkezi Derneği bünyesinde yayın hayatını sürdüren Ankara Edebiyat ile Türk dergiciliğinin önemli yayınlarından Hece Dergisi yazarları iftar sofrasında bir araya geldi.</p>
<h3>30 YILLIK DERGİCİLİK GELENEĞİ AYNI SOFRADA</h3>
<p>Hece Dergisi’nin imtiyaz sahibi Ömer Faruk Ergezen’in ev sahipliğinde düzenlenen iftar programı, Ankara Söğütözü’nde bulunan Çiçek Lokantası’nda gerçekleştirildi. Otuz yılı aşan yayın geçmişiyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinen Hece Dergisi’nin yazarları ile Ankara Edebiyat çevresi aynı sofrada buluşarak Ramazan’ın bereketini paylaştı.</p>
<h3>EDEBİYAT DÜNYASINDAN ÖNEMLİ İSİMLER KATILDI</h3>
<p>İftar programına edebiyat ve akademi dünyasından pek çok isim katıldı. Buluşmada şu isimler yer aldı:</p>
<p>Talip Işık, Mehmet Aycı, Sadık Güneş, Mehmet Poyraz, Emin Gürdamar, Prof. Dr. Mehmet Can Doğan, Müslüm Işıklar, İbrahim Eryiğit, Selçuk Azmanoğlu, Abdurrahim Zararsız, Eyüp Beyhan ve Tuğrul Arslan.</p>
<h3>İFTAR SONRASI EDEBİYAT SOHBETİ</h3>
<p>Ramazan ayının manevi ikliminde gerçekleşen programda katılımcılar, Türk edebiyatı ve dergiciliğin güncel meseleleri üzerine sohbet etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada yayıncılık faaliyetleri, edebiyat dergilerinin kültür hayatındaki yeri ve yeni projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<h4>Ankaraedebiyat.com.tr</h4>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyat-ve-hece-dergisi-yazarlari-iftar-sofrasinda-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toprağın Kalbine Vur Kazmayı / Kudüs şiiri</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/topragin-kalbine-vur-kazmayi-kudus-siiri/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/topragin-kalbine-vur-kazmayi-kudus-siiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 06:57:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık kim]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Toprağın Kalbine Vur Kazmayı]]></category>
		<category><![CDATA[Toprağın Kalbine Vur Kazmayı sözleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=8584</guid>

					<description><![CDATA[‎Ankara Edebiyat Genel Yayın Yönetmeni Şair Talip Işık'ın "Toprağın Kalbine Vur Kazmayı" şiiri bestelendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Edebiyat Genel Yayın Yönetmeni Şair Talip Işık&#8217;ın &#8220;Toprağın Kalbine Vur Kazmayı&#8221; şiiri bestelendi.<br />
‎<br />
‎90&#8217;lı yıllara damgasını vuran, dilimize pelesenk olmuş &#8220;Kara Zulüm, Haykırır Sevdam, Yeniden/Susuz bir çiçek&#8221; isimli Grup Genç tarafından icra edilen ezgilerin de söz yazarı olan Şair Talip Işık&#8217;ın, Kudüs şairi Üstad Nuri Pakdil&#8217;e ithafen kaleme aldığı &#8220;Toprağın Kalbine Vur Kazmayı&#8221; şiiri Abdullah Taşkıran&#8217;ın beste ve yorumuyla dinleyicileriyle buluştu.<br />
‎<br />
‎Graf Dijital Müzik&#8217;in yapımcılığını üstlendiği ezginin aranjörlüğünü İsmail Ergenler yaptı.</p>
<p><iframe title="Abdullah Taşkıran | Toprağın Kalbine Vur" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/RYMVCgvHNr8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎<br />
‎Yarılsın göğsüm<br />
‎Kavrulan her acıya merhem<br />
‎Unutulan her aşka yar olsun<br />
‎Yar olsun Kudüs<br />
‎<br />
‎Bir tohum bırak<br />
‎Çocuk olsun göversin<br />
‎Elleriyle büyütsün bir kadın<br />
‎<br />
‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎Adı Kudüs olsun<br />
‎<br />
‎Sen şarkını söyle<br />
‎Doru atlar sür geceye<br />
‎Küheylan bir isyan bırak toprağa<br />
‎Ölümü hapset bir kelebeğin kanadına<br />
‎<br />
‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎Alın yazın Kudüs olsun<br />
‎<br />
‎Denizi kuşat<br />
‎Nehri çevir parmaklarında<br />
‎Çıplak ayaklarınla ez toprağı<br />
‎Çatlasın sabır taşı<br />
‎<br />
‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎Miracın Kudüs olsun<br />
‎<br />
‎Bir taş da sen at<br />
‎Öfken kabarsın nehirler taşsın<br />
‎Desteyle gelsin ölüm<br />
‎Toprağa ser kurusun zulüm<br />
‎Leyla bebeği öldüren ellerin kurusun<br />
‎Kurusun İsrail<br />
‎<br />
‎Sen toprağı yırt göğü parçala<br />
‎Özgürlüğün adı Kudüs olsun<br />
‎Vuslatın adı Kudüs<br />
‎<br />
‎Sen şarkını söyle<br />
‎Doru atlar sür geceye<br />
‎Küheylan bir isyan bırak toprağa<br />
‎Ölümü hapset bir kelebeğin kanadına<br />
‎<br />
‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎Alın yazın Kudüs olsun<br />
‎<br />
‎Sen şarkını söyle<br />
‎Toprağın kalbine vur kazmayı<br />
‎Toprağın kalbine vur<br />
‎Adı Kudüs olsun</p>
<p>‎Söz: Talip IŞIK<br />
‎Beste-Yorum: Abdullah TAŞKIRAN<br />
‎Aranjör: İsmail ERGENLER</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/topragin-kalbine-vur-kazmayi-kudus-siiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekânın ürettiği metinlere karşı “insan ruhunun biricikliğini” anlatan eserler teşvik edilmeli</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/yapay-zekanin-urettigi-metinlere-karsi-insan-ruhunun-biricikligini-anlatan-eserler-tesvik-edilmeli/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/yapay-zekanin-urettigi-metinlere-karsi-insan-ruhunun-biricikligini-anlatan-eserler-tesvik-edilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ASBÜ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Musa Kazım Arıcan]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye yazarlar birliği]]></category>
		<category><![CDATA[tyb]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=8492</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan: TYB, kurulduğu günden bu yana bir “okul” vazifesi görmüştür. Biz sadece bir dernek değil, köklü bir “fikir cemiyeti”yiz. Misyonumuz Türkiye’nin entelektüel birikimini diri tutmak ve yerli-millî bir aydın duruşunu tahkim etmektir. Şehir tarihi yazarlarından kültür şûralarına kadar yaptığımız her faaliyetle, toplumsal hafızayı diri tutarak medeniyet inşasına bir tuğla koyuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ (TYB) GENEL BAŞKANI </strong><strong>PROF. DR. MUSA KAZIM ARICAN İLE SÖYLEŞİ</strong></h3>
<h3><strong>Konuşanlar: </strong>Mehmet Poyraz-Talip Işık</h3>
<p><strong>-Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanısınız. Yazma yolculuğunuz ne zaman ve nasıl başladı diye önce bu sorudan başlamak istiyoruz söyleşimize.</strong></p>
<p>Yazma yolculuğum, aslında okuma tutkumla eş zamanlı olarak, henüz öğrencilik yıllarımda başladı. Lise yıllarımda filizlenen bu merak, üniversite yıllarımda okuduğum eserlerden aldığım titiz notlarla güçlenerek devam etti. Aradan yıllar geçtikçe, heybemde biriken bu notları sürekli güncelleyerek ve derinleştirerek düşünce dünyamı inşa ettim.</p>
<p>Bu iklimi besleyen en önemli kaynaklardan biri de babamın zengin kütüphanesiydi. Seksenli yıllarda evimize düzenli olarak günlük gazeteler ve dört-beş dergi girerdi. Daha lise öğrencisi iken büyük yazar ve edebiyatçı Ahmet Mithat Efendi’nin <em>Müşahedat</em> romanını ve başka pek çok klasiği okuma imkânım oldu. Yine o yıllarda, bugün TYB’nin kurucu ve şeref başkanı olarak andığımız merhum D. Mehmet Doğan Üstadımızın <em>Batılılaşma İhaneti</em> kitabını da okudum. Bu eser hem dil ve medeniyet tasavvuruma hem de Türkiye’nin modernleşme serencamına bakışıma çok erken yaşta güçlü bir yön verdi.</p>
<p>Sadece romanlar ve kitaplar değil, gazetelerin köşe yazıları üzerinden de dönemin önemli yazar ve düşünce adamlarını, edebiyatçılarını tanıma fırsatım oldu. Böylece yazı, gündelik hayatın içinde, evimizin salonunda, gazete sayfalarında ve kitap raflarında bana sürekli kendini hatırlatan bir imkân hâline geldi. Lise yıllarımda kompozisyon dersleri en başarılı olduğum dersler arasındaydı; münazara yarışmalarında da çoğu zaman ön planda yer alırdım. Bir yandan günlük ve anı tarzı küçük yazılar kaleme alıyor, notlar tutuyor, kendime mahsus bir dil arayışını sezgisel olarak sürdürüyor; fakat bunu o günlerde “yazarlık” iddiasıyla değil, daha çok içsel bir ihtiyaçla yapıyordum.</p>
<p>Hakikat arayışı ve düşünceye olan merakım beni felsefeye yönlendirdi. Akademik kariyerim boyunca yazdığım makaleler ve kitaplar, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru inşa etme çabasıdır. Benim için yazmak; varoluşu anlamlandırma ve bu anlamı toplumla paylaşma biçimidir. TYB gibi Türkiye’nin en köklü kültür kurumlarından birinin çatısı altında bu yolculuğu sürdürmek ise şahsi kalemimi, milletin ortak hafızasıyla birleştirme imkânı tanıdı.</p>
<blockquote><p><strong>-Akademisyen kimliğinizin yanında TYB kimliğiniz nerede duruyor ve size ne tür sorumluluklar yüklüyor?</strong></p>
<p>Akademisyenlik benim için “bilgi”nin mutfağıdır; metodolojik, titiz ve teorik bir süreçtir. Ancak bu mutfakta hazırlananların toplumla buluşması, hayata değmesi ve anlam kazanması gerekir. Üniversite okumak üzere Ankara’ya geldiğimde, özellikle hafta sonları Türkiye Yazarlar Birliği’ne giderdim. O tarihlerde başlayan bu ilgi ve merak, zaman geçtikçe sadece bir alışkanlık değil, köklü bir aidiyete dönüşerek güçlendi.</p>
<p>Bugün geldiğim noktada TYB kimliğim, akademide ürettiğim bilgiyi “irfan” ve “aksiyon”la buluşturduğum yerdir. Akademi asla bir fildişi kuleye hapsolmamalıdır; TYB tam da bu noktada akademi ile sokak, teori ile pratik arasında sarsılmaz bir köprü kuruyor.</p>
<p>Gençlik yıllarımdaki o ilk adımların bugün bir sorumluluğa dönüşmüş olması, omuzlarıma Türkçemizin korunması, yazarlarımızın haklarının savunulması, medeniyet değerlerimizin güncel bir dille gençliğe aktarılması gibi çok ağır ama bir o kadar da onurlu bir görev yüklüyor. Geçmişin heyecanıyla bugünün akademik birikimini bu çatı altında birleştirmek, benim için bir entelektüel duruşun ötesinde, bir gönül borcudur.</p></blockquote>
<p><strong>-STK’ların edebiyat alanında, toplum inşası ve genç kuşakların eğitimindeki rolü stratejik konuma sahip. Seçkin aydınlar topluluğu olarak TYB nasıl bir misyon üstleniyor?</strong></p>
<p>TYB, kurulduğu günden bu yana bir “okul” vazifesi görmüştür. Biz sadece bir dernek değil, köklü bir “fikir cemiyeti”yiz. Misyonumuz Türkiye’nin entelektüel birikimini diri tutmak ve yerli-millî bir aydın duruşunu tahkim etmektir. Şehir tarihi yazarlarından kültür şûralarına kadar yaptığımız her faaliyetle, toplumsal hafızayı diri tutarak medeniyet inşasına bir tuğla koyuyoruz.</p>
<p>Bu medeniyet yürüyüşünde gençlere büyük önem veriyoruz. Gençlerle ilgili kültür ve edebiyat çalışmalarının, geleceğe yapılacak en büyük yatırımlardan biri olduğuna inanıyoruz. Genç kuşaklara “yazar” olmanın sadece popüler olmak değil, ağır bir sorumluluk üstlenmek olduğunu anlatıyoruz.</p>
<p>Bu inançla, 2016 yılında TYB Gençlik Birimini oluşturduk. Her alanda olduğu gibi kültür, sanat ve edebiyatta da yer edinmiş, önemli eserler vermiş ustalarla genç arkadaşlarımızı bir araya getirmek için kurduğumuz bu birim; bugüne kadar kalıcı ve ufuk açıcı pek çok faaliyete ev sahipliği yaptı. Genç arkadaşlarımız bu çatı altında kültür gezileri düzenlediler, kendi yayınlarını çıkararak edebiyat dünyasına ilk eserlerini verdiler. TYB olarak bizler, usta-çırak geleneğini modern imkânlarla birleştirerek yarının Türkiye’sini inşa edecek münevverleri yetiştirmeye devam ediyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7874" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01.jpg" alt="" width="2048" height="1365" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01.jpg 2048w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></p>
<p><em>Talip Işık, Mehmet Poyraz ve Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan.</em></p>
<p><strong>-TYB Türkiye’nin gelecek vizyonunda kendini nasıl konumlandırıyor?</strong></p>
<p>Türkiye’nin gelecek vizyonu salt ekonomik büyüme rakamlarından, savunma sanayindeki başarılardan veya teknolojik atılımlardan ibaret görülemez. Doğrusu, bu gelişmelerden gurur duyuyoruz. Ancak gerçek ve kalıcı bir kalkınma, ancak bu maddi ilerlemenin üzerine inşa edilen kültürel bir şahlanışla mümkündür. Maddenin ruhla, tekniğin tefekkürle buluşmadığı bir gelecek, köksüz ve rüzgâra açık bir bina gibidir.</p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği, yarım asırlık birikimiyle tam da bu noktada bu büyük vizyonun “ruhunu” temsil etmektedir. Bizler kendimizi, yalnızca bir meslek örgütü olarak değil; Türkiye’nin kültürel bağımsızlığının ve zihnî özgürlüğünün sarsılmaz bir kalesi olarak konumlandırıyoruz.</p>
<p>TYB’nin ikinci 50 yılı, köklerden aldığı güçle göklere uzandığı bir “olgunluk ve atılım dönemi” olacaktır. Bu dönemde odağımızı şu temel sütunlar üzerine inşa etmeliyiz: Kültürel bağımsızlık kendi kavramlarımıza sahip çıkmakla başlar. İkinci 50 yılımızda, Batı merkezli okumalara mahkûm kalmadan; kendi medeniyet tasavvurumuzun kavramlarını modern dünyanın diliyle yeniden tercüme etmeli, “düşünce dünyamızın sözlüğünü” yeniden yazmalıyız.</p>
<p>Teknolojinin ruhu hapsettiği bir çağda, TYB olarak “dijital hümanizm” diyebileceğimiz bir yaklaşımla, edebiyatın ve sanatın insanı özgürleştiren gücünü yeni mecralara taşımalıyız. Yapay zekânın metin ürettiği bir dünyada, “insan ruhunun biricikliğini” anlatan eserleri teşvik etmeliyiz. Ve elbette Türk düşüncesinin dünya meselelerine –ekolojiye, adalete, aileye– sunduğu çözüm önerilerini uluslararası platformlarda daha gür sesle duyurmalıyız.</p>
<p>Bizim ikinci 50 yıl hedefimiz; sadece geçmişi muhafaza etmek değil, o mirastan aldığımız ilhamla geleceği bizzat tasarlamaktır. Kültürel bağımsızlık mücadelesi, bir milletin varlık davasıdır. Bu davada TYB; kalemiyle dünyayı güzelleştirenlerin, kelâmıyla hakikati arayanların ve fikriyle yarınları aydınlatanların yegâne sığınağı ve bayrağı olmaya devam edecektir.</p>
<p><strong>-Bu kapsamda TYB’nin gelecek vizyonu nedir?</strong></p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği’nin gelecek vizyonu, köklü geçmişinden aldığı kültürel mirası dijital çağın dinamikleriyle harmanlayarak, edebiyatı sadece kâğıt üzerinde değil, hayatın her alanında hissedilir kılan “kuşatıcı bir kültürel ekosistem” inşa etmeyi kapsıyor.</p>
<p>Bu vizyon, yerel değerleri evrensel bir dille anlatabilen, yapay zekâ ve edebiyat ilişkisi gibi çağdaş meselelerde söz sahibi olan yenilikçi bir kurumsal kimliği gerektirmektedir. TYB, sadece yazarların bir araya geldiği bir meslek kuruluşu olmanın ötesine geçerek, toplumun tamamını kapsayan bir “hikmet ve düşünce okulu” işlevi görüyor ve bunu daha da genişleterek sürdürecek.</p>
<blockquote><p><strong>-Ne tür çalışmalar planlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Genç yeteneklerin keşfedilmesi ve nitelikli birer edebiyatçı olarak yetişmesi için Yazarlık Atölyelerimizi bir akademi titizliğiyle sürdüreceğiz. Gençlerimizi sadece teorik bilgiyle değil, yaşayan usta isimlerin tecrübeleriyle buluşturarak bir “edebiyat mahfili” sıcaklığı sunacağız.</p>
<p>Şiirden denemeye, romandan eleştiriye kadar geniş bir yelpazede uzmanlaşma imkânı tanıyacağız. Ayrıca, TYB’nin devasa arşivini, dergilerini ve yayınlarını modern veri tabanlarına işleyerek araştırmacıların ve genç okurların “tek tıkla” ulaşabileceği bir yapıya kavuşturacağız. Yıllardır süregelen ve markalaşan etkinliklerimizi, içeriklerini zenginleştirerek devam ettireceğiz. Edebiyat dünyamıza emek vermiş isimleri Vefa Toplantıları ile anarken, her yıl titizlikle hazırladığımız Yıllık Yayınlar ve Genç Yazarlar Kurultayları ile edebiyatın nabzını tutmaya devam edeceğiz.</p></blockquote>
<p><strong> &#8211;</strong><strong>Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili STK’larla sosyal diyaloğunuz nasıl?</strong></p>
<p>TYB, “kamu yararına çalışan bir dernek” statüsündedir. Bakanlıklarımız, belediyelerimiz ve üniversitelerimizle çok verimli bir iş birliği içindeyiz. Ancak bu diyaloğu kurarken fikrî bağımsızlığımızı ve yapıcı eleştirel duruşumuzu her zaman koruyoruz. Bizim için asıl olan, “millî ve yerli” olan faaliyetlerde iş birliğidir. Türkiye’nin millî ve manevi değerlerini, kültürünü, sanatını, edebiyatını ortak payda olarak kabul ediyoruz.</p>
<p>Bu doğrultuda, kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili sivil toplum kuruluşları arasındaki sosyal diyaloğun geliştirilmesi, toplumsal bağların güçlendirilmesi ve kültür politikalarının daha kapsayıcı hâle getirilmesi amacıyla stratejik iş birlikleri tesis ediyoruz. Ülkemizin hemen hemen her şehrinde; yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği ile önemli kültür-sanat faaliyetlerini gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Malumunuz rahmetli D. Mehmet Doğan Hocamız yurt içi ve yurt dışı çalışmalarında öncü rol oynadı. Özellikle Türk coğrafyasıyla münasebetlerinde proje çalışmalarıyla sağlam köprüler kurdu. Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni gibi geleneksel hale gelen bazı projeler mevcut.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8493" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/d.mehmet-dogan-taceddin.jpg" alt="" width="800" height="450" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/d.mehmet-dogan-taceddin.jpg 800w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/d.mehmet-dogan-taceddin-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/d.mehmet-dogan-taceddin-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>-Bu alandaki çalışmalar TYB olarak ne durumda, devam ediyor mu?</strong></p>
<p>Merhum D. Mehmet Doğan ağabeyimiz, sadece bir fikir adamı değil, aynı zamanda yolumuzu aydınlatan bir kutup yıldızıydı. Onun attığı sağlam temeller, bugün dalları göğe uzanan ulu birer çınara dönüştü. Özellikle “Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni”, bizim için sıradan bir etkinlik ya da mirastan öte; Türk dünyasının kültürel birliği yolunda bir “Kızıl Elma”dır. Hocamızın vasiyeti doğrultusunda, bu faaliyetleri asla aksatmadan, aksine daha da genişleterek sürdürüyoruz. Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar her noktadaki kardeş kalemlerle gönül bağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz.</p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği olarak bizler; Türk dünyasını yalnızca siyasî bir birliktelik olarak değil, edebiyat ve sanat paydasında buluşan dev bir “kültürel havza” olarak görüyoruz. Bu havzayı diri tutmak, suyun akışını kesintisiz kılmak bizim temel misyonumuzdur. Bu amaçla, Türk Cumhuriyetlerinde faaliyet gösteren yazar birlikleriyle protokoller imzalayarak, var olan iş birliklerimizi daha geniş ve kurumsal bir zemine taşıyoruz.</p>
<p>Bildiğiniz üzere 2023 yılında, Türk dünyası edebiyatına taze bir soluk getiren “TÜRKSOY Yazarlar Birliği” kuruldu. Türk coğrafyasındaki kalem erbabının birbirini tanıması, ortak sorunlara çözüm üretilmesi ve eserlerimizin tüm dünyada hak ettiği değeri görmesi amacıyla kurulan bu yapıda, şahsıma tevdi edilen Başkan Vekilliği görevini de aynı hassasiyetle yürütüyorum.</p>
<p>Gönül coğrafyamızın sınırlarını çizen ve bize Türkçenin bir “vatan” olduğunu öğreten D. Mehmet Doğan ağabeyimizin şu sözü, bugün bizim temel düsturumuzdur: “Türkçe, bizim sadece dilimiz değil; tarihimiz, coğrafyamız ve en önemlisi ortak geleceğimizdir. Bu dili konuştuğumuz her yer vatandır.”</p>
<p>Biz de bu emanete sahip çıkarak, kelimelerin gücüyle sınırları aşmaya ve büyük Türk edebiyatı ailesini tek bir sofrada buluşturmaya kararlıyız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8494" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-1.jpg" alt="" width="1320" height="880" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-1.jpg 1320w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-1-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-1-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1320px) 100vw, 1320px" /></p>
<blockquote><p><strong>-Türkiye’nin yeni yüzyılında TYB’nin perspektifi nedir?</strong></p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği için “Türkiye Yüzyılı”, her şeyden önce “Kültürün Yüzyılı” demektir. İkinci dönem hazırlıklarımızı bu vizyon üzerine inşa ederken, temel stratejimizi üç ana sütun üzerinde şekillendiriyoruz:</p>
<p>Birincisi; bizim için kültürel hamle, dışarıdan kopyalanmış modellerle değil, Anadolu’nun irfanıyla ve bu toprakların kadim hikâyesiyle filizlenen bir özgünlük arayışıdır.</p>
<p>İkincisi; “Türkiye Yüzyılı” perspektifimiz, yerli ve millî değerlerimizi evrensel bir dille harmanlayarak dünyaya açık, özgüveni yüksek bir kültürel diplomasi yürütmektir. Geçmişin mirasını, bugünün dijital ve teknik imkânlarıyla yeniden yorumlayarak küresel ölçekte bir değer üretmeyi hedefliyoruz.</p>
<p>Üçüncü ve son olarak da, TYB’nin yeni dönemindeki tüm edebiyat, sanat ve kültür faaliyetleri; sadece bugünü kurtarmak değil, geleceği inşa edecek olan “kurucu zihni” şekillendirme gayesidir. Bu bağlamda, genç kuşakları merkeze alan, estetik derinliği olan ve düşünce dünyamızı tahkim eden projelerle Türkiye’nin yeni yüzyılına fikrî bir zemin hazırlıyoruz.</p></blockquote>
<p><strong>-Peki, bu perspektif ışığında nasıl bir yol haritası ortaya koyuyorsunuz? </strong></p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği; mazi ile âti arasında kurulan bir köprü, geleneğin birikimini reddetmeden bugünün imkânlarıyla harmanlayan bir irade beyanıdır. Bizim yol haritamız, Türk dünyası ve İslâm coğrafyasının yarınlarını, sarsılmaz bir kültürel temel üzerine inşa etme kararlılığı taşır. Bu haritanın kalbi dil, menzili ise tam manasıyla kültürel bağımsızlıktır.</p>
<p>Doğrusu; Türkiye’nin yeni yüzyılında TYB’nin perspektifini şu değerler üzerinden yükseltmeyi hedefliyoruz: Türkçe, bizim varlık kalemizdir. TYB, dilimizi her türlü yozlaşmadan ve yabancılaşmadan koruyarak; onu düşüncenin, sanatın ve felsefenin en duru hâliyle yaşatmayı asli vazifesi sayar. Gayemiz, genç kuşakları sadece pasif birer okur değil; kalemiyle dünyayı yorumlayan, fikriyle çağa yön veren birer “yazar ve düşünür” olarak yetiştirmektir. Türk edebiyatını ve yerli düşünceyi, yerel sınırların ötesine taşıyarak evrensel bir yapıya dönüştürmek büyük hedeflerimizdendir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8495" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/REKTORLUK-BINASI4.jpg" alt="" width="1600" height="854" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/REKTORLUK-BINASI4.jpg 1600w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/REKTORLUK-BINASI4-540x288.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p><strong>-Sizin bir de ASBÜ rektörlüğü kimliğiniz var. Üniversite penceresinden baktığınızda düşünceniz nelerdir? Bu arada öğrencilerinize yönelik kurumsal ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?</strong></p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), 2013 yılında Ankara’nın altıncı devlet üniversitesi ve Türkiye’nin ilk ve tek sosyal bilimler odaklı devlet üniversitesi olarak kuruldu. Bu nedenle üniversitemiz çatısı altında sosyal bilimler odaklı bir eğitim benimsenmektedir. Üniversitemiz, sosyal bilimlerin farklı disiplinleri arasında güçlü bir etkileşim kurarak, araştırma temelli ve lisansüstü ağırlıklı bir akademik yapı oluşturmuş; kısa sürede ulusal ve uluslararası düzeyde saygın bir konuma ulaşmayı başarmıştır.</p>
<p>Ankara’nın tarihi Ulus semtinde, Cumhuriyet dönemi mimarisine ait simgesel binalarda faaliyet gösteren üniversitemiz, şehirle bütünleşen bir “şehir üniversitesi” modeliyle öne çıkmakta ve sosyal bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesini öncelemektedir. Disiplinler arası yaklaşımı, nitelikli akademik kadrosu, zengin kütüphanesi ve çok dilli eğitim ortamıyla Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana eleştirel düşünceyi ve özgün araştırmaları teşvik eden bir bilim ve eğitim kurumu olarak Türkiye’nin yükseköğretim alanına değer katmaya devam etmektedir.</p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, sosyal bilimler alanında uzmanlaşmış fakülte ve enstitüleriyle nitelikli bir akademik yapıya sahiptir. Üniversitemizde İlahiyat Fakültesi, Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Yabancı Diller Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi ile İletişim Fakültesi olmak üzere toplam yedi fakülte bulunmaktadır. Ayrıca hazırlık eğitimi sunan Yabancı Diller Yüksekokulu ile öğrencilerimizin lisans öncesi dil becerilerini geliştirmelerine imkân tanıyan birimlerimiz de mevcuttur. Lisansüstü eğitim ise Bölge Çalışmaları Enstitüsü, İslami Araştırmalar Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Sosyal Araştırmalar ve Yenilik Enstitüsü çatısı altında yürütülmektedir. Öğrencilerimiz yüksek lisans ve doktora programlarına ilişkin çalışmalarını bu enstitülerde, alanında yetkin akademik kadromuzla birlikte sürdürmektedir.</p>
<p>Bunlara ek olarak, üniversitemiz bünyesinde dijital sosyal bilimler, yapay zekâ, şehir çalışmaları ve göç gibi güncel konulara odaklanan çok sayıda araştırma merkezi yer almaktadır. Bu merkezler sayesinde hem akademik üretim teşvik edilmekte hem de toplumsal sorunlara yönelik disiplinler arası çözümler geliştirilmektedir.</p>
<p>Tüm bu bütüncül yapı sayesinde Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, yalnızca eğitim veren değil; aynı zamanda bilgi üreten ve bu bilgiyi topluma aktaran bir yükseköğretim kurumu olarak faaliyet göstermektedir.</p>
<p>Üniversitemizin akademik yapısı, sosyal bilimler alanında derinleşmiş, disiplinler arası etkileşimi önceleyen ve araştırma odaklı bir yaklaşımla şekillenmiştir. Her geçen gün hem ülkemizde hem de dünyada yaşanan toplumsal sorunları araştırmak ve bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla kendini yenilemeye devam etmektedir. Bu doğrultuda, akademik yapımızı sürekli olarak güçlendirmeye gayret ediyoruz.</p>
<p>Türkiye’de sosyal bilimler alanında kurulan ilk üniversite olmanın sorumluluğunun bilincindeyiz. Güncel tartışmaları yakalayabilmek ve bu alanlara katkı sunabilmek için siyaset bilimi, sosyoloji, hukuk, ilahiyat, psikoloji, dil bilimleri ve uluslararası ilişkiler gibi alanlarda uzmanlaşmış akademik kadrolarımızı güçlendiriyoruz. Hem lisans hem de lisansüstü düzeyde sunduğumuz programlarla bilimsel bilgi üretimine katkıda bulunmayı sürdürüyoruz. Yanı sıra, öğrencilerimize çok dilli bir akademik perspektif kazandırmak da önceliklerimiz arasında. Sosyal bilimlere derinlemesine hâkim olabilmeleri için İngilizcenin yanı sıra Arapça, Fransızca, Almanca, Çince, Japonca, İtalyanca, İspanyolca ve Rusça gibi Batı ve Doğu dillerinde eğitim alma imkânı sunuyoruz. Tüm bu yapı, bizler için bilgi üretimini teşvik eden, eleştirel düşünceyi merkeze alan ve toplumsal katkıyı esas alan bir üniversite modelinin temelini oluşturmaktadır.</p>
<p>Bizim eğitim anlayışımız, öğrencilerimizi sadece sınavlara veya üniversite sıralarına hazırlamakla sınırlı değil; onları hayat boyu sürecek düşünme becerileriyle donatmayı amaçlıyor. Çünkü gerçek öğrenme, okul bitip diplomanızı aldıktan sonra başlar. Bu sürecin en temel yapıtaşı ise eleştirel düşüncedir. Öğrencilerimize, karşılaştıkları her durumu ve bilgiyi olduğu gibi kabul etmek yerine, sorgulamayı, farklı açılardan değerlendirmeyi ve derinlemesine düşünmeyi öğretiyoruz. Toplumsal olayları anlamak, sadece yüzeydeki verileri görmekten çok daha fazlasıdır. Her bir olayın, her bir sosyal olgunun tarihsel arka planları vardır. Bugün yaşadığımız pek çok toplumsal sorunun kökeni geçmişten bu yana değişerek gelmiştir. Bu nedenle, toplumsal meseleleri anlamak için tarih, sosyoloji, psikoloji, ekonomi ve siyaset gibi farklı disiplinlerin perspektiflerini bir arada değerlendirmek gerekir. Mesela doğurganlık oranlarının azalması gibi güncel bir olguyu ele alalım. Sadece istatistiklere bakarak “düşüyor” demek yeterli değildir. Bu düşüşün arkasında hangi sosyal dinamikler, ekonomik koşullar, kültürel değişimler yer alıyor? Psikolojik faktörler nasıl etkili oluyor? Toplumsal değişim aile yapısını nasıl dönüştürüyor? Bu sorulara yanıt aramak, sorunun gerçek boyutlarını görmek ve doğru çözümler geliştirmek için oldukça elzemdir.</p>
<p>Bizim görevimiz, öğrencilerimize bu çok boyutlu bakış açısını kazandırmak; onları sadece bilgiyle değil, aynı zamanda analitik düşünme ve sorgulama becerileriyle donatmaktır. Böylece mezunlarımız, karşılaştıkları zorlukları yüzeysel değil, derinlemesine anlayan ve çözüm üreten bireyler olur. Bu yaklaşım, onları sadece akademik hayatlarında değil, aynı zamanda toplumsal hayatta da daha bilinçli, aktif ve sorumluluk sahibi kılar. Bizim için eğitim, sadece bir derece almak değil; düşünceyi özgürleştirmek, yeniliklere açık olmak ve dünyaya farklı pencerelerden bakabilmek demektir.</p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak, Erasmus+ programı aracılığıyla öğrencilerimize uluslararası deneyim kazandırmayı ve akademik gelişimlerini desteklemeyi önemsiyoruz. Öğrencilerimiz, Erasmus öğrenim hareketliliği kapsamında hibe desteği sağlanarak yurt dışında eğitimlerine devam ediyor. Ülkelere göre belirlenen aylık hibeler sayesinde öğrencilerin yurt dışında geçirecekleri süre zarfında yaşam giderlerini karşılamalarına yardımcı olunuyor. Öğrenim hareketliliği başvurularında, akademik başarı ve yabancı dil yeterliliği gibi kriterler göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılıyor. Bu nedenle öğrencilerimize, eğer Erasmus+ programına başvurmayı düşünüyorlarsa, bu yeterliliklere dikkat etmeleri gerektiğini en başından söylüyoruz.</p>
<p>Erasmus+ programı, öğrencilerimizin küresel bir perspektif kazanmalarını, farklı kültürlerle etkileşimde bulunmalarını ve akademik bilgi birikimlerini artırmalarını hedefliyor. Bu kapsamda çeşitli bölümler için farklı ülkelerle anlaşmalarımız var. Kuzey Makedonya, Almanya, İspanya, İtalya, Polonya, Portekiz, Bulgaristan, Romanya gibi birçok ülke, öğrencilerimizi bir dönem boyunca ağırlıyor. Bu süreçte, öğrenim hareketliliği başlamadan önce ve başladıktan sonra Erasmus Koordinatörlüğü tarafından öğrencilere rehberlik edilmekte ve tüm aşamalarda destek sunulmaktadır. Ayrıca öğrencilerimiz, kendi akademik birimlerindeki Erasmus danışmanlarıyla da sürekli iletişimde kalarak herhangi bir sorunda kolaylıkla üniversitemizle bağlantı kurmaktadır. Bu anlamda yurt dışındaki öğrencilerimize elimizden geldiğince destek olmayı önemsiyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8496" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-2.jpg" alt="" width="1320" height="880" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-2.jpg 1320w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-2-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/arican-poyraz-isik-2-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1320px) 100vw, 1320px" /></p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak öğrencilerimizin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürebilmeleri için Kariyer Merkezi ve ilgili bölümlerin koordinasyonuyla kapsamlı staj desteği sağlamaktayız. Kariyer Merkezi aracılığıyla kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarında staj imkânlarına erişim, başvuru rehberliği ve süreç takibi yapılırken; öğrencilerimiz psikoloji gibi bölümler için hastaneler, danışmanlık merkezleri, AR-GE birimleri, araştırma merkezleri gibi kurumlarda zorunlu lisans stajlarını gerçekleştirme fırsatı bulmaktadır. Ayrıca diğer akademik birimlerimiz de müfredatlarına dönem içi yapılmak üzere zorunlu staj faaliyetlerini eklemekte ve bu alanda anlaşmaları genişletmeye devam etmektedir.</p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak, akademik üretimi teşvik etmek ve bilimsel katkıyı artırmak amacıyla öğretim elemanlarımıza Akademik Teşvik Ödeneği sunmaktayız. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esaslara uygun olarak; ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler, kitap ve kitap bölümü yazarlıkları, bilimsel bildiri sunumları, projeler, sanatsal etkinlikler ve patent gibi faaliyetler değerlendirilmekte; puanlama sistemine göre teşvik ödemeleri yapılmaktadır. Akademik teşvik sistemi, yalnızca nicel üretimi değil, nitelikli, özgün ve alanına katkı sunan çalışmaları da önceleyen bir yapıdadır. Bu sayede üniversitemiz, akademik liyakati esas alan ve sürekli gelişimi destekleyen bir araştırma kültürünü kurumsal düzeyde güçlendirmektedir.</p>
<p>Ayrıca üniversitemiz, TÜBİTAK, BAP ve uluslararası fonlar kapsamında öğretim üyeleri ile doktora öğrencilerinin yürüttüğü bilimsel araştırmaları teşvik etmekte; proje başvuru, yazım ve yürütme süreçlerinde danışmanlık desteği sunmaktadır. Böylece hem bireysel hem kurumsal akademik üretim desteklenmektedir.</p>
<p>Bunların yanı sıra, öğrencilerimizin olduğu kadar akademik personelimizin öğrenim hareketliliğini de önemsemekteyiz. Öğretim elemanlarımız, destek alarak yurt dışında ders verme veya ders alma hareketliliklerine katılma imkânı bulmaktadır.</p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak bilimsel üretimi, kurumsal gelişimimizin temel unsurlarından biri olarak görmekteyiz. Bu doğrultuda, öğretim üyelerimizin ve araştırmacılarımızın yürüttüğü bilimsel çalışmaları desteklemek amacıyla çeşitli maddî ve idarî destek mekanizmaları geliştirmiş bulunmaktayız. Üniversitemiz, TÜBİTAK, BAP, Avrupa Birliği ve SAYE (Sosyal Araştırmalar ve Yenilik Enstitüsü) gibi ulusal ve uluslararası fonlara erişim konusunda akademik personelimize proje yazımı, başvuru süreçleri ve uygulama aşamalarında rehberlik sağlamakta; ayrıca konferans katılımları, akademik yayınlar, kitap çalışmaları ve bilimsel etkinlik organizasyonları gibi faaliyetlerde idari kolaylıklar sunmaktadır. Yayımlanan nitelikli çalışmalar, atıf sayıları ve projelere göre yapılan akademik teşvik uygulamasıyla da öğretim elemanlarımızın üretkenliği desteklenmektedir. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde üniversitemiz, bilgi üretimini esas alan, eleştirel düşünceyi ve toplumsal katkıyı önceleyen bir bilim ortamı oluşturmaktadır.</p>
<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Ulus’un tarihi merkezinde yer almakta olup ana kampüsü şehir dokusu içinde konumlanmıştır. Bu tarihî atmosfer, öğrencilerimizin millî bilinçle eğitim almalarını destekleyen özgün bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Bu tarihî atmosfer, öğrencilerimizin millî bilinçle eğitim almalarını destekleyen özgün bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Üniversitemizin kampüs çevresindeki birçok önemli müzeye ve kültürel mekâna yürüme mesafesinde olunması, öğrencilerimizin gündelik hayatlarını tarih ve kültürle iç içe geçirmelerine imkân tanımakta ve öğrencilerimizin millî bilinçle eğitim almalarını destekleyen özgün bir öğrenme ortamı sunmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8497" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/asbu.jpg" alt="" width="1200" height="627" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/asbu.jpg 1200w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/asbu-540x282.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p><strong><em>&#8211; </em></strong><strong>Son olarak, gençlere yönelik neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Gençliğe dair söz söylemek, aslında geleceğe dair söz söylemektir. Çünkü bir toplumun kültürü, fikri, sanatı ve edebiyatı; nihayetinde onu omuzlayacak olan genç zihinler ve genç yürekler üzerinde yükselir. Bugünün gençliği çok hızlı değişen bir çağın içinde yaşıyor; fakat bu hız, derinlikten kopuşa dönüşmemelidir. Gençlerimiz doğru kaynakla, sağlam disiplinle ve derinlikli bir ufukla yürümeyi başarırsa, hem kendisini hem de ülkemizin kültür ve düşünce iklimini yeniden inşa edebilir.</p>
<p>Bu noktada gençlere birkaç temel hususu özellikle hatırlatmak isterim. Evvela, okuma disiplinini bir “alışkanlık” değil, bir “hayat düzeni” hâline getirmelidirler. Okuma eylemi yalnızca gündemi takip etmek için değil; kendi zihin mimarilerini kurmak için yapılmalıdır. Her gün az da olsa düzenli okuma, zaman içinde çok büyük bir entelektüel sermaye biriktirir. Okuma; hakikatin, estetiğin ve insanı anlama çabasının ilk kapısıdır.</p>
<p>İkinci olarak, not tutma ve yazma alışkanlığı üzerinde ısrarla durulmalıdır. Sadece okuyan değil; okudukça düşünen, düşündükçe yazan bir gençlik hedeflenmelidir. Gençler, okudukları her metinden küçük notlar çıkarmalı; zaman içinde bu notlar onların kendi dilini ve bakışını kuran bir fikrî arşive dönüşmelidir. Bilgi, yazıyla kalıcı olur; düşünce, yazıyla berraklaşır.</p>
<p>Üçüncü olarak, sosyal bilimlerde ve insanı anlamaya dönük alanlarda tek disiplinle yetinmemek gerekir. Hayatın meseleleri tek bir pencereden anlaşılamaz. Bir toplumsal olguyu anlamak için tarih, sosyoloji, siyaset bilimi, hukuk, psikoloji, iktisat ve felsefenin birbirini tamamlayan imkânlarından istifade edilmelidir. Gençlere düşen görev; tek yönlü değil, çok boyutlu düşünebilen bir zihinsel donanım geliştirmektir.</p>
<p>Dördüncü olarak, kültür ve edebiyatın merkezinde Türkçe vardır. Türkçe yalnızca bir iletişim aracı değil; hafızamız, kimliğimiz ve medeniyet iddiamızdır. Gençler kelimelerin gücünü fark etmeli; dili korumanın aynı zamanda düşünceyi korumak olduğunu bilmelidir. Dilini kaybeden bir toplum, zamanla bakışını da kaybeder.</p>
<p>Beşinci olarak, usta–çırak ilişkisinin kıymeti yeniden hatırlanmalıdır. Edebiyat ve düşünce yalnızca bireysel üretim değil; irfan zinciriyle taşınan bir gelenektir. Gençler yaşayan ustalarla temas kurmalı; seminer, söyleşi ve atölyelere katılmalı; kuşaklar arası aktarımı önemsemelidir. Gelenekle bağ kurarken, çağın dilini de öğrenmeli; kendi köklerinden güç alarak bugünün dünyasına sahici söz söyleyebilmelidirler.</p>
<p>Altıncı olarak, sanatın gayesi unutulmamalıdır. Sanat, sadece estetik bir uğraş değil; insan ruhunun derinliğini taşıyan bir varoluş ifadesidir. Gençler sanat ve edebiyata yönelirken, popüler akımların geçici parıltısı yerine kalıcı eser hedefini öne almalı; yazının ve sanatın ahlâkî sorumluluğunu daima diri tutmalıdır.</p>
<p>Yedinci olarak, dijital çağın imkânlarını doğru kullanmak gerekir. Sosyal medya ve dijital platformlar bir imkân sunar; fakat aynı zamanda dikkat dağınıklığı, yüzeysellik ve hızlı tüketim alışkanlığı üretir. Gençlerin yapması gereken; teknolojiyi hakikatin ve kültürün hizmetinde bir araca dönüştürmek, ruhunu ve zihnini koruyacak bir denge kurmaktır.</p>
<p>Son olarak da şunu söylemek isterim: Gençlerimiz kendi medeniyet mirasını tanırken dünyayı da okumalıdır. Çünkü gerçek aydın duruş; hem yerli hem evrensel, hem köklü hem açık ufukludur. Yerli olanı güçlendirmek, insanlıkla irtibatı kesmek değil; tam tersine daha özgüvenli bir dünya dili kurmak demektir. Gençlerimiz bu özgüveni ilimle, emekle, ahlâkla ve estetik bir hassasiyetle birleştirdiği ölçüde, geleceğe daha güçlü yürüyebilecektir.</p>
<p>Bu söyleşi dolayısıyla <strong>Ankara Edebiyat</strong> ve <strong>Gerçek Tarih Derneği</strong>’nden siz değerli dostlarımız <strong>Mehmet Poyraz</strong> ve <strong>Talip Işık</strong> beyefendilere teşekkür eder; bu söyleşimizin kültür dünyamıza hayırlar getirmesini temenni ederim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7873" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican.jpg" alt="" width="2048" height="1365" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican.jpg 2048w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></p>
<h3>Kısaca Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan kimdir?</h3>
<p>1 Ağustos 1970 tarihinde Hatay Dörtyol’da doğdu. Ortaöğrenimini Dörtyol İmam Hatip Lisesinde tamamladı. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni 1994 yılında bitirdi. 1995 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Din Felsefesi Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak Akademik hayata intisap etti. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Felsefesi Anabilim Dalında “Spinoza’da Din ve Tanrı” isimli teziyle Yüksek Lisansı (1996), Din Felsefesi Anabilim Dalında “Spinoza’nın Tanrı Anlayışı” teziyle doktorasını tamamladı (2003). Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yaparken Din Felsefesi alanında Doçent oldu (2010).<br />
2012 yılından itibaren Ankara’da Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü, Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilim Dalında Akademisyen olarak görevine devam etti. 2015 yılında Profesör unvanını aldı. 2015 yılından itibaren Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevini yürüttü. Akademik hayatın yanında Sivil Toplum Kuruluşlarında da görev yaptı. Türk Felsefe Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürüttü. 2014 yılından itibaren Ankara Pursaklar Kent Konseyi Başkanlığını yürütmektedir. 2016 yılında Türkiye Yazarlar Birliği genel başkanlığına seçildiği görevini sürdürmektedir.<br />
Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2’inci, 3’üncü ve 7’nci maddeleri gereğince Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörlüğüne atandı. 02.03.2020 tarihinde başladığı rektörlük görevini halen sürdürmektedir. Aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı olan Arıcan, İngilizce ve Arapça bilen Arıcan, evli ve 3 çocuk babasıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8498" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/mka.jpg" alt="" width="1600" height="900" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/mka.jpg 1600w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/mka-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/mka-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/yapay-zekanin-urettigi-metinlere-karsi-insan-ruhunun-biricikligini-anlatan-eserler-tesvik-edilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Edebiyat’tan ASBÜ Rektörü Arıcan’a kültür ve edebiyat ziyareti</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-asbu-rektoru-aricana-kultur-ve-edebiyat-ziyareti/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-asbu-rektoru-aricana-kultur-ve-edebiyat-ziyareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 07:58:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[akademi ve edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ASBÜ]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat dergileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Musa Kazım Arıcan]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye yazarlar birliği]]></category>
		<category><![CDATA[tyb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=7872</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Edebiyat Dergisi yöneticileri Talip Işık ve Mehmet Poyraz, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ı ziyaret ederek edebiyat, tarih ve yayıncılık üzerine görüş alışverişinde bulundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçek Tarih Kültür Sanat ve Medeniyet Araştırmaları Merkezi Derneği bünyesinde yayın hayatını sürdüren Ankara Edebiyat Dergisi, akademi ve edebiyat dünyası arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik ziyaretlerine devam ediyor. Derginin Genel Yayın Yönetmeni Talip Işık ile Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mehmet Poyraz, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ı makamında ziyaret etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7874" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01.jpg" alt="" width="2048" height="1365" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01.jpg 2048w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/talip-isik-mehmet-poyraz-musa-kazim-arican-01-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></p>
<p>Aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı olan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan&#8217;a düzenlenen ziyarette edebiyat dergiciliği, kültürel yayıncılık ve Türkiye’de düşünce dünyasının gelişimi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ankara Edebiyat Dergisi’nin yayın çizgisi, edebiyat ve tarih alanındaki çalışmaları ile akademiyle kurulabilecek iş birlikleri görüşmenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankara-edebiyattan-asbu-rektoru-aricana-kultur-ve-edebiyat-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni yüzyılın edebiyatına Ankara’dan bakmak</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/yeni-yuzyilin-edebiyatina-ankaradan-bakmak/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/yeni-yuzyilin-edebiyatina-ankaradan-bakmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talip Işık]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 04:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=7037</guid>

					<description><![CDATA[Yeni yüzyılın edebiyat ufuklarına değerler ekseninden bir duruş takdim etmek ve ilham veren dijital bir mecra olmak hedefiyle “Bismillah” dedik. İlham veren bu mecrada; şiirle denemenin, öyküyle eleştirinin, gelenekle yeniliğin yan yana durabileceğine inanıyoruz. Genç kalemlerin cesaretini, usta yazarların birikimiyle buluşturarak, edebiyatı “zaman öldürme” alanı değil, düşünme ve direnme biçimi olarak ele alıyoruz. Ankara Edebiyat, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yüzyılın edebiyat ufuklarına değerler ekseninden bir duruş takdim etmek ve ilham veren dijital bir mecra olmak hedefiyle “Bismillah” dedik.</p>
<p>İlham veren bu mecrada; şiirle denemenin, öyküyle eleştirinin, gelenekle yeniliğin yan yana durabileceğine inanıyoruz. Genç kalemlerin cesaretini, usta yazarların birikimiyle buluşturarak, edebiyatı “zaman öldürme” alanı değil, düşünme ve direnme biçimi olarak ele alıyoruz.</p>
<p>Ankara Edebiyat, Türkiye’nin yeni yüzyılında; dil, düşünce, kültür, sanat ve edebiyat alanında Başkent Ankara’dan ülkemizin dört bir yanına ve dünyaya açmayı hedefliyor.</p>
<p>Ankara, uzun yıllar dergileriyle, şairleriyle, romancılarıyla ve eleştirmenleriyle Türk edebiyatının sessiz ama kurucu damarlarını besledi. Ankara Edebiyat, bu damarı dijital çağın imkânlarıyla görünür kılmayı, çoğaltmayı ve yeni seslerle buluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6542" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-0152-fotograf-gorsel.jpg" alt="" width="1600" height="737" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-0152-fotograf-gorsel.jpg 1600w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-0152-fotograf-gorsel-540x249.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p>Ankara Edebiyat, kadrosu ve yayın politikasıyla edebiyat dünyamızın ortak mecrası olmak üzere yola çıktı. Şairin dediği gibi “Üzerine yüreğinden başka muska takmadan”…</p>
<p>Dijital teknolojilerle kalemleri, okurları, mecraları, hayalleri ve hedefleri değişen edebiyat şimdi büyük bir değişimin eşiğinde. Küresel ağ karşısında direnmekte zorlanan kültürler ise kimliğini koruma veya daha açık söylersek kimliğini koruyamama sancısı yaşıyor.</p>
<p>Geçmişin mirasını, günümüzün ve geleceğin, imkân ve fırsatlarıyla buluşturarak güçlü bir hafıza olabilmek Ankara Edebiyat’ın başlıca hedeflerinden…</p>
<p>Edebiyatta gelenekle geleceği bir arada tutmak için tecrübeli kalemlerle yeni nesilleri bir arada tutmak gerekiyor. Ankara Edebiyat, farklı kuşaklardan oluşan geniş yazar topluluğuyla bunu başarma iddiası ile işe koyuldu.</p>
<p>Geleneksel dergiciliğin alışkanlıklarını, hazzını, lezzetini saklı tutarak dijital dünyaya yelken açarken en önemli potansiyelimiz bıkmadan, usanmadan, yorulmadın üreten ve üretirken düşünceye, sanata yeni ufuklar kazandıran kalemlerdir.</p>
<p>Burada her şey gönüllü desteklerle yürüyor. Keyifle katılacağınız zengin bir içerik oluşturmak için herkes büyük bir gayret içinde. Dijital dünyanın tüm handikaplarına karşı ilkelerinden taviz vermeyen kişilikli bir edebiyat mecrası olmak hepimizin ortak hedefi. Ankara Edebiyat yalnız bir edebiyat dergisinin adı değil, değerlerini, kimliğini, kültürünü koruma seferberliğinin adıdır. Bu amaçla oluşturduğumuz hikâye, deneme, şiir ve film atölyeleriyle ustalarla genç nesli bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Kendileri dışındaki dünyayı sayısal kümeler olarak gören ve küresel ölçekte bir tiranlık kurmak isteyen sömürgeci mahfillere dur demenin en güvenilir yolu gençlerle kuracağımız bu gönül köprüsüdür.</p>
<p>Yaşadığımız bu kadim coğrafyanın tarihine baktığımızda, düşünce ve edebiyat iklimi bakımından ne kadar münbit bir coğrafya olduğunu görürüz. Ankara’nın ahilik geleneğiyle kurduğu sağlam bakışı yüzyıllarca koruyan ve ocaktaki kor’u yeniden tutuşturmak isteyen yüreklerin ortak noktası olabilmek… Çağın şaşkınlığına karşı hakikatin bir ve değişmez olduğunu hatırlatmak… D. Mehmet Doğan’ın ifadesiyle “Sınırların dışına özümüzün içine yolculuk” yaptığımızda edebiyatın sınır tanımadığını, sonsuzluk ikliminde yol alarak zamana ve mekâna nasıl meydan okuduğunu görürüz. Bu meydan okuma, referansını kadim tarihten, inanç ve değerlerinden alan, gönülleri bir kılan, yolculukta birbirinin refiki olan erdemli toplum tahayyülünün bir eseridir.</p>
<p>‎‎Ankara Edebiyat, dijital dünyanın hokkabazlıklarına hazır cevaplar sunmak yerine, doğru sorularla yeni bakışlar kazandırma gayretinin bir semeresidir. Çıktığımız yolculukta, bu uğurdaki gayretlere cesaret ve ilham kaynağı olmak bizim için en büyük kazanç olacaktır.</p>
<p>Sözü olan, derdi olan, diliyle ve yüreğiyle dünyayı yeniden kurmak isteyen herkesi Ankara Edebiyat’ın sayfalarına bekliyoruz.</p>
<p>Selam ve saygılarımla.</p>
<p><em>Talip Işık</em></p>
<p><em>Genel Yayın Yönetmeni</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/yeni-yuzyilin-edebiyatina-ankaradan-bakmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara’da Filistin Şiir Şöleni: Direnişin ve vicdanın sesi yankılandı</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankarada-filistin-siir-soleni-direnisin-ve-vicdanin-sesi-yankilandi/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankarada-filistin-siir-soleni-direnisin-ve-vicdanin-sesi-yankilandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 11:57:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat festivali]]></category>
		<category><![CDATA[ankara şiir şöleni]]></category>
		<category><![CDATA[ASBÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül Tanem Sezen]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Şiir Şöleni]]></category>
		<category><![CDATA[filistin şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[halit yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet aycı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet taştan]]></category>
		<category><![CDATA[sıtkı caney]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye yazarlar birliği]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6632</guid>

					<description><![CDATA[4. Ankara Edebiyat Festivali’nin kapanışında düzenlenen Filistin Şiir Şöleni, şairlerin Filistin’in direnişini, umudunu ve insanlık mücadelesini şiirlerle anlattığı özel bir program olarak hafızalara kazındı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Ankara Şubesi ile Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) işbirliğinde 5-6 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen 4. Ankara Edebiyat Festivali, Filistin Şiir Şöleni ile sona erdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6634" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/zeynep-yilmaz-kezban-eldemir-gultepe.jpg" alt="" width="1563" height="880" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/zeynep-yilmaz-kezban-eldemir-gultepe.jpg 1563w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/zeynep-yilmaz-kezban-eldemir-gultepe-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/zeynep-yilmaz-kezban-eldemir-gultepe-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1563px) 100vw, 1563px" /></p>
<p><em>Milletvekili Zeynep Yıldız-Kezban Eldemir Gültepe</em></p>
<p>Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız’ın da katıldığı Filistin Şiir Şöleni etkinliği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sezai Karakoç Salonu’nda düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şube Başkanı Mehmet Sait Uluçay, dünyanın her neresinde olursa olsun mazlumların sesi olmak için edebiyatın bir araya gelme gücüne dikkat çekti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6635" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-sait-ulucay-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-sait-ulucay-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-sait-ulucay-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-sait-ulucay-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Mehmet Sait Uluçay</em></p>
<p>Uluçay, şiirin bir milletin vicdanı olduğunu vurgulayarak vicdanın hiçbir zaman işgal edilemeyeceğini söyledi. “Filistin’in sesi kısıldığında dünyanın dört bir yanındaki şairler onun sözcüsü olur” diyen Uluçay, şölenin bir anma programından öte Filistin’in direniş ruhuna ve umuduna dair bir vefa duruşu taşıdığını ifade etti. Uluçay konuşmasında ayrıca, Filistin’in acılarını unutmamanın ve geleceğe aktarmanın bir insanlık görevi olduğunu belirterek şölenin aynı zamanda bir farkındalık ve vicdan çağrısı olduğunu dile getirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6636" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ali-sali-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ali-sali-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ali-sali-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ali-sali-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Ali Sali</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6637" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/talip-isik-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/talip-isik-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/talip-isik-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/talip-isik-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Talip Işık</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6638" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ibrahim-demirci-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ibrahim-demirci-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ibrahim-demirci-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ibrahim-demirci-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>İbrahim Demirci</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6639" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/banu-sancak-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/banu-sancak-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/banu-sancak-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/banu-sancak-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Banu Sancak</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6640" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/halit-yildirim-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/halit-yildirim-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/halit-yildirim-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/halit-yildirim-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Halit Yıldırım</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6641" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/sitki-caney-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/sitki-caney-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/sitki-caney-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/sitki-caney-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Sıtkı Caney</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6642" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-t.png" alt="" width="1903" height="880" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-t.png 1903w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-t-540x250.png 540w" sizes="auto, (max-width: 1903px) 100vw, 1903px" /></p>
<p><em>Mehmet Taştan</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6643" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-ayci-siir-soleni.jpg" alt="" width="1560" height="879" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-ayci-siir-soleni.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-ayci-siir-soleni-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/mehmet-ayci-siir-soleni-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1560px) 100vw, 1560px" /></p>
<p><em>Mehmet Aycı</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6633" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni.jpg" alt="" width="1219" height="711" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni.jpg 1219w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni-540x315.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1219px) 100vw, 1219px" /></p>
<p><em>Eylül Tanem Sezen</em></p>
<p>Konuşmaların ardından şairler, Filistin temalı şiirlerini seslendirerek salonda duygu dolu anlar yaşattı. Şölenin sonunda ise şairlere teşekkür beratı takdim edildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6644" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni-001.jpg" alt="" width="1563" height="880" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni-001.jpg 1563w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni-001-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-edebiyat-festivali-filistin-siir-soleni-001-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1563px) 100vw, 1563px" /></p>
<h3>FİLİSTİN ŞİİR ŞÖLENİ’NE KATILAN ŞAİRLER:</h3>
<p>Ali Sali</p>
<p>Banu Sancak</p>
<p>Deniz Garipcan</p>
<p>Elif Ceylin Koçyiğit</p>
<p>Eylül Tanem Sezen</p>
<p>Gonca Yılmaz Hatunoğlu</p>
<p>Halit Yıldırım</p>
<p>Hüseyin Çolak</p>
<p>İbrahim Demirci</p>
<p>İbrahim Yıldız</p>
<p>Kezban Eldemir Gültepe</p>
<p>Mehmet Akif Kireççi</p>
<p>Mehmet Aycı</p>
<p>Mehmet Kurtoğlu</p>
<p>Mehmet Sait Uluçay</p>
<p>Mehmet Taştan</p>
<p>Mustafa Sarı</p>
<p>Sıtkı Caney</p>
<p>Talip Işık</p>
<p>Yavuz Ertürk</p>

	<div class="esen-eii">
	<a href="https://ankaraedebiyat.com.tr/prof-dr-musa-kazim-arican-d-mehmet-doganin-hayali-olan-festival-yasatiliyor/" target="_blank" class="eii-theme1" title="6649">

<div class="eii-theme1-postImageUrl" style="overflow:hidden; z-index: 8; max-width: 100%;">
<div class="eii-theme1-imgUrl" style='background-image:url(https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/musa-kazim-arican-400x225.jpeg);'></div>
</div>

<div class="eii-theme1-centered-text-area">
<div class="eii-theme1-centered-text">
<div class="eii-theme1-content">
<div class="ctaText" style="float:left;"></div>
<div class="clear:both;"></div>

<div class="eii-theme1-postTitle" style="float:left;">Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan: D. Mehmet Doğan’ın hayali olan festival yaşatılıyor</div>

</div>
	</div>
		</div>	
	
	</a>
	</div>
	

	<div class="esen-eii">
	<a href="https://ankaraedebiyat.com.tr/erken-cumhuriyet-donemi-ankara-ve-edebiyat/" target="_blank" class="eii-theme1" title="6619">

<div class="eii-theme1-postImageUrl" style="overflow:hidden; z-index: 8; max-width: 100%;">
<div class="eii-theme1-imgUrl" style='background-image:url(https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-cumhuriyet-donemi-panel--400x225.jpg);'></div>
</div>

<div class="eii-theme1-centered-text-area">
<div class="eii-theme1-centered-text">
<div class="eii-theme1-content">
<div class="ctaText" style="float:left;"></div>
<div class="clear:both;"></div>

<div class="eii-theme1-postTitle" style="float:left;">Erken Cumhuriyet dönemi Ankara ve edebiyat</div>

</div>
	</div>
		</div>	
	
	</a>
	</div>
	

	<div class="esen-eii">
	<a href="https://ankaraedebiyat.com.tr/edebiyata-yapay-zekanin-etkisi-yeni-bir-kulturel-devrim/" target="_blank" class="eii-theme1" title="6626">

<div class="eii-theme1-postImageUrl" style="overflow:hidden; z-index: 8; max-width: 100%;">
<div class="eii-theme1-imgUrl" style='background-image:url(https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/yapay-zeka-edebiyat-etki-ankara-panel-tyb-1-400x225.jpg);'></div>
</div>

<div class="eii-theme1-centered-text-area">
<div class="eii-theme1-centered-text">
<div class="eii-theme1-content">
<div class="ctaText" style="float:left;"></div>
<div class="clear:both;"></div>

<div class="eii-theme1-postTitle" style="float:left;">Edebiyata yapay zekanın etkisi: Yeni bir kültürel devrim</div>

</div>
	</div>
		</div>	
	
	</a>
	</div>
	
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankarada-filistin-siir-soleni-direnisin-ve-vicdanin-sesi-yankilandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acı ve umut haritası: Mürekkep Yarası</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/aci-ve-umut-haritasi-murekkep-yarasi/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/aci-ve-umut-haritasi-murekkep-yarasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Eryiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 05:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Mürekkep Yarası]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6381</guid>

					<description><![CDATA[Talip Işık’ın Mürekkep Yarası adlı şiir kitabı, çağımızın şiir anlayışına dair derin bir içgörü sunarken, aynı zamanda bireysel ve toplumsal deneyimlerin yoğun bir metaforik evrende işlendiği, duygusal ve düşünsel açıdan zengin bir edebî yapıyı gözler önüne serer. Kitap, okuru yalnızca kelimelerin estetiğine değil, aynı zamanda imgelerin ve sembollerin arkasındaki anlam dünyasına da davet eder. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şiirler, bir yandan insan ruhunun en hassas kıvrımlarını keşfederken, diğer yandan tarih, kültür ve toplumsal hafızayla kurulan metaforik bağlarla okurun zihnini farklı katmanlarda çalıştırır. Bu açıdan, <em>Mürekkep Yarası</em>, salt bir duygu aktarımı değil, aynı zamanda bir düşünce laboratuvarı olarak işlev görür. Şair, okuyucuyu yalnızca bir metinle buluşturmakla kalmaz; onu, insanın varoluşsal sancıları, kayıpları, umutları ve direnişi üzerine düşünmeye sevk eden bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculukta kullanılan metaforlar ve imgeler, şiirlerin taşıdığı anlam derinliğini ve çok katmanlı yapısını ortaya koyar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6383" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-004.jpg" alt="" width="864" height="1872" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-004.jpg 864w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-004-222x480.jpg 222w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<p><em><strong>Talip Işık ve İbrahim Eryiğit.</strong></em></p>
<p>Gece, kan, mürekkep, doğa ve kuş imgeleri gibi öne çıkan semboller, Talip Işık’ın şiirlerinde hem bireysel hem de evrensel temaları birleştiren bir araçtır. Gece, yalnızlık ve sınanma kadar direniş ve umudu da temsil ederken; mürekkep, yazının ve kelimenin dönüştürücü gücünü simgeler. Doğa imgeleri, yaşamın sürekliliğini ve direnişin estetik yansımasını sunar; kuş metaforu ise özgürlük ve umut sembolü olarak şiirin kolektif boyutunu güçlendirir. Anne figürü, koruma, şefkat ve gelecek kuşaklara dair umut unsuru olarak şiirlerde merkezi bir yer tutar. Savaş, şehadet ve kan metaforları ise toplumsal hafızanın ve insan acısının görünür hâle gelmesini sağlar. Bu çok katmanlı metaforik yapı, okuyucuyu hem duygusal hem de zihinsel olarak etkilemenin ötesinde, bir anlam evrenine dahil eder.</p>
<p>Gece, kitapta öne çıkan en güçlü metaforlardan biridir. Gece hem tehlikeyi hem de direnişi sembolize eder:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Geceyi tutan kadınlar…</em></p>
<p><em>Düşmesin diye gözlerimizdeki çocuk </em></p>
<p><em>Toprağı tırnaklarıyla kazıdılar</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>dizelerinde gece, insanın sınanma ve mücadele anlarını temsil eder. Aynı zamanda, bu karanlık alan, direnişin ve umut çiçeklerinin filizlendiği bir mekân olarak da işlev görür. Gece, şairin diliyle hem somut bir tarihsel olayın hem de içsel bir direnişin sahnesi hâline gelir. Şiirdeki kadın figürleri, geceyi “tutan” ve tehlikeye karşı mücadele eden birer sembol olarak çıkar karşımıza; böylece gece metaforu, direnişin ve korunmanın eş anlamlısı olur.</p>
<p>Mürekkep ve yazı imgeleri, kitabın en belirgin sembolik unsurlarındandır:</p>
<p><em>Geceyi fethe hazırlanan</em></p>
<p><em>Güçlü ordular kurardık kelimelerden</em></p>
<p><em>İnce bir sızıydı içimizde mürekkep yarası</em></p>
<p><em>Bir dünya çocuk</em></p>
<p><em>Kaynardı yüreğimizde </em></p>
<p>dizelerinde mürekkep hem kalemin hem de şiirin dönüştürücü gücünü temsil eder. Mürekkep, acının somutlaşmış hâli olarak okura sunulur; kelimeler, yalnızca birer araç değil, birer direniş ve bilincin aracı olarak görünür. Bu bağlamda şair, mürekkebi bir yara gibi tasarlayarak hem acıyı hem de yaratıcı gücü aynı anda simgeler. Kelimelerin savaş alanına dönüştüğü bu metafor, okuyucuda yazının ve dilin dönüştürücü gücüne dair güçlü bir farkındalık yaratır.</p>
<p>Doğa imgeleri, özellikle çiçekler ve kuşlar, yaşamın sürekliliğini ve direnişin estetik yansımalarını sunar:</p>
<p><em>Yanık buğday başaklarını hatırladı</em></p>
<p><em>Geceyi sağan bir ateşti kalbi</em></p>
<p><em>Gökyüzünden devşirilmiş güller oradaydı</em></p>
<p><em>Aşk orada </em></p>
<p>dizelerinde doğa, acının ve direnişin iç içe geçtiği bir anlam alanı yaratır.</p>
<p>Kuşlar ise özgürlüğün, umut ve ruhun metaforu olarak öne çıkar:</p>
<p><em>O gece biz üç güzel adamdık</em></p>
<p><em>Ebabil kuşları gelsin diye beklemedik</em></p>
<p><em>Her birimiz Ebabil olduk</em></p>
<p><em>Zapt ettik ihaneti</em></p>
<p><em>Zapt ettik</em></p>
<p><em>Elhamdülillah </em></p>
<p>dizelerinde, kuşlar tarihsel bir göndermeyi aşarak toplumsal dayanışmanın ve direnişin simgesi hâline gelir. Doğa, burada sadece bir arka plan değil, aynı zamanda bireysel ve kolektif deneyimlerin somutlaştırıldığı bir metafor alanıdır.</p>
<p>Anne figürü, şiirlerde hem koruma hem de gelecek nesillere dair umudu temsil eder:</p>
<p><em>Gözlerin Temmuzdu anne…</em></p>
<p><em>Gecede patlayan bir umuttu gözlerin</em></p>
<p><em>….</em></p>
<p><em>Biz buğday başakları gibi</em></p>
<p><em>Bir kere ölür, bin kere diriliriz anne…</em></p>
<p><em>Bin kere diriliriz</em></p>
<p>dizelerinde anne, güven ve şefkat kaynağı olarak bireysel ve toplumsal direnişi simgeler. Bu metafor, şairin, tarihsel ve toplumsal acıyı insanî bir bağ üzerinden anlatma yöntemiyle birleşir. Anne, geçmişin ve geleceğin hafızasını taşıyan bir koruyucu, aynı zamanda direnişin ve umudun yaşadığı bir semboldür.</p>
<p>Kan, gözyaşı ve acı imgeleri de şiirlerin temel taşlarını oluşturur:</p>
<p><em>Gövdem kavrulmuş toprak</em></p>
<p><em>Kanım dağları sarhoş eden bir ırmak</em></p>
<p><em>Döner durur, aşka düşen yüreğim</em></p>
<p>dizelerinde kan, yaşamın ve acının ritmini kurar, aşk ve bağlılıkla bütünleşir. Gözyaşı ise hem bireysel hem toplumsal acının simgesidir; “<em>Mahşer ki gözyaşıyla aralanır / Ölmeden önce ölünür bu bahçede</em>” dizelerinde gözyaşı, hem acının hem de kutsal bir hesaplaşmanın metaforu hâline gelir. Bu imgeler, insan deneyiminin hem somut hem de sembolik yönlerini derinleştirir.</p>
<p>Şehadet ve savaş imgeleri, toplumsal hafızayı şiirsel bir düzlemde görünür kılar:</p>
<p><em>Afrin’de bir Musa</em></p>
<p><em>Gençlik yangınıyla sırlanmış bir rüyanın içinde</em></p>
<p><em>Mermiler, şarapnel parçaları fışkırır gövdesinden</em></p>
<p><em>Soğutur yeryüzünün damarlarını</em></p>
<p><em>Tenine yapışır ateşten kar taneleri</em></p>
<p><em>Kelimelerden düşler kurar sıcak namlunun ucunda</em></p>
<p><em>Yıkar ellerini sonsuzluk bahçesinde</em></p>
<p><em>Yüreğinden geçer bahar çiçekleri</em></p>
<p>dizeleri, bireysel acıyı evrensel bir perspektifle birleştirir. Şair, acıyı ve kaybı yalnızca somut olaylarla değil, metaforik bir evren içinde işlemiş, okuyucunun hem duygusal hem de düşünsel bir deneyim yaşamasını sağlamıştır.</p>
<p>Rüya ve düş imgesi, şiirlerde zihinsel ve ruhsal yolculuğu simgeler:</p>
<p><em>Kuruyan dudaklarda filizlenen aşk olsak</em></p>
<p><em>Kana kana içsek Tesnim ırmağından</em></p>
<p><em>Sonsuz bir rüyaya dalsak</em></p>
<p><em>Dalsak hiç uyanmasak </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>ve</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>İnsanın sırlandığı vakitlerde kaldı kalbim</em></p>
<p><em>Aklım masuranın ucunda bir uçurtma </em></p>
<p><em>Bin yıl rüya gördüm düş kurdum </em></p>
<p><em>Evim yıkıldı yeniden evler yaptım</em></p>
<p>dizelerinde rüya hem içsel bir keşif hem de toplumsal bilinç aracıdır. Şair, düşleri ve rüyayı bir metafor olarak kullanarak okuru hem bireysel hem evrensel bir deneyime taşır. Bu imge, şiirlerdeki diğer metaforlarla birleşerek çok katmanlı bir anlatım oluşturur.</p>
<p>Anne, kuş, çiçek, gece, rüya, mürekkep ve kan imgeleri bir araya geldiğinde, şairin dünyası hem bireysel hem de toplumsal acının ve direnişin metaforik haritasını oluşturur. Bu imgeler, okurun zihninde hem somut hem de soyut bir evren yaratır, şiirlerdeki anlam katmanlarını zenginleştirir. Talip Işık, bu imgeler aracılığıyla sadece duygusal bir aktarım yapmaz; aynı zamanda okuyucusunu evrensel bir bilinçle buluşturur. Şiirlerdeki bu çok katmanlı sembolik yapı, okuyucuyu hem duygusal hem de zihinsel olarak etkiler. Tüm bu imgeler, şiirlerde bireysel deneyim ile toplumsal hafızayı bir araya getirir, okuru hem içsel hem de evrensel bir yolculuğa çıkarır.</p>
<p>Sonuç olarak, <em>Mürekkep Yarası</em>, yalnızca bir şiir koleksiyonu olmanın ötesinde, insanın yaşadığı acıyı, direnişi, umudu ve aşkı dönüştüren bir edebî evren sunar. Talip Işık, imgelerin ve metaforların gücünü kullanarak okuyucusuna hem bireysel bir deneyim hem de toplumsal bir bilinç aktarır. Kitaptaki metaforik yoğunluk, şiirlerin derinliğini ve kalıcılığını güçlendirir; mürekkep, gece, kan, çiçek, rüya, anne ve kuş gibi imgeler, okuyucunun zihninde hem somut hem de soyut bir evren yaratır. Bu yönüyle eser, edebiyatın dönüştürücü gücünü bir kez daha gösterirken, okuyucuya insanın varoluşsal yolculuğunu anlamlandırma fırsatı verir. Şiirlerdeki sembolik zenginlik hem duygusal hem de düşünsel bir deneyim sunarak okuru metnin içine çeker ve onunla bir bilinç akışı içinde bağ kurar. Talip Işık, bu eserle yalnızca edebiyat alanında değil, insan deneyimi ve bilinci üzerine düşünsel bir katkı da sunmuş olur; okuyucu, her bir dizede hem kendi iç dünyasına hem de evrensel yaşama dair yeni bir bakış kazanır. <em>Mürekkep Yarası</em>, böylece, duygusal derinliği, sembolik yoğunluğu ve toplumsal bilinciyle çağdaş Türk şiirinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkar.</p>
<p><strong>[ Mürekkep Yarası, Talip Işık, Mayıs 2024, KDY Yayınları, İstanbul ]</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6382" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/murekkep-yarasi-talip-isik-kapak.jpg" alt="" width="550" height="814" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/murekkep-yarasi-talip-isik-kapak.jpg 550w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/murekkep-yarasi-talip-isik-kapak-324x480.jpg 324w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/aci-ve-umut-haritasi-murekkep-yarasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sunuş: Neden Ankara Edebiyat?</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/sunus-neden-ankara-edebiyat/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/sunus-neden-ankara-edebiyat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talip Işık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 06:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek tarih derneği]]></category>
		<category><![CDATA[talip ışık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6101</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Edebiyat, bir şehrin, bir ülkenin kültür, sanat ve edebiyat alanında insan ve toplum hayatına kattığı değerle; şiirden hikâyeye, denemeden romana, yazılı, sözlü ve görsel sanatlara uzanan bütüncül bir yaklaşımla okuyucularına bir yol hikâyesi sunmayı amaçlıyor. Neden “Ankara Edebiyat” ve “Ankara Edebiyat Dergisi” konusunu birlikte yola çıktığımız şair-yazar ve sanatçı dostlarımızla yürüttüğümüz müzakereler sonucunca kararlaştırdık. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Edebiyat, bir şehrin, bir ülkenin kültür, sanat ve edebiyat alanında insan ve toplum hayatına kattığı değerle; şiirden hikâyeye, denemeden romana, yazılı, sözlü ve görsel sanatlara uzanan bütüncül bir yaklaşımla okuyucularına bir yol hikâyesi sunmayı amaçlıyor.</p>
<p>Neden “Ankara Edebiyat” ve “Ankara Edebiyat Dergisi” konusunu birlikte yola çıktığımız şair-yazar ve sanatçı dostlarımızla yürüttüğümüz müzakereler sonucunca kararlaştırdık. Neredeyse bir yıla varan bu fikri olgunluk Kasım ayı içerisinde kararlı bir edebiyat yürüyüşüne dönüştü.</p>
<p>Ankara Edebiyat, aynı zamanda kurucusu ve Başkan Yardımcılığını yürüttüğüm Gerçek Tarih Derneğinin bir yayın faaliyeti olarak web sayfası ile birlikte, e-dergi ve süreç içerisinde matbu dergi olarak da kültür, sanat ve edebiyat hayatımızdaki yerini alacak.</p>
<p>Peki, neden edebiyat? Çünkü edebiyat, tüm zarafeti, estetik yaklaşımları ile olayları, duygu, düşünce ve hayallerimizi dil aracılığıyla gerçekleştirme sanatıdır.</p>
<p>Ruhun ve kelimelerin birleştiği edebiyat, tarih, inanç, kültür ve değerlerimizle çağımızın anlam arayışına verilebilecek en güzel cevaptır.</p>
<p>Anakara merkezli başlattığımız bu edebiyat yolculuğunun ulusal ve uluslararası platformlarda kendi alanında bir değer oluşturması en büyük hayalimizdir.</p>
<p>Bu hayalin gerçekleşmesi için bir kelime, bir insan anlayışıyla kuşandık kalemi.</p>
<p>Edebiyat yolculuğumuzda siz değerli yazarlarımızın, okuyucularımızın destek ve katkılarını bekliyoruz.</p>
<p>Selam ile…</p>
<p><strong>Talip Işık</strong></p>
<p><strong>Genel Yayın Yönetmeni</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6102" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-001.jpg" alt="" width="1080" height="720" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-001.jpg 1080w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-001-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/talip-isik-001-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/sunus-neden-ankara-edebiyat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
