<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasan doğan &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<atom:link href="https://ankaraedebiyat.com.tr/tag/hasan-dogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<description>Edebiyat ve kültür sanat haberleri...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 05:35:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/ankara-edebiyat-site-logo-001-150x150.jpg</url>
	<title>hasan doğan &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Ramazan: İdarenin kalbinde bir irfan mekânı</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhurbaskanligi-kulliyesinde-ramazan-idarenin-kalbinde-bir-irfan-mekani/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhurbaskanligi-kulliyesinde-ramazan-idarenin-kalbinde-bir-irfan-mekani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Beyhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 05:34:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara ramazan etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Külliyesi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hasan doğan]]></category>
		<category><![CDATA[külliye]]></category>
		<category><![CDATA[külliye ramazan 2026]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=8636</guid>

					<description><![CDATA[Eyüp Beyhan yazdı...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın ufkunda yükselen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, yalnızca bir idare merkezi değildir, burası, milletin evidir. Devlet aklının tecessüm ettiği mekânla, millet irfanının nefes aldığı alan burada yan yana durur. Aynı avluda hem karar alınır hem kitap okunur hem diplomasi yürütülür hem dua edilir. Millet Kütüphanesi’nin sessizliğiyle caminin huşûsu, sergi salonlarının estetiğiyle kongre merkezinin dinamizmi aynı çatı altında buluşur. Bu bütünlük, İslam medeniyetinin asırlardır taşıdığı bir hakikati hatırlatır. İdare, sadece yönetmek değildir, adaletle hükmetmek, ilimle beslenmek ve merhametle kuşatmaktır. Tarih boyunca cami ile medreseyi, divan ile çarşıyı, saray ile halkı birbirinden koparmayan bir anlayışın bugünkü tezahürü gibidir Külliye. İşte bu sebeple Ramazan, burada yalnızca takvimdeki bir ay değil, idarenin kalbinde yankılanan bir irfan çağrısıdır.</p>
<figure id="attachment_8637" aria-describedby="caption-attachment-8637" style="width: 1280px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-8637" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/kulliye-de-ramazan.jpg" alt="" width="1280" height="853" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/kulliye-de-ramazan.jpg 1280w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/kulliye-de-ramazan-540x360.jpg 540w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/kulliye-de-ramazan-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /><figcaption id="caption-attachment-8637" class="wp-caption-text">Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde bu yıl ramazanda, &#8220;Külliyede Ramazan&#8221; programıyla çeşitli etkinlikler vatandaşlarla buluşacak. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde, ramazanda geleneksel hale gelen ramazan etkinlikleriyle vatandaşları bir araya getirmeye hazırlanılıyor. ( Mehmet Ali Özcan &#8211; Anadolu Ajansı )</figcaption></figure>
<h3><strong> Bir Mekândan Ziyade Bir Mana İklimi</strong></h3>
<p>Ramazan, takvim yapraklarında bir ayın adı değildir sadece, o, zamanın kalbine bırakılmış bir merhamet mühürüdür. İnsan, bu mühürle yeniden kendine döner, kalbini yoklar, vicdanını tartar, gözyaşını arıtır. Bu yılda geçmiş yıllarda olduğu gibi Beştepe’de, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra edilen Ramazan programları, işte tam da bu manayı çoğaltan bir iklim olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Sergi salonlarından kütüphanelere, camiden kongre merkezine uzanan bu geniş program takvimi, yalnızca etkinliklerin sıralandığı bir liste değil, bir medeniyet tasavvurunun sahaya yansımasıdır. Çocukların neşesiyle âlimlerin sözü, musikinin nağmesiyle Kur’an tilavetinin huşûsu aynı çatı altında buluşuyor. Sanki Ramazan, mekânı da terbiye ediyor, taşları bile sükûta davet ediyor.</p>
<p>Bu programların duyurularında Prof. Hasan Doğan hocanın zarif dokunuşu hissediliyor. O dokunuş, sadece bir organizasyon ciddiyeti değil, aynı zamanda bir kültür inşası iradesidir. Ramazan’ı bir takvim etkinliği olmaktan çıkarıp bir “irfan mektebi”ne dönüştürme gayretidir. Hasan Doğan hocanın düşüncesinde Ramazan etkinlikleri mutlaka Ramazan’ın ruhuna uygun olmalıdır; gösterişe kaçan, gürültüye teslim olan, ruhu incitip anlamı örseleyen bir panayır havasına asla bürünmemelidir. Çünkü Ramazan, tüketilecek bir eğlence değil, içe dönülecek bir muhasebe mevsimidir. Bu sebeple Külliye’deki programlarda ölçü, denge ve vakar hissedilir. Neşe vardır ama savrulma yoktur, kalabalık vardır ama karmaşa yoktur; sanat vardır ama ruhsuzluk yoktur. Burada ortaya konulan anlayış, yalnızca Beştepe’ye mahsus bir uygulama değil, aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel yöneticilere de bir örneklik teşkil eden bir modeldir. Ramazan’ın ruhunu koruyarak kültürü yaşatmak, geleneği ihya ederken ölçüyü muhafaza etmek… İşte Hasan Doğan hocanın dokunuşu, tam da bu hassas dengeyi inşa eden bir bilinçtir.</p>
<h3><strong>Çocukların Neşesi: Geleceğe Yazılan Dua</strong></h3>
<p>Her gün 12.00’den itibaren başlayan çocuk etkinlikleri, Ramazan’ın en berrak yüzünü temsil ediyor. “Z Takımı”, “İbi”, “Pırıl”, “Rafadan Tayfa”, “Akıllı Tavşan Momo”, “Hay Hak Hacivat-Karagöz” ve daha niceleri… Sahnede çocuk kahkahaları yükselirken aslında bir milletin yarınlarına dua ediliyor.</p>
<p>Çocuk için Ramazan, sadece oruç tutan büyükleri izlemek değildir; o, birlikte öğrenilen bir sevinçtir. Müzikaller, korolar, mehteran ve bando konserleri, TRT Çocuk etkinlikleri… Bütün bunlar, kültürle eğlencenin dengeli bir terkibini sunuyor. Eğlence, köksüz bir savrulma değil, geleneğin içinden süzülen bir sevinç olarak yaşanıyor.</p>
<p>Bir millet, çocuklarına hangi sahneyi kuruyorsa geleceğini de o sahnede inşa eder. Beştepe’de kurulan bu sahne, medeniyetimizin hikayesini yeniden anlatıyor.</p>
<h3><strong>Kitap ve Söz: Ramazan’da Fikrin Dirilişi</strong></h3>
<p>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen “Külliyede Ramazan Kitap Günleri”, Ramazan’ın bir başka yüzünü gösteriyor: Tefekkür.</p>
<p>Oruç, sadece mideyi değil zihni de arındırır. İnsan, bu ayda daha çok düşünmek ister. İşte kitap günleri, bu arzunun cevabıdır. İmza günleri, konferanslar, söyleşiler… İskender Pala’dan Kemal Sayar’a, tarih ve edebiyatın izini süren konuşmalardan Kudüs ve Endülüs’ü hatırlatan konferanslara kadar uzanan bir yelpaze…</p>
<p>Kitap, Ramazan’da daha anlamlıdır. Çünkü Kur’an’ın “Oku!” emriyle başlayan bir medeniyetin evlatlarıyız. Okumak, bizim için sadece bilgi edinmek değil; hakikate yaklaşmaktır.</p>
<h3><strong>Gazze’nin Resimleri: Acının İçinden Yükselen Umut</strong></h3>
<p>Program takviminde belki de en sarsıcı başlık:</p>
<p>“Umut Acıya Direnirken Gazzeli Gençler” Resim Sergisi.</p>
<p>Ramazan, ümmet bilincinin en güçlü şekilde hissedildiği zamandır. Gazze’nin çocukları, yıkıntıların arasından umut resimleri çiziyor. O resimler, sadece bir coğrafyanın dramını değil, insanlığın imtihanını da gözler önüne seriyor.</p>
<p>Sergi salonunda dolaşan bir ziyaretçi, bir çocuğun çizdiği güneşe bakarken belki kendi karanlığını fark ediyor. Belki de şunu anlıyor: Umut, acıya rağmen var olma iradesidir.</p>
<p>Ramazan’ın merhameti, Gazze’nin sabrıyla birleşiyor.</p>
<h3><strong>Camide Huşû: Kur’an’ın Işığında Bir Topluluk</strong></h3>
<p>Beştepe Millet Camii’nde öğle öncesi “Kur’an’dan Mesajlar”, öğle sonrası mukabele, ikindi öncesi güncel dini meseleler, teravih öncesi sohbet ve Kur’an ziyafetleri… Her gün farklı bir isim, farklı bir ses, ama aynı hakikat…</p>
<p>Kur’an tilaveti yükselirken kalpler yumuşuyor. Sohbetlerde güncel meseleler konuşuluyor; dinin hayattan kopuk değil, hayatın tam içinde olduğu hatırlatılıyor.</p>
<p>Kâbe örtüleri sergisi ise ayrı bir derinlik katıyor bu programa. Kâbe’yi görmemiş olanlar için bir hatırlayış, görmüş olanlar için bir özleyiş…</p>
<p>Ramazan, insanı merkeze alır; ama insanı Allah’a yönelterek.</p>
<h3><strong>Musikî ve Hatıra: Ruhun Terennümü</strong></h3>
<p>Ömer Karaoğlu, Eşref Ziya, Ahmet Özhan ve İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Hasan Sağındık, Burak Kut ve CSO Senfonik İlahiler… Nağmeler, Ramazan gecelerine eşlik ediyor.</p>
<p>Musikî, bizim medeniyetimizde ruhu incelten bir sanattır. Ramazan’da söylenen her ilahi, her ezgi; kalbin kapısını biraz daha aralar.</p>
<p>Film gösterimleri, tiyatrolar, Çanakkale temalı sahne performansları… Geçmişle bugün arasında bir köprü kuruluyor. Hafıza diri tutuluyor.</p>
<h3><strong>Kadir Gecesi: Zamanın Zirvesi</strong></h3>
<p>Programın zirve noktalarından biri Kadir Gecesi. O gece, zaman yoğunlaşır. Dualar göğe daha yakın hissedilir. İnsan, kendi içindeki gürültüyü susturur ve Rabbine yaklaşır.</p>
<p>Külliye’de bu gecenin ihyası, Ramazan’ın bütün programlarının bir doruk noktası gibidir. Günler boyunca süren etkinlikler, sohbetler, sergiler ve ezgiler, o gecede bir manaya dönüşür.</p>
<h3><strong>Bir Programdan Öte, Bir Medeniyet Tasavvuru</strong></h3>
<p>Bu Ramazan takvimi, maddeler hâlinde sıralanmış etkinlik başlıklarından ibaret değildir. Ramazan, bir medeniyet fikrinin sahaya yansıyan hâlidir. Aynı zeminde çocuk kahkahasının yankılanmasıyla âlim sözünün derinleşmesi, sanatın estetiğiyle ibadetin sükûnetinin yan yana durması tesadüf değildir. Kitapla musiki, sergiyle mukabele, konferansla teravih öncesi sohbet… Bütün bu unsurlar, birbirini gölgeleyen değil, birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde sunulmaktadır. Bu bütünlük, kökleri mazide olan ama yüzü istikbale dönük bir kültür idrakini işaret eder.</p>
<p>Bu çerçeve, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın düşünce dünyasında sıkça vurgulanan “medeniyet tasavvuru” ile de örtüşmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde inşa ve ihya edilen istenen Türkiye, sadece ekonomik ve teknolojik hamlelerle değil, kültür, irfan ve değerler üzerinden yükselen bir Türkiye’dir. Devlet ile millet arasındaki mesafenin kapandığı, idare ile irfanın birbirini beslediği bir anlayış… İşte Ramazan programlarının kurgusunda hissedilen ruh, bu büyük tasavvurun kültürel izdüşümüdür.</p>
<p>Burada rastlantı değil bilinç, dağınıklık değil ölçü, gösteriş değil anlam ön plandadır. Ramazan’ın vakarına uygun bir sadelik gözetilmiş, neşe ile sükûnet arasında hassas bir denge kurulmuştur. Çocuklara sahne açılırken geleneğin kökleri unutturulmamış, konserler icra edilirken Kur’an tilavetinin merkezî konumu muhafaza edilmiştir. Böylece Ramazan, bir eğlence atmosferine indirgenmemiş, aksine toplumun kalbini besleyen bir irfan mevsimi olarak yaşatılmıştır.</p>
<p>Beştepe’de hissedilen atmosfer, mekânın mimarisinden çok niyetin mimarisiyle ilgilidir. Çünkü bazı yerler, anlamla büyür. Kurulan her sahne, açılan her sergi, yapılan her sohbet, bir hatırlayışın parçasıdır: Kim olduğumuzu, hangi medeniyetin mirasçıları olduğumuzu ve nasıl bir gelecek kurmak istediğimizi hatırlatıyor.</p>
<p>Bir toplum, kutsal zamanlarını nasıl ihya ediyorsa yarınlarını da o bilinçle şekillendirir. Ramazan’ı derinlik ve vakar içinde yaşayan bir millet, geleceğini yüzeysel heveslere değil, merhamet, adalet ve hikmet zeminine inşa eder.</p>
<p>Ve bütün bu çabanın satır aralarında duyulan çağrı şudur:</p>
<p>Ramazan, gelip geçen bir takvim dilimi değil, medeniyetini yeniden hatırlayan bir millet için diriliş ufkudur.</p>
<p>Emeği geçen herkese teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhurbaskanligi-kulliyesinde-ramazan-idarenin-kalbinde-bir-irfan-mekani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
