<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ankara edebiyatı &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<atom:link href="https://ankaraedebiyat.com.tr/tag/ankara-edebiyati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<description>Edebiyat ve kültür sanat haberleri...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Dec 2025 06:06:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/ankara-edebiyat-site-logo-001-150x150.jpg</url>
	<title>ankara edebiyatı &#8211; Ankara Edebiyat</title>
	<link>https://ankaraedebiyat.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>36. Haldun Taner Öykü Ödülü kısa listesi ve detaylar açıklandı</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/36-haldun-taner-oyku-odulu-kisa-listesi-ve-detaylar-aciklandi/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/36-haldun-taner-oyku-odulu-kisa-listesi-ve-detaylar-aciklandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[2025 Haldun Taner Öykü Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[36. Haldun Taner Öykü Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[36. Haldun Taner Öykü Ödülü kazananlar]]></category>
		<category><![CDATA[Adil İzci “Sisli Gece”]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Sönmez “Öteki Hayvanlar”]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Gamze Güller “Zürafanın Bildiği”]]></category>
		<category><![CDATA[haldun taner kim]]></category>
		<category><![CDATA[Haldun Taner Öykü Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[Haldun Taner Öykü Ödülü 2025]]></category>
		<category><![CDATA[Haldun Taner Öykü Ödülü Kim Aldı]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsim Yenice “Fil Gözü”]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Orman “Ev Öldü Ben Ağaçları Seyrettim”]]></category>
		<category><![CDATA[Neşe Koçak “Kaybolduğum Şehirler”]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Semih Öztürk “Kırık Rahvan”]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=7072</guid>

					<description><![CDATA[Haldun Taner anısına Milliyet Gazetesi tarafından düzenlenen 36. Haldun Taner Öykü Ödülü’nün kısa listesi belli oldu. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel hale gelen ve Haldun Taner anısına Milliyet Gazetesi tarafından düzenlenen 36. Haldun Taner Öykü Ödülü’nün kısa listesi belli oldu.</p>
<p><strong>JÜRİ BAŞKANI DOĞAN HIZLAN</strong></p>
<p>Milliyet&#8217;te yer alan habere göre, jüri başkanlığını Doğan Hızlan’ın yaptığı, Demet Taner, Nursel Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Metin Celâl, Ayşe Sarısayın, Asuman Kafaoğlu-Büke, Prof. Dr. Seval Şahin ve Filiz Aygündüz’den oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu kısa liste belirlendi.</p>
<p><strong>KISA LİSTE</strong></p>
<p>Adil İzci “Sisli Gece”, Derya Sönmez “Öteki Hayvanlar”, Gamze Güller “Zürafanın Bildiği”, Mevsim Yenice “Fil Gözü”, Mustafa Orman “Ev Öldü Ben Ağaçları Seyrettim”, Neşe Koçak “Kaybolduğum Şehirler”, Semih Öztürk “Kırık Rahvan” kitaplarıyla kısa listede yer aldı.</p>
<p>Haldun Taner Öykü Ödülü’nün kazananı ocak ayının ilk haftasında açıklanacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/36-haldun-taner-oyku-odulu-kisa-listesi-ve-detaylar-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezarı Ankara&#8217;da bulunan edebiyatçılarımız</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/mezari-ankarada-bulunan-edebiyatcilarimiz/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/mezari-ankarada-bulunan-edebiyatcilarimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 13:34:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhakîm Arvâsî]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahim Karakoç]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Arif]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Erhan]]></category>
		<category><![CDATA[Altıok]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada bulunan edebiyatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Arif Nihat Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaş Zekai Özger]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge Karasu]]></category>
		<category><![CDATA[Burhan Günel]]></category>
		<category><![CDATA[Cahit Sıtkı Tarancı]]></category>
		<category><![CDATA[Ceyhun Atıf Kansu]]></category>
		<category><![CDATA[d. mehmet doğan]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Emin Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Enis Behiç Koryürek]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Müjgân Cunbur]]></category>
		<category><![CDATA[Gülten Akın]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Hüseyin Korkmazgil]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Alâeddin Gövsa]]></category>
		<category><![CDATA[İlkan San]]></category>
		<category><![CDATA[kabri ankarada bulunan edebiyatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalettin Kâmi Kamu]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsiye Bozoklar]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Salihoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Memduh Şevket Esendal]]></category>
		<category><![CDATA[mezarı ankarada bulunan edebiyatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Asım Köksal]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer İlhan Erdost]]></category>
		<category><![CDATA[nuri pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Ferit Kam]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Asena]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Yüksel Serdengeçti]]></category>
		<category><![CDATA[Remzi Oğuz Arık]]></category>
		<category><![CDATA[Suut Kemal Yetkin]]></category>
		<category><![CDATA[Talip Apaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Alptekin]]></category>
		<category><![CDATA[Vasfi Mahir Kocatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6949</guid>

					<description><![CDATA[İşte kabri Başkent Ankara'da bulunan edebiyatçılarımız. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm, kültürümüzde ve inancımızda bir son değildir. Edebiyatçılarımız; şiirlerle, romanlarla, yazılarla bu inanışa vurgularda bulunmuştur. Bir şiirinde “Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber/Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?” der Necip Fazıl.</p>
<p>Fiziksel anlamda ölüm, cisme sahip olan her varlığın zorunlu akıbeti olmak zorundadır. Ancak edebiyatçıların verdikleri eserler, onları fikren ve ruhen aramızda tutuyor. Kültürümüzde birçok edip, asırlar boyunca başkentlik yapmasından dolayı bu ruhu İstanbul’un her köşesine adeta yaymıştır.</p>
<p><strong>ABDURRAHİM KARAKOÇ, SERDENGEÇTİ, CAHİT SITKI, VD.</strong></p>
<p>Ankara’nın başkent olmasından sonra ise entelektüel isimlerin bir kısmı bu kentimize yerleşmiştir. Dolayısıyla birçok edebiyatçımız da bu yeni başkente defnedilmiştir.</p>
<p>Örneğin Otuz beş Yaş Şiiri’nin şairi Cahit Sıtkı Tarancı bunlardan biridir. Keza Ahmet Arif, türküler yakılan Mihriban’ın müellifi Abdurrahim Karakoç da bu isimler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Kurucu ve Fahri Başkanı D. Mehmet Doğan da memleketi Ankara&#8217;da yatıyor.</p>
<p>Ankara’da <strong>ankaraedebiyat.com.tr</strong> olarak ulaşabildiğimiz beş ayrı kabristanda medfun durumdaki edebiyatçılar: Cebeci Asri, Karşıyaka, Taceddin Dergahı, Bağlum ve Pursaklar mezarlıkları…</p>
<p><strong>KABİRLERİ ANKARA’DA BULUNAN EDEBİYATÇILAR</strong></p>
<p><strong>Ankara Cebeci Asri Mezarlığı:</strong> Enis Behiç Koryürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Memduh Şevket Esendal, Osman Yüksel Serdengeçti, Fatma Müjgân Cunbur, İbrahim Alâeddin Gövsa, Vasfi Mahir Kocatürk, Ceyhun Atıf Kansu, Emin Özdemir, Ömer Ferit Kam, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Arif, Remzi Oğuz Arık, Kemalettin Kâmi Kamu, İlkan San, Orhan Asena.</p>
<p><strong>Pursaklar Mezarlığı:</strong> Cemal Safi.</p>
<p><strong>Altındağ Taceddin Dergâhı:</strong> Nuri Pakdil, D. Mehmet Doğan</p>
<p><strong>Karşıyaka Mezarlığı:</strong> Arif Nihat Asya, Bilge Karasu, Burhan Günel, Ahmet Erhan, Arkadaş Zekai Özger, Gülten Akın, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Kutsiye Bozoklar, Mehmet Salihoğlu, Altıok, Muzaffer İlhan Erdost, Talip Apaydın, Turan Alptekin.</p>
<p><strong>Bağlum Mezarlığı:</strong> Abdurrahim Karakoç, Mustafa Asım Köksal, Abdülhakîm Arvâsî</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/mezari-ankarada-bulunan-edebiyatcilarimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü okurlarla buluştu</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/aciklamali-cocuk-edebiyati-sozlugu-okurlarla-bulustu/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/aciklamali-cocuk-edebiyati-sozlugu-okurlarla-bulustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 09:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü Efe Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü Sedat Karagül]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü Yayınevi]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Karagül]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Karagül Kim]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Karagül kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Karagül Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Eğitiminde Basamaklı Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Eğitiminde Tiyatro ve Drama]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Eğitiminin Temel Kavramları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6800</guid>

					<description><![CDATA[Sedat Karagül'ün yazdığı Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü, raflardaki yerini aldı. 
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artık çocuk hikayelerinin de bir sözlüğü oldu.  &#8220;Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü”, Efe Akademi Yayınları tarafından yayınlandı. Sözlük, Yazar Sedat Karagül tarafından hazırlandı.</p>
<p>309 sayfa olan sözlükte toplam 963 madde ele alındı.  Sözlükte her bir maddenin sırasıyla Almanca, Fransızca ve İngilizce karşılıkları da belirtildi.</p>
<p>Sedat Karagül, daha önce de Türkçe Eğitiminin Temel Kavramları, Türkçe Eğitiminde Basamaklı Öğretim ve Türkçe Eğitiminde Tiyatro ve Drama kitaplarını da hazırlamıştı.</p>
<p><strong>Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü tanıtım bülteninden;</strong></p>
<div class="image"></div>
<p>“Açıklamalı Çocuk Edebiyatı Sözlüğü” adlı bu çalışma, çocuk edebiyatı alanının açıklanmasında, betimlenmesinde ve kimlik kazanmasında işlevsel bir konuma sahip olduğu düşünülen kavram, terim, olgu ve gerçeklikleri dizgesel bir anlayışla ve alanda ortak bir terminoloji oluşmasına katkıda bulunabilecek bir yaklaşımla tanımlamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak çocuk edebiyatı üzerine yapılan ulusal ve uluslararası ölçekli bilimsel çalışmalar taranarak bir madde havuzu oluşturulmuştur. Maddeler oluşturulduktan sonra abecesel düzene bağlı olarak sıralanmış ve yine bu sıralamaya uygun olarak tanımlanmıştır. Maddelerin büyük çoğunluğu çocuk edebiyatındaki bağlamsal kullanımları, işlevleri ve tarihsel gelişimleri vb. yönlerden açıklanmış, kimi zaman da örneklerle somutlaştırılmaya çalışılmıştır. TÜBA’nın “Sosyal Bilimler Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü”, Prof. Dr. Berke Vardar Hoca’nın “Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü” ve Prof. Dr. Zeynep Korkmaz Hoca’nın “Dil Bilgisi Terimleri Sözlüğü” adlı çalışmalarındaki yaklaşım örnek alınarak ve benimsenerek her bir maddenin sırasıyla Almanca, Fransızca ve İngilizce karşılıkları parantez içinde belirtilmiştir.<br />
Toplam 963 maddeden oluşan bu sözlük, çocuk edebiyatı araştırmalarında kavramsal netlik ve kuramsal tutarlık sağlama amacıyla gerçekleştirilmiş bir kaynak niteliği taşımaktadır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-6802" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Aciklamali-Cocuk-Edebiyati-Sozlugu.jpg" alt="" width="337" height="492" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Aciklamali-Cocuk-Edebiyati-Sozlugu.jpg 616w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Aciklamali-Cocuk-Edebiyati-Sozlugu-329x480.jpg 329w" sizes="(max-width: 337px) 100vw, 337px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/aciklamali-cocuk-edebiyati-sozlugu-okurlarla-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmed Amiş Efendi&#8217;nin Amişname kitabı Dergah&#8217;tan çıktı</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ahmed-amis-efendinin-amisname-kitabi-dergahtan-cikti/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ahmed-amis-efendinin-amisname-kitabi-dergahtan-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 13:06:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi halveti]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi kim]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Amiş Efendi vahdeti vücut]]></category>
		<category><![CDATA[amişname]]></category>
		<category><![CDATA[amişname anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[amişname dergah]]></category>
		<category><![CDATA[amişname kimin]]></category>
		<category><![CDATA[amişname kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[amişname manası]]></category>
		<category><![CDATA[amişname ne]]></category>
		<category><![CDATA[amişname ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[amişname nedir]]></category>
		<category><![CDATA[amişname tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat ahmed amiş]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat amişname]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat amişname kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimat nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6773</guid>

					<description><![CDATA[Dergah'ın Aralık ayında çıkardığı eserlerden biri de Fatih Camii türbedarı ve mutasavvıf şeyhi olan Ahmed Amiş Efendi'nin Amişname kitabı oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dergah Yayınları, yeni neşrettiği kitaplarıyla okuyucunun karşısına çıkmaya devam ediyor. Dergah&#8217;ın Aralık ayında çıkardığı eserlerden biri de Fatih Camii türbedarı ve mutasavvıf şeyhi olan Ahmed Amiş Efendi&#8217;nin Kelimat-Amişname kitabı oldu.</p>
<p>Amişname, Ahmed Amiş Efendi&#8217;nin özlü sözlerinden derlendi. Çağdaş İslam Düşüncesi serisinden çıkan kitabı <b></b>Fulya İbanoğlu hazırladı.</p>
<p><strong>Ahmed Amiş Efendi Kimdir?</strong></p>
<p>1807&#8217;de bugün Bulgaristan toprağı olan Tırnova&#8217;da doğdu. 113 yıl yaşayan Ahmed Amiş Efendi, 1920&#8217;de İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p>Halveti tarikatında tasavvuf eğitimi aldı. Hamamcılık ve Sıbyan mektebinde hocalık yaptı. 19. asırda Osmanlı Rus savaşına katıldı. Ömrünün son demlerinde İstanbul Fatih Camii türbesinde görev yaptı. Bunun için Fatih türbedarı olarak da anılır. Vahdet-i Vücud görüşünde olan sufilerdendir.</p>
<p><strong>Amişname kitabının tanıtım bülteninden; </strong></p>
<p>Fatih türbedarı Ahmet Amiş Efendi (ö. 1920) Osmanlıların son, Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’un tasavvuf ve irfan muhitlerinde etkili olmuş sırlı ve cezbeli zevattan biridir. Halvetî ve Nakşî tariklerinden icazetleri olmakla beraber herhalde en önemli hususiyeti Melâmî neşveye sahip olmasıdır. Müritleri ve yakınları arasında Maraşlı Ahmet Tahir Memiş, Abdülaziz Mecdi Tolun, Bursalı Mehmet Tahir, Babanzâde Ahmet Naim, Ahmet Avni Konuk, İsmail Fenni Ertuğrul, Hüseyin Avni Konukman gibi zevat var.</p>
<p>Onun hikmetli sözleri ve şathiye kabilinden beyanları sohbetlerine katılan bir iki zat tarafından kaydedilmiş yahut şifahî kanallarla aktarılmış olmakla beraber bunların bir araya getirilmeleri aynı meşrebe mensup olan Mehmet Ali Yitik-Süheyl Ünver tarafından yapılmıştır. Elinizdeki çalışma bu derlemeleri esas almakla beraber bugüne intikal eden bütün metinleri ve rivayetleri tesbit ve tahkik ederek aktarmayı da hedeflemektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6778" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/amisname-ne-demek.jpg" alt="" width="333" height="488" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/amisname-ne-demek.jpg 333w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/amisname-ne-demek-328x480.jpg 328w" sizes="(max-width: 333px) 100vw, 333px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ahmed-amis-efendinin-amisname-kitabi-dergahtan-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir devrin tanığı: &#8220;Meçhul Kalmış Röportajlar&#8221;</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/bir-devrin-tanigi-mechul-kalmis-roportajlar/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/bir-devrin-tanigi-mechul-kalmis-roportajlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 08:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Göç]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Göç kim]]></category>
		<category><![CDATA[Anıl Göç kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik byografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik kim]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik Meçhul Kalmış Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin Bildik yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Meçhul Kalmış Röportajlar kimin]]></category>
		<category><![CDATA[Meçhul Kalmış Röportajlar kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Meçhul Kalmış Röportajlar konusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6759</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı dönemi muharrirlerinden Cemaleddin Bildik’in devrindeki röportajları kitaplaştırıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı dönemi muharrirlerinden Cemaleddin Bildik’in devrindeki bazı röportajları kitaplaştırıldı. Eser, Anıl Göç tarafından yayına hazırlandı. Meçhul Kalmış Röportajlar adıyla çıkan kitap, Büyüyen Ay Yayınları tarafından neşredildi. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde gazetecilik yönüyle öne çıkan Cemaleddin Bildik (1905-1954) dönemin en bilinen gazetelerinden <em>Akşam</em>’da 1946-1952 tarihleri arasında devrin önemli kalemleri, şairleri ve tanıkları ile röportajlar yapmıştır.</p>
<p><strong>Cemaleddin Bildik Kimdir?</strong></p>
<p>1905’te İzmir’de doğdu ve lise yıllarında aynı şehirde gazeteciliğe başladı. Bir süre <em>Akşam </em>gazetesinin İzmir muhabirliğinde bulunduktan sonra tahminen 1929-30 yıllarında İstanbul’da çalışmaya başladı. 1940’lı yıllarda bir süre <em>Akşam </em>gazetesinin fiilen yazı işlerini de yürüttü. Uzun yıllar halkın her kesiminden insanla farklı röportajlar yaptı. İstanbul’un kent yaşamı, ekonomi, siyaset, spor ve kültür-sanat gibi çeşitli hususlarla ilgilendi. Güncel olaylara ek olarak eski döneme dair hatıraları olan önemli şahıslarla da tarihi kaynak değeri olan röportajlar yaptı. Dostlarınca sevimli, neşeli ve iyiliksever biri olarak tanınan Cemaleddin Bildik, 4 Nisan 1954 tarihinde ani bir kalp krizi sonucunda vefat etti. Evli olan yazar, Oya ve Serpil adlarında iki kız babasıydı.</p>
<p><strong>Meçhul Kalmış Röportajlar Şairler, Yazarlar, Siyasetçiler ve Eski Devrin Tanıkları kitabının tanıtım bülteninden;</strong></p>
<p><em>İstanbul Ansiklopedisi</em>’nde Cemaleddin Bildik adına bir madde kaleme alan Reşat Ekrem Koçu, onu saygıyla anarak hakkında şu satırları kaydetmiştir: “Gaayetle vekarlı, pek terbiyeli, mesleğine ve gazetesine son derece bağlı; gördüğünü, dinlediğini özlü yazmasını bilen, ilgi çekici, dikkate değer tetkik konuları seçmede hüner sâhibi, yazıları dâimâ bir şeyler öğreten bir yazardı. Röportaj yolunda Cemaleddin Bildik değerinde bir muharririn yetişmesi çok zordur.”</p>
<p>Bu çalışma Cemaleddin Bildik’in röportajlarından seçilerek meydana geldi. Röportajlar üç bölüm halinde tasnif edildi. İlki <strong>Şairler ve Yazarlar </strong>bölümü. Bu bölümde Refik Halid Karay Ercümend Ekrem Talu, Cemal Nadir Güler, Rıza Tevfik, Tahsin Öz, Halûk Şehsuvaroğlu, Refi Cevat Ulunay, Abidin Daver Hamdullah Suphi Tanrıöver, Reşid Halid Gönç, Yahya Kemal Beyatlı, Ali Sami Boyar, Sermet Muhtar Alus, Esat Mahmut Karakurt, Behçet Kemal Çağlar ile yapılmış röportajlar yer almaktadır.</p>
<p>İkinci bölümde <strong>Siyasetçiler </strong>ile yapılmış röportajlar derlenmiştir: TBMM Başkanı Şükrü Saraçoğlu, Başbakan Yardımcısı Nihat Erim, Devlet Bakanı Cemil Sait Barlas, Prof. Fuat Köprülü, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Vedat Dicleli, Ulaştırma Bakanı Kemal Satır, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Kemali Bayazıt, Milletvekili Ahmet Tahtakılıç, Maliye Bakanı İsmail Rüştü Aksal, İçişleri Bakanı Emin Erişilgil ve Türkiye’nin ilk kadın belediye reisi Müfide İlhan.</p>
<p>Son bölümde ise <strong>Eski Devrin Tanıkları</strong>’na yer verildi: Sultan Abdülaziz’le Güreşen Pehlivan Mustafa, Çakıcı Efe’nin Kızı Ayşe Hanım, Tamburî Fahri Düngelen, Eski Tulumbacılardan Nuri Tezcan, Midhat Paşa’nın oğlu Ali Haydar Midhat, Edebiyatçıların Berberi Hüsnü Efendi, Korgeneral Şükrü Kanatlı’nın Kuleli hatıraları, Prens Sebahaddin’in eşi ve kızı, Tahsin Yazıcı’nın eşi Nezahat Yazıcı, Memduh Paşa’nın Torunu Gelengül ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kazım İsmail Gürkan.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6761" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Mechul-Kalmis-Roportajlar-Cemaleddin-Bildik.jpg" alt="" width="389" height="525" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Mechul-Kalmis-Roportajlar-Cemaleddin-Bildik.jpg 389w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/Mechul-Kalmis-Roportajlar-Cemaleddin-Bildik-356x480.jpg 356w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/bir-devrin-tanigi-mechul-kalmis-roportajlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonradan Ayaşlı Münevver Ayaşlı</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/sonradan-ayasli-munevver-ayasli/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/sonradan-ayasli-munevver-ayasli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Müslüm Işıklar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:56:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç burdur]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç kim]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[canan olpak koç münevver ayaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Münevver Ayaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[münevver ayaşlı ankara]]></category>
		<category><![CDATA[münevver ayaşlı kim]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm ışıklar]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm ışıklar kim]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm ışıklar makale]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm ışıklar yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6715</guid>

					<description><![CDATA[5-6 Aralık 2025 tarihlerinde artık gelenekselleşme yolunda önemli mesafe kat eden Ankara Edebiyat Festivali’nin 4.sü düzenlendi. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5-6 Aralık 2025 tarihlerinde artık gelenekselleşme yolunda önemli mesafe kat eden Ankara Edebiyat Festivali’nin 4.sü düzenlendi. Festival, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin (ASBÜ) tarihi Başvekalet binasında yapıldı. 1926 menşeli binanın, insanı içine çeken tarihi hüviyeti, festivale ayrı bir manevi hava kattı.</p>
<p>Maliye Vekaleti olarak da değerlendirilen bu tarihi yapı, 2001-2013 yılları arasında Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı olarak da kullanıldı. Bu döneminde kendi kurumuma ait bir bina olması, şahsi olarak bana hoş bir geçmiş rüzgârı yaşattı. Gümrük Müsteşarlığı’ndaki arkadaşlarımla yaşadığım mazi esintisinin güzelliğini yıllar sonra, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Ankara Şubesi’nin düzenlediği 4. Ankara Edebiyat Festivali ile ruhumun derinliğinde hissettim.</p>
<p>Başta TYB Genel Başkanı ve ASBÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ve TYB Ankara Şube Başkanı Sayın Mehmet Sait Uluçay olmak üzere, aralarında yer almaktan onur duyduğum TYB Ankara Şube yönetimindeki tüm arkadaşlarıma özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Herkes cansiperane çalıştı. Öyle ki bu ekipte festivale en az katkı sunan kişi şahsım oldu.</p>
<p><strong>Erken Cumhuriyet Dönemi Ankara ve Edebiyat</strong></p>
<p>Festivalin her iki günü de dolu dolu başlıklar çerçevesinde gerçekleştirilen panellerle geçti. Bahse konu panellerden biri de 6 Aralık Cumartesi günü icra edilen “Erken Cumhuriyet Dönemi Ankara ve Edebiyat” başlıklı oturumdu.</p>
<p>Günün bu ilk programını Prof. Dr. Muhammet Enes Kala yönetti. Panelde Dr. Fatma Bilge ŞİMŞEK, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Ankara’yı ele alışını başarılı bir performansla, dinleyicilere aktardı. Yazar Emin GÜRDAMUR da Refik Halit Karay’ın gözünden Ankara konusunu verimli bir aktarım sunarak ele aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-6620 alignnone" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-cumhuriyet-donemi-panel-.jpg" alt="" width="805" height="454" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-cumhuriyet-donemi-panel-.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-cumhuriyet-donemi-panel--400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/ankara-cumhuriyet-donemi-panel--540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 805px) 100vw, 805px" /></p>
<p><strong>Münevver Ayaşlı ve Ankara </strong></p>
<p>Panelin bir diğer anlatıcısı da Burdur’dan misafir olarak katılan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Canan OLPAK KOÇ’tu. Canan Hoca, Yazar Münevver Ayaşlı’nın Ankara çıkışlı eserlerini anlattı. 1906’da Selanik’te doğan Ayaşlı’nın o bahse pek girmediğini zikrederek Ayaşlı’nın Pertev Bey&#8217;in Üç Kızı, Pertev Bey&#8217;in İki Kızı, Pertev Bey&#8217;in Torunları ve Vaniköyünde Fazıl Paşa Yalısı adlı kitaplarından bahsetti.</p>
<p>Ayaşlı, eşi Nusret Sadullah Ayaşlı’nın 1944’teki vefatından sonra 1947’de yazarlığa başlamış, yani 40 yaşından sonra yazın işine el atmış birisi. Soyadı, eşinin Ayaş kökenli olmasından geliyor. Eşi Nusret Sadullah Ayaşlı, Ayaş’ta metfun Bayramilik şeyhi Bünyamin Ayaşi’nin torunu büyükelçi ve şair Sadullah Paşa’nın oğlu olduğundan aile, soyadı yasasının ardından bu soy ismini tercih etmiş. Dolayısıyla Münevver Hanım da Ayaşlı soyadını almış oldu.</p>
<p>Ayaş, bilindiği üzere Ankara’nın ilçesi. Ancak Canan Hoca, paneldeki konuşmasında Münevver Ayaşlı’nın Ankara’yı bir türlü sevmediğinden bahsetti. Hatta Ankaralı olarak bu duruma üzüldüğünü söyledi. Panelin yöneticisi olan Muhammed Enes Kala da Ayaşlı’nın da Ankara’dan en çok Dersaadet’e (İstanbul) dönüşünü sevenlerden olduğunu ifade ederek yüzlerde tebessüm oluşturdu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-6621 alignnone" src="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/canan-olpak-koc.jpg" alt="" width="819" height="462" srcset="https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/canan-olpak-koc.jpg 1560w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/canan-olpak-koc-400x225.jpg 400w, https://ankaraedebiyat.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/canan-olpak-koc-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 819px) 100vw, 819px" /></p>
<p><strong>Ayaşlı’nın Ankara’yı Sevmeme Sebebi</strong></p>
<p>Ayaşlı’nın niçin Ankara’yı sevemediği, bu kadim kente neden alışamadığı konusunu, verilen çay molasında arkadaşlarla aramızda sürdürdük. Ben arkadaşlara Münevver Ayaşlı’nın Ankara’yı neden sevmediği hakkında fikrim olduğunu ilettim. Onlar da sebebini sordu, anlattım: “Umumiyetle kadın kısmı koca tarafını pek sevmez. Malum, eşi Nusret Bey de Ankaralı olduğundan Münevver Hanım, ‘koca tarafının memleketini sevemedim’ diyememiş de bu hislerini başka cümlelerle ifade etmiş.”</p>
<p>İşin şakası bir yana Münevver Ayaşlı, kendini imparatorluk çocuğu olarak gören birisi. Manastır’dan Sarıkamış’a dek pasaportsuz seyahat edildiğini, ilk mektebe Halep’te, ikinci mektebe Beyrut’ta devam ettiğini bizzat yaşayarak nakleden birinin bu durumu kabullenmesi pek mümkün görünmüyor. İstanbul’un payitahtlıktan düşüp bu payenin bozkırdaki Ankara’ya verilişine şahit olması ve bu kente alışması kolay olmamalı.</p>
<p>İnsan bazen kendi yurdunda bile kendini gurbette hissedebilir. Çocukluğunun geçtiği yerleri, “Başka bayrak altında görmeye el&#8217;an tahammülüm yoktur. Selanikli olmam babamın askerî vazifesiyle vuku bulmuştur.&#8221;<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> diyen biri için zor olmalı. Ki bugün bizlere bile böyleyken… Selametle…</p>
<p><a href="mailto:muslumisiklar@gmail.com">muslumisiklar@gmail.com</a></p>
<p><strong>DİPNOT: </strong></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Münevver Ayaşlı, kendisini “Selanik&#8217;te doğmuş Konya Türkmenlerinden bir Türk&#8221; olarak görür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/sonradan-ayasli-munevver-ayasli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Faruk Nafiz Çamlıbel kimdir?</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/faruk-nafiz-camlibel-kimdir/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/faruk-nafiz-camlibel-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 07:32:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat festivali tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Kim]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Nafiz Çamlıbel Yaşamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6705</guid>

					<description><![CDATA[Şair, yazar ve öğretmen Faruk Nafiz Çamlıbel'in hayatı nasıl geçti, eserleri nelerdir?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Faruk Nafiz Çamlıbel Kimdir?</strong></p>
<p>18 Mayıs 1898’de İstanbul’da doğdu. Asıl adı Ahmet Faruk Çamlıbel’dir. Azize Kâniye Çamlıbel ile olan evliliğinden 1934 doğumlu İsmet Okyay ve 1936 doğumlu Yelis adlı çocukları vardır. Kayseri, Ankara ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı, 1946’da milletvekili seçildi.</p>
<p><strong>BEŞ HECECİLER ÜYESİ</strong></p>
<p>Beş Hececiler adıyla anılan akımın üyesidir. Diğer üyeleri Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy ve Yusuf Ziya Ortaç’tır. Önceleri aşk konulu şiirler yazan Çamlıbel, memleket şiirleriyle de adını duyurdu.</p>
<p>Bizim Memleket, Çoban Çeşmesi bunların başlıcalarıdır. Eserlerinde Anadolu coğrafyasını ve kültürünü büyük iştihayla anlatır. Anadolu’yu ve Anadolu insanını öykü diliyle ele aldığı Han Duvarları, bugün bile sadeliğiyle herkesçe anlaşılır duruluktadır. Anadolu insanını yazdığı Canavar adlı tiyatro oyununu hece ölçüsüyle yazmıştır. Mustafa Kemal’in talebiyle Akın ve Özyurt piyeslerini kaleme aldı.</p>
<p><strong>ONUNCU YIL MARŞI&#8217;NI YAZDI</strong></p>
<p>Döneminin önde gelen dergilerinden Akbaba ve Karikatür’de Çamdeviren ve Deli Ozan mahlasıyla mizahi şiirler yayımladı. En bilinen eserlerinden biri de Behçet Kemal Çağlar ile yazdığı Onuncu Yıl Marşı’dır. Eser, Cemal Reşit Rey tarafından bestelendi.</p>
<p>Çamlıbel’in birçok şiiri Sanatçı Mustafa Yıldızdoğan tarafından bestelenmiştir. Bizim Memleket, Çoban Çeşmesi, Han Duvarları bu şiirlerdendir.</p>
<p>8 Kasım 1973’te 75 yaşında iken İstanbul’da vefat etti.  Kabri, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır.</p>
<p><strong>Romanı</strong></p>
<p>Faruk Nafiz Çamlıbel&#8217;in neşredilmiş tek romanı vardır. Bu romanının adı Yıldız Yağmuru’dur. Yıldız Yağmuru, 1936’da yayımlanmıştır.</p>
<p><strong>Şiir kitapları</strong></p>
<p>-Şarkın Sultanları (1918)<br />
-Dinle Neyden (1919)<br />
-Gönülden Gönüle (1919)<br />
-Çoban Çeşmesi (1926)<br />
-Suda Halkalar (1928)<br />
-Bir Ömür Böyle Geçti (1932)<br />
-Elimle Seçtiklerim (1934)<br />
-Akarsu (1936)<br />
-Boğaziçi Şarkısı (Sadettin Kaynak’la beraber, 1936)<br />
-Tatlı Sert (mizahi şiirler, 1938)<br />
-Akıncı Türküleri (1938)<br />
-Heyecan ve Sükûn (1959)<br />
-Zindan Duvarları (kıta tarzında şiirler, 1967)<br />
-Han Duvarları (İstanbul 1969)<br />
-Zafer Türküsü</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/faruk-nafiz-camlibel-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara’nın ağzı da var dili de</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankaranin-agzi-da-var-dili-de/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankaranin-agzi-da-var-dili-de/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdurrahim Zararsız]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:36:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara ağızları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ankara şivesi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6534</guid>

					<description><![CDATA[Dilin kaynağı yaratılıştır. Ancak bir takım gelişim ve dönüşümlerle yol alagelmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dil Nedir?</strong></p>
<p>Dil, toplumun ortaklaşa geliştirdiği ve kullandığı sosyal bir kurumdur. <em>Dil yalnızlığın bittiği yerdir</em>. Tek bir işaretin sayfalarca anlatıyı karşılayacağı gelecekte de bu durum değişmeyecek. Dil’in başlangıcını geriye dönük tarihlendirme çabası ise bana göre beyhudedir. Dilin kaynağı yaratılıştır. Ancak bir takım gelişim ve dönüşümlerle yol alagelmiştir.</p>
<p>Dilde dönem dönem gerilemeler de yaşandığı bir gerçek. Hatta bu zikzaklar sadece dil ile sınırlı olmayıp bütün bir medeni ve bilimsel seyirde de yaşanmıştır. Bu hususta Babil Kulesi efsanelerinden Kutsal Kitaplara kadar birçok kaynaktan görüşümü destekler veriler sunabilirim ancak tarihi konuları diğer bir yayın organımız olan <a href="https://gercektarih.com.tr" target="_blank" rel="noopener">https://gercektarih.com.tr</a> ye havale edip asıl konumuza dönelim.</p>
<p>Ankara ağızlarına geçmeden önce dilin kollarını hatırlayalım.</p>
<p>Lehçe</p>
<p>Şive</p>
<p>Ağız</p>
<p>Jargon</p>
<p>Argo</p>
<p><strong>Ağız Nedir?</strong></p>
<p>Ağız, aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı, Ankara ağzı gibi.</p>
<p>Ankara’nın bilinen tarihi, Tunç Çağı Hatti uygarlığına kadar uzanmaktadır. Bunu Hititler, Frigyalılar, Lidyalılar, Farslar, Makedonlar, Galatyalılar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu Hanedanı ve Osmanlı İmparatorluğu dönemleri takip etmiş. Birbirinden farklı onlarca dil Anadolu’nun bu kavşak noktasından geçip gitmiş.  Ancak konumuz Türk Dili bünyesinde bir şube olan Ankara Ağzı olduğundan, bizi Türklerin Ankara’ya yerleşmesinden sonra konuşulan dil ilgilendiriyor. Bu kaynağa ise merkezin dışında Haymana, Çubuk, Kızılcahamam, Çamlıdere ve Beypazarı’nda daha çok rastlıyoruz. Özelikle bu beldelerin köylerinde numune-i imtisal ağızlar en saf halleri ile konuşulmaya ve korunmaya devam ediyor.</p>
<p>Sayısız örnekten birkaçını sıralayalım:</p>
<p>Yonmak. Yontmak</p>
<p>Soyalmak (Soyalır): Yüzeye yakın, sığdan gitmek.</p>
<p>Gön: Deri</p>
<p>Kıkak: Koyun keçi dışkısı</p>
<p>Çotura: Muhtelif boylarda bir çeşit ahşap su taşıma kabı.</p>
<p>Omca: Bağ (üzüm) kütüğü</p>
<p>Totak: Hafif iri, İrice</p>
<p>Kedi kundağı kadar: Kedi yavrusu iriliğinde</p>
<p>Cıba: Tüyü kırkılmış keçi</p>
<p>Konumuzla ilgili çarpıcı örnekler içeren, Hacettepe Üniversitesi Hocalarından Prof Dr. Nurettin DEMİR tarafından organize edilen bir YouTube videosunun linkini de buraya bırakıyorum. <a href="https://www.youtube.com/watch?v=vR5Z43KhnTQ" target="_blank" rel="noopener">https://www.youtube.com/watch?v=vR5Z43KhnTQ</a></p>
<p>Şimdi gelelim yazımızın ikinci paragrafında bahsi geçen tarihin zikzakları içindeki dil ’in gerilemesi vakıasına. Ankara’nın Başkent oluşu ile başlayıp 60’lardan sonra hızlanan köyden şehre göç ve çarpık kentleşme etkisiyle şehir merkezinin Ağzı Burnu da dağıldı.</p>
<p>Önce şehrin eteklerini çekiştiren gece kondularda dil lastik gibi sünüp çorba oldu. Zamanla tüm şehirde bu çorba günde üç öğün içildi. Sadece günlük konuşmayla kalmayıp Ankara’nın müzik kültürünü de evirip, kıvırıp, çevirip, salladık ve arabada beş evde on beşlik notalara bağladık.</p>
<p>Bir yanlış anlamaya mahal vermemek için sözün burasında bir saptama yapalım. Bu deformasyonun bütün günahını civar illerden bir ekmek kapısı umudu ile gelip büyük şehre konan insanlara yüklemiyoruz. Biliyoruz ki, her biri kendi içerisinde olduksa saf ve düzgün ağızlara sahiptiler. O şehirlerden birinden gelmiş olmakla birlikte iddia ediyorum ki, yukarıda güzel örnekler diye sunduğum Ankara köyleri ile doğup büyüdüğüm köyde konuşulan dil de ağızda bire bir aynı.</p>
<p>Asıl sorun, kontrolsüz ve plansız göçün neden olduğu ani çarpışma neticesinde farklı kültürlerin kırılan parçalarının doğru kaynatılmaması.</p>
<p>Yanlış eşleştirilen dil unsurları bir doğru etmedi.</p>
<p>Son yıllarda tüm bunlara bir de güdük sosyal medya tabirleri ve karma plaza ağızları eklenince dildeki deformasyon korkunç boyutlara ulaştı.</p>
<p><strong>“Mevzuya Ayıkıyon mu?” </strong></p>
<p>O halde, geçmiş olsun desek de başımız sağ olsun dememek için hâlâ fırsatımız var. Fazla uzatmadan söyleyeyim; daha çok okumaya, bıkmadan usanmadan doğrusunu söylemeye, yazmaya devam edeceğiz. Ben yazamıyorum diyenler de <a href="https://ankaraedebiyat.com.tr">https://ankaraedebiyat.com.tr</a>  ye destek olmaya devam edecekler. Selametle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/ankaranin-agzi-da-var-dili-de/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet öncesi Ankara edebiyatı: Başkentin edebî mirası ve gizli mahfilleri</title>
		<link>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhuriyet-oncesi-ankara-edebiyati-baskentin-edebi-mirasi-ve-gizli-mahfilleri/</link>
					<comments>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhuriyet-oncesi-ankara-edebiyati-baskentin-edebi-mirasi-ve-gizli-mahfilleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Editörü]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 20:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyat mahfilleri]]></category>
		<category><![CDATA[ankara edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[ankara haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ankara son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bayram-ı Velî]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[kuyulu kahve ulus]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[taceddin dergahı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ankaraedebiyat.com.tr/?p=6013</guid>

					<description><![CDATA[Ankara'nın edebiyat tarihindeki rolü, genellikle Cumhuriyet'in ilanı ve başkent oluşuyla başlatılır. Oysa, Ankara sadece siyasetin değil, aynı zamanda zengin bir edebi birikimin de asırlardır merkezi olmuştur. Şehrin tarihi, onu yoktan var edilmiş bir "model şehir" ya da "gri kasaba" olarak gören indirgemeci bakış açılarının ötesinde, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine uzanan köklü bir kültürel geçmişe sahiptir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankaraedebiyat.com.tr söz konusu bu metinde, Ankara&#8217;nın Cumhuriyet&#8217;e devrettiği edebi mirasa odaklanarak, şehrin başkent olmadan önceki kültürel canlılığını ve edebi mahfillerini incelemeye girişmiştir.</p>
<h3>ANKARA&#8217;NIN KÖKENLERİ: SELÇUKLU VE OSMANLI&#8217;DA EDEBÎ ORTAM</h3>
<p>Ankara&#8217;nın edebiyatla tanışması, Türkleşme ve İslâmlaşma süreçleriyle birlikte başlar. Bu dönemde şehir, güçlü bir tasavvuf ve divan edebiyatı geleneğine ev sahipliği yapmıştır.</p>
<h3>ERKEN DÖNEM EDEBİYATI VE ŞAİR SULTANLAR</h3>
<p>12. yüzyılda Selçuklu Sultanı Muhyiddin Mesud, gaza faaliyetlerinin yanı sıra şair ve yazarları Ankara&#8217;ya davet ederek şehirdeki edebiyat hayatını canlandırmıştır. Bediî-i Engüriyevî ve Muhyevî-i Engüriyevî bu dönemde öne çıkan şairlerdir.</p>
<p>14. yüzyılda Hacı Bayram-ı Velî&#8217;nin etrafında oluşan güçlü edebi hareketlilik, tasavvufi hayatın ve Türkçenin ilk ses bayrağının Anadolu&#8217;da yayılmasında büyük rol oynamıştır.</p>
<h3>ANKARA&#8217;DA YETİŞEN DİVAN VE TASAVVUF ŞAİRLERİ</h3>
<p>Yapılan araştırmalar, 10. yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar Ankara&#8217;nın toplam kırk altı divan şairi yetiştirdiğini göstermektedir. Bu sayı, Ankara&#8217;nın Osmanlı kültür coğrafyasında önemli bir kültürel merkez olduğunu kanıtlamaktadır.</p>
<p>Evliya Çelebi, 1648&#8217;de Ankara&#8217;ya geldiğinde, Seyahatnâme&#8217;sinde şehrin &#8220;ulemâ, sulehâ ve erbâb-ı ma‘ârif şâ’irân-ı yârân-ı bâ-safâlarının&#8221; (ilim erbabı, şair ve sohbet ehli dostlarının) sayısız olduğunu belirterek kültürel zenginliğe dikkat çekmiştir.</p>
<h3>ANKARA&#8217;NIN GELENEKSEL EDEBİYAT MAHFİLLERİ</h3>
<p>Eski Ankara&#8217;da şiirin ve edebiyatın beslendiği alanlar yalnızca resmi veya dini yapılarla sınırlı değildi.</p>
<h3>DİNİ VE SOSYAL MERKEZLER</h3>
<p>Türk-İslâm hakimiyetinde açılan cami, dergâh ve medreseler, hem divan hem de tasavvuf edebiyatını besleyen önemli mahfiller olmuştur:</p>
<p>Önemli Mahfiller: Saraç Sinan Medresesi, Melike Hatun Medresesi, Bayrâmî Dergâhı ve Taceddin Dergâhı gibi yapılar asırlarca kültürel faaliyetlerin merkezi olmuştur.</p>
<h3>GÜNDELİK HAYATIN EDEBÎ DURAKLARI</h3>
<p>Dini mahfillere ek olarak, günlük sosyal yaşamın içindeki mekânlar da edebiyat mahfili özelliği göstermiştir:</p>
<p>Bazı meyhaneler (Müneccim Tepesi&#8217;ndekiler), hanlar (Pilâvoğlu Hanı), kahvehaneler, konaklar, hatta bağ ve bahçeler bile zamanla şairlerin ve söz ustalarının buluşma noktası olmuştur.</p>
<h3>ŞAİR HAMİSİ ALİŞAN BEY KONAĞI</h3>
<p>19.yüzyıl Ankara&#8217;sının en önemli edebi merkezlerinden biri, geniş topraklara sahip Alişan Bey&#8217;in konağıdır.</p>
<p>Zengin ve kültürlü bir toprak ağası olan Alişan Bey, konağını halk şairlerinin sığınağı haline getirmiştir. Türk halk edebiyatının büyük temsilcilerinden Dertli ve Erzurumlu Emrah, son yıllarını bu himaye altında geçirmiştir.</p>
<p>Ankara Valisi Faik Memduh Paşa gibi yöneticiler de âşıkları hanlarda ve konaklarında ağırlayarak geleneğin devam etmesine destek olmuştur.</p>
<h3>MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA EDEBİYATIN CANLANIŞI</h3>
<p>1919-1922 yılları arasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün şehri Millî Mücadele&#8217;nin merkezi yapmasıyla Ankara&#8217;daki edebiyat hayatı olağanüstü bir canlılık kazanmıştır.</p>
<h3>AYDINLARIN ANKARA&#8217;YA AKINI</h3>
<p>Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Âkif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Falih Rıfkı Atay gibi pek çok önemli edip, Millî Mücadele&#8217;ye destek vermek amacıyla Ankara&#8217;ya gelmiş ve matbuat cephesinde görev almıştır.</p>
<p>Bu dönemde Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı&#8217;nı burada yazmış; Halide Edip Ateşten Gömlek ve Yakup Kadri Yaban romanlarını Kalaba&#8217;daki bağ evinde kaleme almışlardır.</p>
<h3>MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİ MAHFİLLERİ</h3>
<p>Edebî sohbetler ve toplanmalar bu zorlu dönemde de devam etmiştir:</p>
<p>Tâceddin Dergâhı (Mehmet Âkif&#8217;in ikamet ettiği yer), Kuyulu Kahve, Merkez Kıraathanesi, Hakimiyet-i Milliye ve Yenigün gazetelerinin idarehaneleri bu dönemin en önemli edebiyat mahfilleri olmuştur.</p>
<p>Bekârlar Tekkesi: Sadri Ertem ve Faruk Nafiz Çamlıbel gibi genç ediplerin oluşturduğu, Kuva-yı Milliye taraftarlığını şart koşan &#8220;Bekârlar Tekkesi&#8221; adlı kısa süreli gençlik toplaşması da dönemin ruhunu yansıtan önemli bir örnektir.</p>
<h3>MİLLÎ MÜCADELE YILLARI: ANKARA EDEBİYATININ ZİRVEYE ÇIKIŞI</h3>
<p>1919-1922 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün şehri Millî Mücadele&#8217;nin merkezi yapmasıyla Ankara&#8217;daki edebiyat hayatı olağanüstü bir canlılık kazanmıştır. İstanbul&#8217;un işgalinden kaçan aydınlar, gazetelerini ve fikirlerini Anadolu&#8217;nun bu umut merkezine taşımıştır.</p>
<h3>TÂCEDDİN DERGÂHI: İSTİKLÂL MARŞI&#8217;NIN YAZILDIĞI EDEBİYAT MAHFİLİ</h3>
<p>Millî Mücadele döneminin en kutsal ve en özel edebiyat mahfili, şüphesiz Tâceddin Dergâhı&#8217;dır. Dergâhın bir edebi merkeze dönüşmesi, Şeyh Tâceddin Mustafa’nın davetiyle şair Mehmet Âkif Ersoy’un burada ikamet etmeye başlamasıyla gerçekleşmiştir.</p>
<p>İstanbul&#8217;da Sebilürreşad mecmuası ile Kuva-yı Milliye hareketine manevi destek veren Âkif, 1920&#8217;de Ankara&#8217;ya gelerek Milli Mücadele&#8217;nin propaganda cephesine güçlü bir destek vermiştir.</p>
<p>Tâceddin Dergâhı&#8217;nın selamlık binası, Millî Mücadele&#8217;nin en hararetli günlerinde, istiklâl arzusunu ve imana yaslanmış ruhu en güzel şekilde aksettiren İstiklâl Marşı&#8217;nın kaleme alındığı yerdir.</p>
<p>Dergâh, Mehmet Âkif&#8217;in etrafında toplanan Hikmet Bayur, Hasan Basri Çantay, Eşref Edib ve Samih Rifat gibi mebus, edip ve münevverlerin şiirlerin okunduğu, ilmi ve edebi sohbetlerin yapıldığı bir merkez haline gelmiştir. Sohbetlere neyzenler ve musiki de eşlik ederek burayı edebiyat ve musiki mahfili yapmıştır.</p>
<h3>GAZETELER VE KAHVEHANELER: SİYASİ EDEBİYATIN BULUŞMA NOKTALARI</h3>
<p>Tâceddin Dergâhı&#8217;nın manevi merkezliğine karşın, şehrin merkezindeki ticari ve sosyal alanlar da aydınların buluşma noktası olmuştur.</p>
<p><strong>Kuyulu Kahve ve Merkez Kıraathanesi:</strong></p>
<p>Ulus’ta yer alan bu iki kahvehane, ilk TBMM mebuslarının, şair, yazar ve gazetecilerin akın ettiği yerlerdir. Yahya Kemal Beyatlı, Nâzım Hikmet, Vâlâ Nureddin ve Aka Gündüz gibi isimler burada bir araya gelmiş, edebi sohbetler yapmışlardır. Vâlâ Nureddin, burada Âkif&#8217;ten &#8220;Mevzusuz modern şiirler yerine gaye şiirleri yazınız&#8221; ihtarıyla karşılaştığını kaydeder.</p>
<p><strong>Gazete İdarehaneleri: </strong></p>
<p>Hâkimiyet-i Milliye ve Anadolu’da Yeni Gün gazetelerinin idarehaneleri, İstanbul&#8217;dan kaçan aydınların toplandığı ve Milli Mücadele ruhu etrafında kenetlendiği önemli mahfillerden olmuştur.</p>
<p><strong>Lokantalar ve Kulüpler: </strong></p>
<p>Anadolu Lokantası (Ankara&#8217;nın ilk asri lokantası), Teceddüd Lokantası ve Abdullah Efendi Lokantası, &#8220;yalnız mideleri değil, ruhları da besleyen&#8221; toplanma yerleri olarak anılır. Muallimler Birliği ve mebusların hasbihal ettiği Millet Bahçesi (Şehir Bahçesi) de bu dönemde edebiyatın sosyal yaşamla iç içe geçtiği alanlardır.</p>
<h3>GİZLİ BULUŞMA YERLERİ: MEN-İ MÜSKİRAT KANUNU SONRASI</h3>
<p>Millî Mücadele döneminde uygulanan Men-i Müskirat Kanunu (İçki Yasağı) nedeniyle içkinin gizlice satıldığı Dayko’nun Tütüncü Dükkânı ve Efe Haydar’ın Meyhanesi gibi yerler de edip ve muharrirlerin devam ettiği gayri resmi mahfiller olmuştur. Yazar Aka Gündüz, bu mekanları romanlarında olay örgüsünün bir parçası olarak kullanmıştır.</p>
<h3>ANKARA EDEBİYATI BİR SÜREKLİLİKTİR</h3>
<p>Başkent Ankara&#8217;nın edebi hayatı, yoktan var edilmiş değil, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine uzanan, tasavvufi ve divan geleneğinden beslenen, halk şairlerini himaye eden köklü bir mirasın devamıdır.</p>
<p>Nitekim Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde şehirde kuvvetli bir tasavvuf ve divan edebiyatı geleneğinin oluştuğu görülür. Bu edebiyat geleneği, çoğu zaman medrese, tekke ve cami gibi mahfillerden beslenmiştir. Bu doğrultuda Ankara, Cumhuriyet döneminden önce pek çok şair yetiştiren kültürel bir muhit olarak karşımıza çıkar. 19. yüzyılın ortalarından itibaren medrese, tekke, cami gibi mahfillere ilave olarak bazı meyhane, han, kahvehane, konak, bağ ve bahçelerin de edebiyat mahfili özelliği kazandığı görülür. Halk şairlerine hami olan Alîşan Bey’in konağı, Müneccim Tepesi mevkiindeki meyhaneler ile Pilâvoğlu Hanı; kaynaklarda zikredilen bu edebiyat mahfillerinden bazılarıdır.</p>
<p>Şehrin Mustafa Kemal Paşa tarafından Millî Mücadele merkezi yapılmasına bağlı olarak Ankara’daki edebiyat hayatı da zenginleşmiştir. Bu dönemde pek çok edibin, Atatürk’ün davetiyle Ankara’ya geldiği görülür. Kafileler halinde Ankara’ya gelen şair ve yazarlar, şehirdeki edebiyat hayatının canlanmasını sağlamışlardır.</p>
<p>Şüphesiz ki Millî Mücadele döneminde Ankara’nın en önemli edebiyat mahfili, Tâceddin Dergâhı’dır. Mehmet Âkif’e uzunca bir süre ikametgâh olan Tâceddin Dergâhı, aynı zamanda İstiklâl Marşı’mızın yazıldığı mekân olması bakımından da mühimdir. Tâceddin Dergâhı, Millî şairimizin Ankara’da bulunduğu süre zarfında Âkif’in merkezi kişiliği etrafında toplaşan pek çok edibin edebî muhitine dönüşmüştür.</p>
<p><em>Kaynakça: Necati Tonga, “Cumhuriyet Ankarası’nın Devraldığı Edebî Miras: Cumhuriyet Dönemi’ne Kadar Ankara’daki Edebiyat Hayatı ve Edebiyat Mahfilleri”, Ankara Araştırmaları Dergisi, Aralık 2014.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ankaraedebiyat.com.tr/cumhuriyet-oncesi-ankara-edebiyati-baskentin-edebi-mirasi-ve-gizli-mahfilleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
