Sabah uyanıyorum kuşkulu ve kararsız
Giyinip çıkıyorum evden palas pandıras
Ruhum çok sıkılıyor ilaç içmem yararsız
Ruhum uzun bir çizgi üzerinde yürüyor
Gözlerim açık ama hep bulanık görüyor
Esasen anlıyorum korkumun nedenini
Lakin ama ve fakat tedavi olmuyorum
Ne ben sorabilirim ne ruhum ne de nini
İç sesiyle savaşan bir komutan gibiyim
Benzetme yerindeyse uçurumun dibiyim
Sırtıma yüklediğim yükü yere indirsem
Orada bir kaç adam üstüme çullanıyor
İçimde yanan cılız ateşi mi söndürsem
Sorular sorulara yol açıyor cevapsız
Taşlara hep iyilik yapıyorum sevapsız
Hafızam yanıltmıyor işte burası komik
Herşeyi ilk şekliyle hatırladım nihayet
İriydi acı badem şaşkındı hokka kemik
Bir bakıma tıkandım işte fırça yiyerek
Mesaiye vaktinde gelmedim isteyerek
(Fotoğraf: Enes Yasin Bay)
