Onu buldum
Ruhun alacakaranlığında bir at
Uzun bir at, sonsuz bir at, terli bir at
Tuttum terkisine bir bulut koydum, yelelerine rüzgâr
Bekledim, bir sızı gibi geçip gidecek, geçip gidecek alacakaranlık yurduna
Sonra ağzına köpük koydum, göğe doğru mor bir kişneme
Bekledim bir ağrı gibi geçip gidecek uzak yurduna
Sağrısına bir dost eli, ayaklarına dörtnal
Bekledim, bir sancı gibi geçip gidecek, yitecek alacakaranlığımda
Sonra kuyruğuna gün batışından bir düğüm, gözlerine bir tutam keder
Gözlerine arzu, can evine istek
En son bir bekleyen koydum uzak yurdunda
Ah sarı bir at, yanan bir at, sonlu bir at
*
Bir su gibi aktı gitti alacakaranlığımda
Aktı gitti bir su gibi alacakaranlık yurduna
2008, İstanbul
